Tahran, Trump’ın davetine Pyongyang gibi karşılık verecek mi?

ABD Başkanı Donald Trump, İranlı yetkililerle ‘ön koşulsuz’ ve ‘istedikleri zaman’ görüşmeye hazır olduğunu açıklayarak herkesi şaşırttı. Bu durum, Washington ve Pyongyang arasında aylar süren gerginliğin ardından Haziran ayında ABD ile Kuzey Kore’nin doğrudan görüşmeleri gibi İran tehdidinin frenle

Tahran, Trump’ın davetine Pyongyang gibi karşılık verecek mi?

ABD Başkanı Donald Trump, İranlı yetkililerle ‘ön koşulsuz’ ve ‘istedikleri zaman’ görüşmeye hazır olduğunu açıklayarak herkesi şaşırttı. Bu durum, Washington ve Pyongyang arasında aylar süren gerginliğin ardından Haziran ayında ABD ile Kuzey Kore’nin doğrudan görüşmeleri gibi İran tehdidinin frenlenmesi olasılığı hakkındaki soruları gündeme getirdi.

ABD Başkanı’nın Kuzey Kore’yi Kasım 2017’de müzakere masasına davet etmesinden sonra Pyongyang, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile Güney Kore lideri Moon Jae-in arasındaki zirve toplantılarını ve nükleer denemeleri durdurduğunu duyurarak Trump ve Kim arasında Singapur’da gerçekleşen tarihi zirvenin önünü açacak bir cevap vermişti. Kim, Trump’ın nükleer denemeleri ve füze testlerini durdurma çağrısını hemen kabul ederken ve ‘nükleer silahsızlanma’ konusuna olan bağlılığını teyit ederken, Trump’ın rejim yetkilileriyle doğrudan görüşmeye hazır olduğunu açıklamasına Tahran’ın verdiği tepkiler sertti. Bu durum İran’ın, Kuzey Kore’nin verdiği gibi bir cevap vermeyeceğini gösteriyordu.

Trump’ın açıklamasına yanıt olarak İran İçişleri Bakanı Abdurrıza Rahmani Fazli, ABD’nin ‘güvenilmez’ olduğunu söylemişti. Fars haber ajansının aktardığına göre İranlı bakan dün de “Nükleer anlaşmadan tek taraflı ayrılmasından sonra ABD’ye nasıl güvenilir?” ifadesini kullandı.

Mehr Haber Ajansı da İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Ali Mutahri’nin “Müzakere fikri düşünülemez. Bu bir hakaret olacaktır” ifadelerini aktarmıştı.

Öte yandan Devrim Muhafızları Komutanı Muhammed Ali Caferi de dün Trump’a hitaben şunları söyledi: ‘’Siyah Sarayınızda kalın, İranlı yetkililerle görüşebileceğiniz vehmine kapılmayın. İran halkı, büyük şeytanla (ABD) görüşmeye izin vermeyecektir.”

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif ise Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, ‘ABD’nin tehdit, yaptırım ve halkla ilişkiler numaralarının bir işe yaramayacağını’ söyledi.

Fransız Bakan: ABD’nin daveti şaşırtıcı

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian ise bugün konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Trump’ın Kuzey Kore liderine yaptığı gibi İran rejimine önkoşulsuz müzakere yapma davetinin herkes için şaşırtıcı olduğunu söyledi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre France Info radyosuna konuşan Le Drian, iki liderin benzeri görülmemiş söz düellosundan sonra ABD Başkanı ve Kuzey Koreli mevkidaşı arasında gerçekleşen tarihi zirveye atıfta bulunarak, Trump’ın Kuzey Kore’de Kim Jong-un’la yaptığı şeyi tekrar ettiğini söyledi: “Saldırıyor, sert yaptırımlar uyguluyor sonra da müzakere yapmayı teklif ediyor. Şu anda, Kuzey Kore beklenilen sonuçları elde etmedi. Belki elde edecek, elde etmesi uygun görülecek.”

Kim Jong-un, tarihi zirveden sonra Trump ile yaptığı ortak açıklamada, ‘Kore Yarımadası’nda nükleer silahların tamamen ortadan kaldırılması’ konusundaki kararlılığını yinelemişti.

Geçtiğimiz hafta ABD, tarihi Singapur zirvesinde varılan bir anlaşmanın üzerine, 65 yıl önce Kore’deki savaşta öldürülen askerlerinin kalıntılarını teslim almıştı.

Davetin zamanlaması dikkat çekici

Öte yandan Trump’ın Tahranlı yetkililere yaptığı davetin zamanlaması da göz ardı edilmemeli. Bu davet, Washington’ın nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından 6 Ağustos’ta yürürlüğe girmesi planlanan İran’a yönelik ABD yaptırımlarının ilk aşamasından günler önce yapıldı. Yaptırımların ikinci aşamasının ise Kasım ayında yürürlüğe girmesi planlanmıştı.

Söz konusu davet, Nisan ayından bu yana yarı yarıya değer kaybettikten sonra İran riyalinin ABD doları karşısında düşmesi ve işsizliğin artması nedeniyle Tahran rejiminin ekonomik bozulma ve toplumsal öfkeyle karşı karşıya kaldığı bir zamanda geldi.

Fakat şu anda asıl öne çıkan soru şu: İran rejimi, yetkililerinin son açıklamalarından sonra Trump ile doğrudan diyalogu kabul etmeye, terörün mali ve askeri sponsorluğuyla bölgesel ve uluslararası tehdidi durdurarak Kuzey Kore’nin yaptığını yapmaya hazır mı, yoksa bölgenin istikrarını sarsan politikalarını sürdürmeye devam mı edecek? Tahran’ın bu beklenmedik davetin ‘şokunu’ atlattıktan sonra Trump’a vereceği yanıtla önümüzdeki günlerde bu soru cevaba kavuşacak.