Tayvan sorunu, Pekin ve Washington arasındaki gerginliği tekrar alevlendirdi
Pekin, Çin topraklarının ayrılmaz bir parçası olarak gördüğü Tayvan ile ABD Başkanı Donald Trump’ın diplomatik, siyasi ve askeri yakınlaşmasına dair uyarıda bulundu. Nitekim Trump’ın Tayvan’a yönelik uygulamaları Çin’in öfkelenmesine neden oldu. Trump’ın Beyaz Saray’a taşınmasının ilk günlerinde Tay
Pekin, Çin topraklarının ayrılmaz bir parçası olarak gördüğü Tayvan ile ABD Başkanı Donald Trump’ın diplomatik, siyasi ve askeri yakınlaşmasına dair uyarıda bulundu. Nitekim Trump’ın Tayvan’a yönelik uygulamaları Çin’in öfkelenmesine neden oldu.
Trump’ın Beyaz Saray’a taşınmasının ilk günlerinde Tayvan lideri ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesi de Washington’un Taipei ile herhangi bir iletişim kurmasını istemeyen Pekin’i kızdırdı.
Bu bağlamda Çin’in 2016 yılında Demokratik İlerleyiş Partisi lideri Tsai Ing-wen’in seçimleri kazanmasından bu yana Tayvan’a yönelik düşmanlığı da artmış oldu. Öyle ki Pekin, Tayvan’ı bölgesel bir vilayeti ve “tek Çin” ilkesinin ayrılmaz bir parçası olarak görürken, Tayvan’ın diğer ülkelerle ilişki kurmasını istemiyor.
Geçtiğimiz Çarşamba günü, ABD senatosu Tayvan ve ABD arasında karşılıklı ziyaretlerin yapılmasını, Tayvanlı yetkililerin ABD’ye “saygın koşullarda” ziyaretini öngören bir kararı oy birliğiyle kabul etti. Bu bağlamda kararın yürürlüğe girmesi için sadece ABD Başkanı Donald Trump’ın imzası gerekiyor.
3 Mart günü ise Pekin, Taipei’ye karşı daha az düşmanca bir söylem takındı. Zira Çin Halk Siyasi Danışma Konferansı (ÇHSDK) Başkanı Yü Cıngşıng, Çin’in Tayvan ile dostluk ilişkilerini derinleştirmek istediğini belirtti. Geçtiğimiz Cuma günü ise Çin resmi medya organları, ABD ve Tayvan arasında daha yakın bir ilişki kurulmasını öngören karar dolayısıyla Çin’in Tayvan’a yönelik bir savaş başlatabileceği uyarısında bulunmuştu. Aynı şekilde Tayvan’a “kendilerini güçlendirmek için yabancılara güvenmeme” uyarısında bulunan Çin, aksi durumda ateşi üzerlerine çekeceklerini kaydetmişti.
Başkan Trump tarafından kanun haline dönüştürülmek üzere imzalanacak olan karar, ABD ile Tayvan arasında her düzeydeki yetkililerin karşılıklı resmî ziyaretlerde bulunmasını ve Tayvanlı yetkililerin ABD’ye “saygın koşullarda” ziyaretini öngörüyor. Bu bağlamda Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Hua Çunying, kararın “yasal geçerliliği olmadığını” belirterek, Çin’in güçlü ve sıkı bir şekilde karara karşı olduğunu vurguladı. Çin ile ABD arasındaki anlaşmazlık, ticari gerginliğin artması ışığında tırmanırken, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’’n en üst düzey ekonomi danışmanı Liu He’nin de iki ülke arasındaki ticaret savaşını önlemek için Washington’a gittiği belirtildi.
3 Mart’ta, ÇHSDK Başkanı Yü Cıngşıng, Pekin’deki Büyük Halk Salonu’nda düzenlenen Çin Halk Siyasi Danışma Konferansı’nın açılış oturumunda, Tayvan’a yönelik dostça bir tutum takındı. Reuters haber ajansının belirttiğine göre, söz konusu ABD kararına ilişkin doğrudan ifadelerde bulunmayan Yü, “Tayvan, Makao ve Hong Kong’daki Çinli yurttaşlarımız ile dostluk ve dayanışmamızı derinleştireceğiz” dedi.
Geçtiğimiz Aralık ayında, üst düzey bir Çinli diplomat, herhangi bir ABD savaş gemisinin adayı ziyaret ettiği anda, Tayvan’a savaş başlatma tehdidinde bulunmuştu. Nitekim Taipei de Pekin’i demokrasinin ne anlama geldiğini bilmemekle suçlamış ve söz konusu durum, iki ülke arasında sözlü savaş başlatmıştı. Öte yandan ABD’nin Tayvan ile diplomatik bir ilişkisi bulunmuyor. Ancak ABD kendisini yasal olarak, Tayvan savunmasına yardımcı olmakla zorunlu tutuyor. Pekin ise Tayvan’ı ABD ve Çin arasındaki en hassas ve önemli konu olarak tanımlıyor.
Diğer taraftan geçtiğimiz Eylül ayında ABD Kongresi, Tayvan ve ABD arasındaki karşılıklı donanma gemileri ziyaretlerini kapsayan 2018 mali yılı yasasını onayladı. Bu bağlamda Washington’daki Çin Büyükelçiliğinden bir yetkilinin belirttiğine göre, ABD’li yetkililer, ABD’nin donanma gemilerini Tayvan’a göndermesi halinde gerektiği takdirde Çin’in Tayvan konusunda “güç kullanmasına izin veren ayrılıkla mücadele yasasını” uygulayacağını söyledi.
Geçtiğimiz Haziran ayında ise, bir ABD’li yetkili, Tayvan’a 1,3 milyon dolarlık ABD silah satışının onaylandığını kaydetti. Bu bağlamda Pekin de Washington’a Taipei’ye yönelik silah satışını durdurma çağrısı yaptı. ABD, Çin’in askeri alandaki hızlı modernleşmesini engellemek üzere Tayvan’a silah sağlayan ana kaynak rolünü üstleniyor.
Diğer taraftan Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lu Kang gazetecilere yaptığı açıklamada, Çin’in Washington’a resmi bir protestoda bulunduğunu açıkladı. Bu bağlamda Kang, ABD hükümetine “tek Çin” ilkesine bağlı kalma yükümlülüğüne uyma çağrısı yaptı. Çin’in Washington Büyükelçiliği ise Tayvan ile anlaşmayı, Çin- ABD arasındaki ilişkilere zarar verecek “yanlış bir adım” olarak nitelendirdi. Aynı şekilde Çin, Tayvan Savunma Bakanı’nın Washington’a yönelik iki kısa ziyareti öncesinde ABD’ye Tayvan ile herhangi bir askeri temas konusunda uyarıda bulundu.
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve ABD Başkanı Donald Trump, Nisan ayında bir araya gelmişti. Bu bağlamda iki ülke arasındaki ilişkilerde gelişmeler gözlenirken, Trump, Şi ile ilişkilerinin “farklı” olduğunu söylemişti. Ancak ABD Başkanı, daha sonra Kuzey Kore’yi nükleer programlarından vazgeçirmek üzere yeteri kadar çaba sarf etmemekle suçladığı Çin ile ilişkilerindeki “bal ayının” bittiğine dair bazı ifadeler kullanmıştı.