Tahran’dan Mike Pompeo’ya sert tepki

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Şemhani, 22 Mayıs’ta ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun “ABD hiçbir koşulda nükleer müzakerelerin yeniden başlamasını kabul etmeyecektir” ifadelerine yanıt olarak İran’ın nükleer faaliyetlerini durdurmayacağını açıkladı. İran Dışişleri Bakanl

Tahran’dan Mike Pompeo’ya sert tepki

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Şemhani, 22 Mayıs’ta ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun “ABD hiçbir koşulda nükleer müzakerelerin yeniden başlamasını kabul etmeyecektir” ifadelerine yanıt olarak İran’ın nükleer faaliyetlerini durdurmayacağını açıkladı. İran Dışişleri Bakanlığı, ABD yönetimine saldıran bir bildiri yayınlanırken, ABD’li bakanın ifadeleri de “İran’ın içişlerine müdahale ve Birleşmiş Milletler (BM) üyesi bir devlete karşı yasadışı tehdit” olarak değerlendirildi. Bildiride ayrıca, “ABD Hükümeti, İran halkına yönelik zararlı, yasadışı ve otoriter her türlü eylemin sonuçlarından sorumlu tutulacak” ifadelerine yer verildi.

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani dün, ABD yönetimine karşı eleştirilerini yinelemiş, ABD Başkanı Donald Trump’ın ekibini “radikal” olarak vasıflandırarak, “Boş tehditlerden korkmayın” şeklinde konuşmuştu. İranlı sporculardan oluşan bir kalabalığa konuşma yapan Ruhani, “Sayın Trump, buradan size söylüyorum ki, bu halk sizi yenecek” dedi.

Ruhani’nin konuşması öncesinde ise Şemhani, Avrupa Birliği (AB) ve İran arasında Viyana’da önümüzdeki Cuma günü yapılacak toplantı öncesinde başta Fransa, İngiltere ve Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerine bir mesaj gönderdi. Şemhani, ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilmesine ilişkin yapılan müzakerelerin, “ABD’nin dikteleri karşısındaki bağımsızlıklarını test etme” görevi göreceğini vurguladı. Yetkili, “Avrupa’nın taahhütlerini yerine getiremediği veya ABD’nin nükleer anlaşma şartlarını diğer alanlarda İran’ı baskı altına almak için kullanmak istedikleri sonucuna varırsak, şu andaki dış politikamızı yeniden gözden geçireceğiz” ifadelerini kullandı.
Pompeo’nun İran Devrim Muhafızları hakkındaki ifadelerine yanıt olaraksa ABD Dışişleri Bakanının, İran askeri kuruluşları hakkında yeni bir açıklama yapmadığını söyleyen Şemhani, “Devrim Muhafızları, rejim yasa ve kararları çerçevesinde yönetimin bir parçası, devrim gücünün bir kolu ve diğer silahlı güçlerin bir misyonudur” dedi.

Şemhani ayrıca, BMGK’nın 2231 sayılı kararın İran’ın uranyum zenginleştirme hakkını tanıdığını ifade etti. Yetkili, İran nükleer programlarını nükleer anlaşmaya uygun olarak sürdürmenin yolunun açık olduğuna ve kapalı olan nükleer dosyanın hiçbir koşulda açılmayacağına dikkati çekti.

Şemhani, Pompeo ve ABD’nin İran’ın füze faaliyetlerini kısıtlama girişimlerini ise “ABD güçsüzlüğünün ve çeşitli iç- dış alanlardaki İran gücünün bir kanıtı” olarak tanımladı. Şemhani, dün Tahran’da yaptığı bir konuşmada ABD’nin İran’ın nükleer programı hakkında açıklama yapma hakkının bulunmadığını vurguladı.

Ali Şemhani, nükleer anlaşmadan çekilmek konusunda ABD ve Avrupalı müttefikleri arasındaki farklılıklara da değindi.

Yetkili, nükleer anlaşmanın yanı sıra ABD’nin “bölgesel müdahalelerini durdurma, milislere finansmanlığı kesme ve komşu ülkeleri tehdit etme” ifadelerine de cevap verdi. Bu bağlamda Şemhani, İranlı yetkililerin Irak ve Suriye’deki İran varlığının “istişari amaçlı, hukuk devletinin bir talebi ve terörle mücadele hedefiyle” olduğu sözlerine atıfta bulundu.

Konuya dair ülkesinin Irak, Suriye, Lübnan ve Avrupa’daki DEAŞ’ın yayılmasını engellemek için etkili bir rol oynadığını” vurgulayan Ali Şemhani, ABD’yi ise Afganistan, Irak ve Suriye’de savaş çıkarmakla suçladı.

Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Şemhani, ABD’nin ‘İran asıllı ABD vatandaşı esirleri serbest bırakma’ talebine atıfta bulunurken, söz konusu esirleri “casus” olarak nitelendirdi.

