Suudi Arabistan ve BAE arasında ittifak

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Körfez Zirvesi sona ermeden hemen önce Suudi Arabistan ve Emirlikler arasında iki ülkenin çalışmalarının derinleştirilmesi ve birleştirilmesi için ortak bir komisyon kurulduğunu açıkladı. Söz konusu Zirve, Katar ile uzlaşmak ya da medyasında yayınladığı üzere onun si

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Körfez Zirvesi sona ermeden hemen önce Suudi Arabistan ve Emirlikler arasında iki ülkenin çalışmalarının derinleştirilmesi ve birleştirilmesi için ortak bir komisyon kurulduğunu açıkladı. Söz konusu Zirve, Katar ile uzlaşmak ya da medyasında yayınladığı üzere onun siyasi bir zafer kazandığını göstermek için değil, sadece konseyin dağılmadığını göstermek maksadıyla gerçekleştirildi.

BAE Emiri Şeyh Halife bin Zayed Al Nehyan’ın kurulmasını emrettiği ve Abu Dabi Veliahtı Şeyh Muhammed bin Zayed’in sorumlu olduğu komisyon, Suudi Arabistan ve BAE arasında ittifakın dayanıklılığının tercümesidir. Bu, Körfez güvenliğinin ardından Arap güvenliğinin omurgasını oluşturacak bir ittifaktır.

Resmi olmayan bir haber göre, komisyonun görevi, BAE ve Suudi Arabistan arasındaki askeri, siyasi, ekonomik, ticari, kültürel ve iki ülkenin çıkarlarını sağlayan diğer alanlarda işbirliği yapılmasıdır. Sorumluların, çalışmalarını gerçekleştirmesi için gerekli tüm yetkileri mevcuttur.

Söz konusu komisyondan önce, iki ülke arasında, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Abu Dabi Veliahtı Muhammed bin Zayed Al Nahyan’ın liderliğinde bir işbirliği konseyi kurulma sürecine girilmişti. Konsey, periyodik olarak, iki ülke arasında dönüşümlü olarak toplanacak. Başkan, gerektiğinde ortak komiteler kurabilecek ve üyelerini aday gösterebilecek.

İki ülke yetkililerinin birkaç gündür Abu Dabi’de gerçekleştirdiği ilk toplantının sonucunda bu komisyondan ‘yalnızlık kararlılığı’ adında bir meyve ortaya çıktı.

Tüm bu adımlar, Suudi Arabistan ve BAE arasındaki işbirliği ve dayanışmanın kurumsallaşması ve sağlamlaştırılması için atıldı. Yemen, Katar, Irak ve diğer bölgesel krizlerde karşılaşılan zorluklar, bu ittifakın sadece güvenlik, askeri ve siyasi düzeyde değil, aynı zamanda ekonomik, kültürel, idari ve spor vb. alanlarının da daha çok güçlendirilmesinin ve canlı tutulmasının gerektiğini gösterdi. Katar medyası gibi, bazılarının kötü niyetle, bazılarının da iyi niyetle söylediği gibi bu, Körfez İşbirliği Konseyi’ne (KİK) bir alternatif mi?

Böyle olduğunu sanmıyorum. Fakat Katar ve belki de Umman gibi Körfez- Körfez anlaşmazlıklarının acilen çözülmesine ihtiyaç var ve boşa harcanacak zaman yok. Kuveyt meselesinde yapıldığı gibi konuyu önemsizleştirme ve oyalamalara yer yok.

Ortada varsayımlar değil, İran’ın bölgedeki araçları ve siyasal İslamcı grupları kullanarak, Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn ve hatta Kuveyt’in güvenliğine dokunan gerçek tehditleri ve savaş çıkarma arzusu var.  İhvan ve onun kolları olan El Kaide ve DEAŞ gibi tehlikelerle şu an ciddiyetle ve sağlam bir şekilde mücadele edilmelidir.

Fakat KİK, hala mevcut. Fakat bu durağan ritimle devam edemez. Çünkü bugünkü çalışma yeterli değil.