Suudi Arabistan’da kaos yaymak için çalışanlara yönelik davalar sürüyor

Kendine sivil toplum kuruluşu süsü vererek Suudi Arabistan’da huzuru bozarak kaos yaratmak için çalışmalar yürüten gruplara ve şahıslara yönelik yargılamalar devam ediyor. Kendilerini sivil toplum aktivistleri olarak tanıtan şahıslar, uluslararası alandaki insan hakları örgütleriyle iletişim kurarak

Suudi Arabistan’da kaos yaymak için çalışanlara yönelik davalar sürüyor

Kendine sivil toplum kuruluşu süsü vererek Suudi Arabistan’da huzuru bozarak kaos yaratmak için çalışmalar yürüten gruplara ve şahıslara yönelik yargılamalar devam ediyor.

Kendilerini sivil toplum aktivistleri olarak tanıtan şahıslar, uluslararası alandaki insan hakları örgütleriyle iletişim kurarak insan hakları kisvesi altında siviller arasında kaosu yaymaya çalışmayı sürdürüyor. Açıklamalarda söz konusu şahısların ‘hak talebinde’ bulunma olarak adlandırdıkları faaliyetlere teşvik etmeye çalıştıkları kaydedildi.

Avrupa ve ABD’deki bazı sivil toplum örgütleri Suudi Arabistan’daki olaylar hakkında ‘yanlış bilgi’ veren ve kendilerini ‘sivil toplum aktivistleri’ olarak adlandıran gruplarla kurdukları iletişime güveniyor. Ardından insan hakları konularında görüş ve tavsiyede bulunmaya yetkili hükümet organı olmasına rağmen Suudi Arabistan Kralı ile de bağlantısı bulunan hakları örgütleriyle iletişime geçmeden söz konusu gruplardan ve şahıslardan elde ettikleri bilgileri benimsiyorlar.

Kanada Dışişleri Bakanlığı ve Suudi Arabistan’daki Kanada Büyükelçiliği, Riyad’dan Suudi Arabistan’da tutuklanan sözde sivil toplum aktivistlerinin derhal serbest bırakılmasını talep etmişti. Kanada’dan gelen bu şaşırtıcı olumsuz tutumu yalan iddia ve en temel uluslararası kuralların ihlali nedeniyle Suudi Arabistan’ın içişlerine açık bir müdahale olarak kabul edildi.

Şarku’l Avsat’ın güvenilir kaynaklardan elde ettiği bilgiye göre bu kişiler, Suudi Arabistan karşıtı yabancı örgütler ve ülkelerle ilişkileri nedeniyle tutuklandı. Kaynağa göre güvenlik yetkilileri daima birbiriyle iletişim halinde oldukları ve yeni üyeler edindikleri sosyal medya hesapları aracılığıyla ‘bu aktivistleri’ belirleme konusunda zorluk yaşamadı.

Kaynaklar, Suudi yetkililerin tutuklanan kişilerin savcılık tarafından sorgulanması ve haklarındaki tüm kanıtların doğrulanması için çalıştığını söyledi. Her bir davalı hakkında mümkün olduğunca fazla delil toplanması ve diğer kişilerle ilişkilerinin tespit edilmesi amacıyla soruşturma süresinin uzatılabileceği bilgisi verildi.

Kaynaklar, iddianamenin hazırlanmasından ve yargıya sunulmasından sonra suçlular ve Suudi Arabistan insan hakları temsilcilerinin yanı sıra medyanın da katılımıyla müzakere oturumları düzenlendiğini belirtti. Suudi Arabistan Adalet Bakanlığı’nın da izniyle söz konusu oturumlara Avrupa ülkeleri, ABD ve İngiltere büyükelçilerinin temsilcileri de katıldı.

Soruşturma ve mahkeme sırasında suçluların tüm güvencelerin sağlanması hakkına sahip olduğu kaydedildi.

Suudi Arabistan Devlet Güvenlik Başkanlığı geçen mayıs ayı ortasında dini ve ulusal sabitleri hedef alan faaliyetler düzenleyen bir grubu izlediklerini ve bu kişilerin yürüttüğü faaliyetlerin dış taraflarca desteklendiğinden şüphelendiklerini açıklamıştı. Açıklamada söz konusu kişilerin yasaları ihlal ederek devletin önemli görevlerinde çalışan kişilerle iletişim kurmaya çalıştıkları ve Suudi Arabistan’ın güvenlik ve istikrarını zayıflatmak için bu unsurlara yurtdışından destek verildiği belirtildi.

Şarku’l-Avsat’ın edindiği bilgiye göre toplumu bölmeyi ve kaos yaratmayı hedefleyen devlet karşıtı bir örgütlenme kuran bu kişiler arasında 30 yıla kadar hapis istemiyle yargılananlar da bulunuyor.

Mahkeme, bir diğer davada halk arasında ayrılık çıkaran, bölünmeye teşvik eden, gösteri düzenleme çağrısında bulunan, yurt dışındaki düşmanların ülkenin dış güvenliğini zayıflatmasına izin veren ve ülke dışındaki taraflara asılsız bilgiler sunan ruhsatsız Hasm adlı cemiyetin Suudi asıllı üyeleri 10 ila 11 yıl arasında hapis istemiyle yargılandı.

Radikalliğe çağrı yapan herkese caydırıcı ceza uygulayan Suudi Arabistan güvenlik yetkililerinin, ülkenin güvenliğini hedef alan herhangi bir faaliyeti düşman devletler ve kurumlar üzerinden gerçekleştirmeye çalışan herkese karşı hızlı sonuçlar elde etiği kaydedildi.

Suudi yönetimi, insan hakları kisvesi altında insanları aldatan ve yanıltan düşman medya ile ve şüpheli taraflarla iletişim halinde olan kişiler konusunda uyarıda bulundu.