Suudi Arabistan: Ulusal Bayram ve Gelecek

Suudi Arabistan Krallığı, Cumartesi günü birlik destanı, tarihin kokusu ve modern devletin başarılarıyla dolu kuruluşunun 87. yıldönümünü ulusal bayramıyla kutladı. Hadimu’l Harameyn eş-Şerifeyn Kral Selman ve veliaht Emir Muhammed bin Selman’ın da aralarında bulunduğu kraliyetin kurucusunun evlatla

Suudi Arabistan Krallığı, Cumartesi günü birlik destanı, tarihin kokusu ve modern devletin başarılarıyla dolu kuruluşunun 87. yıldönümünü ulusal bayramıyla kutladı.

Hadimu’l Harameyn eş-Şerifeyn Kral Selman ve veliaht Emir Muhammed bin Selman’ın da aralarında bulunduğu kraliyetin kurucusunun evlatları ülkenin yönetimini büyük bir kararlılık ve kudretle bugüne getirdiler.

Devlet ve halk, vatan ve vatandaş, tarih ve coğrafya Suudi Arabistan’ın başarıya giden yolu, siyasi istikrar yolculuğunu, güven ve emniyet kafilelerini, kalkınma mucizelerini ve tüm zorlukları yaşayan ve bu zorlukların üstesinden gelen 300 yıllık devletini kutladı.

Daha da önemlisi bugün Suudi Arabistan, kralın hikmeti ve veliahdın tecrübesiyle beraber parlak bir geleceğe doğru ilerliyor. Ülkenin, gelecekte meydana gelebilecek herhangi bir zorlukla yüzleşebilecek şekilde esnekliğe sahip 2030 vizyonunu gerçekleştirmek için çeşitli programları bulunuyor. Mezkur vizyon, gelecekle ilgili meşruiyetin ve istikrarın sağlam bir temelini teşkil ediyor.

Suudi Arabistan milli bayramını, gençliğini yenileyerek, gücünü artırarak, bölgesel ve uluslararası düzlemde büyük bir rol üstlenerek kutluyor. Ülke, halkın hukukunu ve milli çıkarlarını savunmak, düşmanlara karşı koymak, istikrar ve kalkınmayı desteklemek yolunda ilerliyor. Arap ülkelerinin ve Arap halkının yanında durmak konusunda Arap devletlerinin lideri ve Arap halkının öncüsü olmayı sürdürüyor.

Suudi Arabistan, hükümet ve halk olarak tazeliğini yeniliyor. Suudi gençler, halkın yaklaşık yüzde 65’lik bir oranını temsil ediyor. Veliaht otuzlu yaşlarında. Birçok önemli makamlarda gençlere itimat ediliyor. Gençlerin enerjisi, vatan inşa etmek için lokomotif görevini üstleniyor. Ayrıca gençlerin enerjisi, geleceğe doğru ilerleyişin garantisi olmayı sürdürüyor. Bu enerji, gençlerle birlikte gençler için yenileniyor.

“Kararlı Selman” sadece bir künye değildir; aksine hakikatin bir hikâyesidir. Yeni bir hakikatten ortaya çıkan yeni Suudi Arabistan’ın yapabilecekleri şeyler, herkesi Suudi Arabistan’ın seçeneklerine, gücüne ve konumuna saygı gösteremeye zorlayacaktır. Akil güç, bu gerçekliği temsil etmektedir. Suudi Arabistan, “Kararlılık Fırtınası” kapsamında Arap koalisyonu içerisinde Yemen’de sert bir şekilde ve umudu yeniden yeşertmek için yumuşak bir güçle mücadele etmektedir.

DEAŞ örgütüne karşı uluslararası koalisyon içerisinde Amerika Birleşik Devletleri’nden sonra en önemli ikinci ortaktır. Ayrıca Suudi Arabistan, teröre karşı uluslararası alandan 40’tan fazla ülkenin katıldığı ve merkezi Riyad’da bulunan Müslüman Ülkeler Birliği’ni kurdu. Hiçbir şey, başarılı koalisyon ve ortaklıkların yerini tutmaz.

Suudi Arabistan, İran’ın nükleer dosyasında, terör listesinde yer alan ve Obama yönetimi tarafından desteklenen Müslüman Kardeşler’e karşı tutumunda, Sünni ve Şii terör gruplarına karşı tavrında ve bölgede Suudi Arabistan’ın tüm düşmanlarının destekçisi olan Amerika idaresinin neden olduğu zorlukların üstesinden geldi. Söz konusu yönetim, Suudi Arabistan’a hak ettiği ilgiyi göstermedi.

Vatan mefhumu 87. ulusal bayramda kutlamada düşüncenin merkezini ve bağlılığın yerini aldı. Vatan mefhumu Arap milliyetçiliği, Nasırcılık, Baasçılık ya da sol akımlar gibi kendisine ters düşen ideolojilerle rekabet ettiği dönemde, yani geçmiş 40 yıl boyunca mevcut değildi.
Akabinde siyasi İslami akımlar ve ideolojiler ortaya çıktı. Bu ideolojilerin Suudi Arabistan içerisinde tarihi, dini, siyasi, iktisadi ve kültürel sebeplerden dolayı etkisi ve rolü  büyük oldu.