ABD’nin “Irak hükümetinin egemenliğine saygı duymak ve Şii milislerin silahsızlanmasına izin vermek” ifadeleri hakkında ise Şemhani, milislerin hükümet ve Irak halkı tarafından silahsızlandırıldığını belirtti. Haşdi Şabi’nin ise İran parlamentosunda oy kullanarak Irak’ta yasal bir güce dönüştüğünü vurguladı.

Öte yandan Ali Şemhani, ABD yönetimini terörizm ile suçlayarak İran’a karşı psikolojik bir operasyon yürütmekle eleştirdi. Lübnan ve Filistin’deki silahlı kuvvetleri desteklediği ifadelerine dair ise yetkili, söz konusu grupların desteklenmeye devam edeceğini vurguladı.

Şemhani ayrıca, İran’ın bölgede istikrar ve güvenliği sağlamaya çalıştığını savunurken, ülkesinin “şiddet ve askeri gerginliği azaltmak için bölgedeki krizlere siyasi çözümler aradığını” belirtti.

Öte yandan İran Dışişleri Bakanlığı’ndan yayınlanan bildiride, ABD Dışişleri Bakanının ifadeleri “gülünç ve saldırgan” olarak nitelendirilirken, İran’ın içişlerine müdahale olarak yorumlandı. Bildiride, “ABD’li yetkililerin hayal kırıklıklarının bir göstergesidir” ifadelerine yer verilirken, “Tahran, bu sözde yeni stratejideki iddiaları ve yalanları reddediyor, ABD Dışişleri Bakanının içişlerine açıkça müdahalesini ve BM üyesi bir devlete karşı yasadışı tehditlerini kınıyor. İran, yasal işlem yapma hakkını saklı tutuyor. İran halkına yönelik zararlı, yasadışı ve otoriter her türlü eylemin sonuçlarından ABD Hükümeti sorumlu tutulacak” denildi.

İran Dışişleri Bakanlığı, ABD’li bakanı güçlü bir şekilde eleştirirken, Pompeo’nun ifadeler, de “bilgi yoksulluğu, görüş zayıflığı, analiz eksikliği ve ABD’de karar alma ve üretme süreçlerinde kafa karışıklığının bir kez daha somut bir örneği” olarak yorumlandı. Aynı şekilde ABD’deki radikal ve savaş yanlısı akımların, tarihlerini bilmedikleri ve ondan ders almayı başaramadıkları vurgulandı.

Bildiride, ABD’nin İran müdahalelerinin durdurulmasına dair taleplerine ise “Suriye, Irak, Lübnan, Filistin, Yemen ve Afganistan’daki durum, ABD müdahalelerinin ve saldırganlığının bir meyvesidir” şeklinde yanıt verildi. Ayrıca Washington’un İran’ın bölgedeki politikalarına karar verme hakkı olmadığı vurgulandı.

Öte yandan İran Dışişleri Bakanlığı, Afganistan’daki Taliban’ı, diğer terör gruplarını ve El-Kaide liderlerini desteklediği suçlamalarını da reddederken, ABD yönetimine benzer suçlamalarda bulundu. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, “El-Kaide, DEAŞ ve uluslararası barış ve güvenliği tehlikeye atan yüzlerce diğer terör örgütü babaları, istikrarı sağlayan ve egemenlik arzusuyla bölgede ve dünyada çıkarttıkları bozgunlarla ve terörizmle mücadele eden mevcut İran eylemlerinin gerçekliğini tersine çevirebilecek bir konumda değiller” denildi.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, İran rejimini ülke halkının zenginliklerini terör gruplarına harcamakla suçlamıştı.

Bu bağlamda “rejimin ömrünün ömür boyu devam edemeyeceği” ifadeleriyle İranlıların, şu anki rejimden 40 yıl sonraki yönelimlerine dair bir soruya yanıt olarak Bakanlık, “İran rejiminin, devrimin rahminden doğduğunun” altını çizdi. Konu hakkında ayrıca “Tüm ABD komploları karşısında 40 yıl boyunca zafer kazanılacak ve güçlü bir şekilde devam edilecek” denildi.

Bakanlık, yayınladığı bildiride ABD yönetimine tavsiyede de bulundu. Bu bağlamda İran’ın işlerine müdahale etmekten ve “halk ve rejim arasında bir çatlak oluşturmaktan” uzak durma uyarısı yapıldı.
Diğer taraftan İran Hükümet Sözcüsü Muhammed Bagher da Pompeo’nun ifadelerini “Washington, İran’ın eylemlerinin ABD yönetimiyle uyuşmaması durumunda ülkeyi, en ağır yaptırımlarla tehdit ediyor” şeklinde yanıtladı.

“Beyaz Saray yetkilileri ve yanıtlarına dair ortaya atılan bazı sorular, kamuoyunun dikkatinden kaçmayacak” diyen Bagher, İran devriminin zaferi karşısındaki ABD tutumuna dikkati çekti.