Suudi Arabistan’dan Katar’a uluslararası hukuk ilkelerine uyma talebi
Suudi Arabistan, Katar’dan 2013 Riyad anlaşmasındaki taahhütlerine bağlı kalıp, 2014’teki ek anlaşma da dahil olmak üzere, terörle mücadele konusunda uluslararası hukuk ilkelerine uymasını talep etti. Suudi Dışişleri Bakanı Adil el-Cubeyr, Birleşmiş Milletler (BM) 72. Genel Kurulu’nun açılış konuşma
Suudi Arabistan, Katar’dan 2013 Riyad anlaşmasındaki taahhütlerine bağlı kalıp, 2014’teki ek anlaşma da dahil olmak üzere, terörle mücadele konusunda uluslararası hukuk ilkelerine uymasını talep etti.
Suudi Dışişleri Bakanı Adil el-Cubeyr, Birleşmiş Milletler (BM) 72. Genel Kurulu’nun açılış konuşması sırasında, “Katar krizi, esasen aşırılık ve terörle mücadele politikamız çerçevesinde, Doha’nın mali açıdan terörü destekleyen finansman kaynaklarının, şiddet ve nefret söyleminin yayınlanmasıdır. Bu eylemler, kaosun yayılmasına katkıda bulunarak, bölgede güvenlik ve istikrarın bozulmasına neden oluyor. BAE, Bahreyn ve Mısır’daki kardeşlerimiz ile ulusal politikalara karşı sağlam bir duruş sergiledik. Bu meselenin tırmandırılması, ülkemizin güvenliğini tehdit ediyor” açıklamasında bulundu.
El-Cubeyr, ülkesinin aşırılık ve terörün her biçim ve tezahürüyle mücadele konusundaki tutumunu yineleyerek, bu konuda yapılan tüm uluslararası çabaların devam edeceğini vurguladı.
Ortadoğu’nun gergin olduğunu ve İran’ın sürdürdüğü saldırganlıklar ile bu krizleri devam ettirmenin peşinde olduğunu dile getiren el-Cubeyr, İran’ın terörü destekleyen bir devlet olduğuna dikkat çekerek, silahlı terörist grupları kurduğunu, diplomatları öldürdüğünü, diplomatik misyonlara saldırdığını, aynı zamanda mezhep çatışmalarını karıştırıp, bölgedeki ülkelerin işlerine karıştığını söyledi.
İran’a çağrı
Suudi Bakan, bu saldırgan davranışın uluslararası sözleşme ve kararlarını açık bir şekilde ihlal ettiğini vurgulayarak, İran’ı, uluslararası yasalar, iyi komşuluk ilkelerine ve devletlerin meselelerine müdahale etmemeye çağırdı.
Arap-İsrail çatışması
Tüm trajedi ve acılarıyla bölgedeki en uzun çatışma olan Arap-İsrail çatışması hakkında görüşlerini açıklayan el-Cubeyr, ülkesinin Filistinlilerin başkenti olan Doğu Kudüs’te bağımsız bir devlet kurma hakkına verdiği önemi vurguladı. Bakan, iki devletli çözüm konusunda uluslararası uzlaşma sağlandığı takdirde, Arap-İsrail çatışmasının devamı için herhangi bir gerekçe bulunmadığını ifade etti.
Rohingyalılara karşı baskı ve zorla yerinden etme politikasını da kınayan el-Cubeyr, “Ülkem, tüm insanlık değerlerine ve uluslararası yasalara aykırı olarak, Myanmar hükümeti tarafından Müslüman Rohingyalı topluluğuna uygulanan baskı ve zorla yerinden etme politikaları konusunda derinden endişe edip, şiddetle kınıyor” dedi.
Bu insanlık trajedisini durdurmak için acil eylem gerektiğine dikkat çeken el-Cubeyr, Kral Selman bin Abdulaziz’in, 500 bin Rohingyalının barındığı Suudi Arabistan adına Rohingyalılara 15 milyon dolar bağışladığını açıkladı.
“Suudi Arabistan Yemen’deki meşruluğu korumak için destek verdi”
Yemen konusunda da konuşan el-Cubeyr, “Meşruiyet üzerine İran’ın desteğiyle Husi milisler ve Salih yanlılarının darbesi, bu komşu ülkenin güvenliği ve istikrarı için tehdit oluşturdu. Bu anlamda, koalisyon ülkeleri Yemen’deki meşruluğu ve Yemen halkını kurtarmak için destek verdiler” şeklinde konuştu.
BM’nin çabalarının arkasındayız
El-Cubeyr, “Biz Yemen’de siyasi süreç için tam destek verdik. 2216 sayılı Güvenlik Konseyi kararı, Körfez girişimi ve Yemen ulusal diyaloglarına uygun olarak, siyasi çözüm sağlama amaçlı olan Birleşmiş Milletler’in çabalarının arkasındayız” dedi.
Suudi Arabistan’ın Yemen’e insani yardım ve kolerayla mücadele edilmesi amacıyla 67 milyon dolar bağışladığına işaret eden el-Cubeyr, Kral Selman Merkezi tarafından Yemen’e verilmek üzere BM’ye 8 milyar dolar tutarında yardım sunulduğunu söyledi.