Siyasi İslam ideolojisinde ve İslami akımlarda vatan kabul edilen bir şey değildi. Vatan kavramı bazı ideoloji ve söylemlerde suçlanan ve kendisiyle savaşılan bir mefhumdu. Vatana ya da devlete bağlılık gösterilmiyordu. Aksine grup ya da örgütlere bağlılık gösteriliyordu. Siyasi İslam’ın kadroları ve şahsiyetleri, ülkenin hükümdarına ya da siyasi liderine değil de grubun mürşidine veya örgüt liderine dini bir biatle bağlanıyorlardı.

Siyasi İslami cemaatlerin devletin kurumlarının içerisine sızması, her devlette ortak ve değişmeyen bir gerçektir. Bu tür cemaatler, devletin kurum ve müesseselerin içerisinde kendilerine yer edindiler. Bu durum diğer ülkelerde olduğu gibi Suudi Arabistan’da da meydana geldi. Söz konusu bu büyük cemaatlerin görevlerinden birisi de eğitim ve öğretim sisteminin içerisinde gizlenmekti. Her ülkede gençlerin zihinlerini yıkamaya çalıştılar. Vatanın değerini küçümsemek ve gerekli kıymeti vatana vermemek gibi sınıf dışında ve yaz kamplarındaki etkinliklerde öğrencilere tehlikeli fikirler dayatıldı.

Bugün Suudi Arabistanlı öğrenciler, her sabah milli marşı okuyor. Ülkeye hizmet etmeye, vatanın himaye edilmesine, ülkenin geleceğini inşa etmeye ve kalkınmasına katılmak için derslerine çalışıyorlar. Hiçbir ideolojik propaganda, geleceğin ve ümidin yapıcıları olan gençlerin kalbinden ve zihninden vatan kavramını yok edemez.

Suudi Arabistan diplomasisi dünyanın her yerinde görülmemiş bir şekilde aktif olarak çalışıyor. Bölgedeki ve uluslararası alandaki bütün önemli dosyalarla ilgileniyor. Suudi Arabistan’ın yumuşak gücü, geçen hafta New York’ta Birleşmiş Milletler’in toplantısına eş zamanlı olarak yoğun bir ilgiye şahit oldu. Önemli konferanslar, sempozyumlar ve diyaloglar aracılığıyla toleransı gözeten, gelişim ve geleceğe doğru ilerleyen modern Suudi Arabistan devleti hakkında net mesajlar verildi.

Suudi Arabistan silahlı güçleri, ülkeyi ve ülkenin çıkarlarını korumak için etkin bir şekilde çalışıyor. Suudi Arabistan, Yemen’de meşru bir şekilde büyük bir maharetle mücadele ediyor. Suudi Arabistan, kendisini ve askeri imalatı geliştirerek sabit adımlarla geleceğe doğru ilerliyor. Güvenlik güçleri ise emniyeti sağlamak için kendisini geliştiriyor ve pek çok başarılara imza atmak üzere yapısını yeniden şekillendiriyor.

Vatan, vatandaşları için milli bir marş, rüya, ümit, amaç ve başarılarla dolu bir hafıza haline geldiğinde ve geleceği resmettiğinde başarı ve gelişimin sınırsız bir ufkunu ortaya koyacaktır. Zihinler ve kalpler, vatana hizmet aşkıyla dolacaktır. Bugün bunlar Suudi Arabistan’da meydana geliyor.

Tarihçiler, bütün alanlarda kendisini yenileyen Suudi Arabistan devletinin bu önemli dönemini uzun bir süre hatırlayacaklar. Yine tarihçiler, sarf edilen zorlu çabaları, alınan kesin kararları ve bu tarihi yeniliği garantilemek amacıyla üzerine düşeni yapmak için kendilerini adayan samimi insanları hatırlayacaklar. Kendini yenilemeyen devletler yıkılır ve en nihayetinde yok olur.

Bölgede Suudi Arabistan’ın en bilindik düşmanı İran, velayet-i fakih rejiminin ortaya çıkmasından bu yana Suudi Arabistan liderliğinde bugün karşılaştığı herhangi bir zorlukla karşı karşıya kalmadı.  İran, genişleme planlarından ve nüfuz hayallerinden sonra kendisini küçültmeye ve geri çekmeye mecbur hissetmeye başladı. Çevresindeki ülkeler İran’a karşı birleşiyor. Dünya, İran’ın iğrençliklerini ve terör politikalarını itiraf etmek zorunda kaldı. Müttefiki Müslüman Kardeşler cemaati, kötülükleri ve terör faaliyetleriyle dünyanın farkındalığını artırdı. İran ve Müslüman Kardeşler’in müttefiki Katar ise, ambargo ve yaptırımlar sonucu sendeledi.

Son olarak Suudi Arabistan, bölgesel ve uluslararası ittifaklarını geliştirerek, gelecekle ilgili vizyonunu ortaya koyarak ve düşmanlarına karşı darbe indirerek güçleniyor. Kurucusu Kral Abdülaziz’den Kral Selman bin Abdülaziz’e kadar Suudi Arabistan’ın konumu sağlamlaşıyor.