Tahran bölgedeki su krizi konusunda uyardı
İran’ın en üst makamı olan “Devrim Rehberi” Ali Hamaney’in Yüksek Askeri Danışmanı Tümgeneral Rahim Safevi, önümüzdeki yıllarda çıkması muhtemel su krizleriyle ilgili “İran savaşa başvurmak istemez” ifadelerini kullanarak komşu ülkelere gözdağı verdi. Dışişleri Ba
İran’ın en üst makamı olan “Devrim Rehberi” Ali Hamaney’in Yüksek Askeri Danışmanı Tümgeneral Rahim Safevi, önümüzdeki yıllarda çıkması muhtemel su krizleriyle ilgili “İran savaşa başvurmak istemez” ifadelerini kullanarak komşu ülkelere gözdağı verdi.
Dışişleri Bakanı Yardımcısı Abbas Arakçi ise, İranlı diplomatların su krizine yönelik ülkenin yetkilerinin belirlenmesini isteyerek, suların sınır dışına verilmemesi kararının İran’ın “kamu politikalarına” dayandığını aktardı.
“Tahran’ın Su Politikası” başlıklı konferansa katılan Rahim Safevi konuşmasında, “Uluslararası ortak kullanıma ait sular ve su stokları işbirliğine vesile olabileceği gibi; iki ülke arasında gerginliğe de yol açabilir. Bizler durumun çatışma noktasına gelmesine veya askeri çözümlere başvurma taraftarı değiliz. Bilakis İran ve komşuları arasında işbirliği yapılarak diplomatik kanalların açılması taraftarıyız’’ ifadelerine yer verdi.
Yakın geçmişte İran’ın yaşadığı doğal afetler ülkede krizlere yol açmıştı. İranlı yetkililerin şehirlerdeki kuraklıktan şikayetçi olduğu belirtiliyor.
Safevi, İran’da yaşanan su sıkıntısıyla ABD Kuvvetleri arasında ilişki kurarak Afganistan’a yerleşen ABD birliklerinin bu gizem için kelime anahtarı olabileceğini savunarak, ‘’İran, dünya devletleri arasında su politikalarına önem veren sayılı ülkelerden biri konumunda. Gelecekte su krizlerinin çokça yaşanacağı bir bölgede bulunuyor’’ dedi.
Bölge ülkeleriyle ilişkilerde suyun ortak kullanımının önemli bir yer tuttuğunu vurgulaya Safevi, ülkesinin Batı Asya’daki komşu ülkelerle barış istediğini iddia etti.
İran’ın ortak kullanım alanına ait su depolarını 15 ülkeyle bölüştüğünü aktaran Safevi, önümüzdeki yıllarda sınırda bulunan nehirlerin kullanımına dair problemler yaşanabileceğine dikkat çekti.
Safevi konferanstaki kitleye hitaben, ‘’Komşu ülkelerle ilişkilerde ekonomik, bölgesel ve Ulusal Güvenlik işbirliğinde su politikaları çok önemli yer tutar’’ dedi.
Su tüketimine ilişkin rakam veren Safevi, su stoklarının %90 oranında tarım alanlarında kullanıldığını ve bu rakamın aşağıları çekilmesi için iyileştirilmelerin yapılması gerektiğini ifade etti.
Safevi’nin ifadelerine göre, İran’a akan nehir sayısı 7 iken ülkeden dışarıya 41 nehir akıyor.
İran son yıllarda ülkeden dışarıya akan 40 adet nehrin ağzını kapatmak için faaliyetlerini sürdürüyor. Ahvaz kentinde yer alan Karha ve Karun nehirleri üzerinde yürüttüğü bu tür faaliyetlerden dolayı İran yönetimi şehir halkı tarafından eleştiriliyor.
Safevi, İran’dan yıllık çıkan 10 milyar 200 milyon metreküp sudan 7 milyarının Irak topraklarına aktığını söyledi. Uzmanlar İran yönetimini yanlış su politikaları yürütmekle suçlarken Hükümet su azlığının sebebi olarak mevcut krizleri öne sürüyor. Uzmanların değerlendirmelerine göre önümüzdeki yıllarda İran’ın komşu ülkeleriyle su krizleri yaşaması oldukça muhtemel gözüküyor.
Daha önce de su kriziyle ilgili uluslararası kongre tertip eden Tahran, komşu ülkelerini ağırlamıştı. Bu bağlamda Irak, Türkmenistan ve Afganistan’a su kriziyle yüzleşme çağrısında bulunan İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, söz konusu ülkelerin baraj inşa etme politikalarını eleştirmiş ve işbirliği teklifi yöneltmişti. Ruhani, ülkede yaşanan doğa afetlerinden dolayı İran’ın batısında yaşayan 14 milyonluk nüfusun Hükümetin göç politikalarını çökerttiğini iddia etmişti.
İranlı yetkililer ülkedeki su krizini ülkede yaşanan olağanüstü durumlar için oluşturulan listenin içerisinde değerlendiriyor. Geçtiğimiz temmuz ayında İran Parlamentosu Milli Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı su krizine ilişkin bir uzlaşma komisyonun kurulmasına karar verdi.
Rahim Safevi ile aynı konferansta söz alan Dışişleri Bakanı Yardımcısı Abbas Arakçi yaptığı konuşmada, ‘’İran’dan dışarıya akan suların engellenmesi ülkenin kamu politikaları kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Ancak bununla beraber ülkeden çıkan suların engellenmesi, İran’ın kendi komşularını susuz bıraktığı şeklinde değil de; sadece olaya el atma olarak görülmesi gerekir’’ dedi.
Bu bağlamda Safevi’nin diplomasi kanallarını açma talebini desteklediğini ve İran’ın komşularıyla herhangi bir sürtüşme istemediğini aktaran Arakçi, ‘’Batı Asyalı ülkelerin 2025 yılına kadar kuraklıkla boğuşacağı olgusunu göz önüne alırsak eğer İran Dışişlerinin su krizi konusunda ne kadar ter dökmesi gerektiğini anlayabiliriz’’ şeklinde sözlerini noktaladı.