Tel Aviv, Filistin İçin İsrail’e Boykot Girişimi’ne baskıyı artırıyor
Dün, Filistin İçin İsrail’e Boykot Girişimi (BDS), İsrail’deki gruplar tarafından Güney Afrika’daki Apartheid rejiminin benzeri faaliyetlerin yürütüldüğünü duyurdu. Bu grupların İsrail hükümetiyle bağlantılı resmi çevreler tarafından desteklendiği belirtilerek durumu göz önüne seren belgeler y
Dün, Filistin İçin İsrail’e Boykot Girişimi (BDS), İsrail’deki gruplar tarafından Güney Afrika’daki Apartheid rejiminin benzeri faaliyetlerin yürütüldüğünü duyurdu. Bu grupların İsrail hükümetiyle bağlantılı resmi çevreler tarafından desteklendiği belirtilerek durumu göz önüne seren belgeler yayınlandı. Belgelerde Tel Aviv yönetiminin bu amaçla Avrupalı ve ABD’li şirketlerden hizmet aldığı bilgisinin yer aldığı bildirildi.
BDS, ortaya çıkan veriler ışığında bu gruplar hakkında bilgi toplayarak medyada ve mahkemelerde takip çalışmalarına başladı. Yapılan açıklamalar, İsrail’in bu grupları desteklemek için milyonlarca dolar harcadığı yönünde. Bu grupların İsrail bakanlıklarına bağlı mekanizmalar ve uluslararası hukuk şirketi Sidley Austin ile çalıştığı kaydediliyor.
Gelen bilgiler, Altyapı, Enerji ve Su Kaynakları Bakanı Yuval Steinitz liderliğinde yürütülen faaliyetlerin Stratejik İşler Bakanlığı’na dâhil edildiği yönünde. Bakanlık için büyük bir bütçe tahsis edildiği ifade ediliyor. İsrail’deki Stratejik İşler Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı’nın uluslararası faaliyetlerini ve üniversitelerde bilgi etkinliklerini düzenleyen Yahudi örgütlerine para transferi sağladığı biliniyor. Ayrıca bu bakanlık, İsrail’in birçok gizli operasyonunun da beyni konumunda bulunuyor.
Stratejik İşler Bakanlığı Genel Müdürü Sima Vaknin-Gil, kısa süre önce yaptığı açıklamada sistemin sadece istihbarat topladığını açıklamıştı. Geçtiğimiz yıl bir grup insan hakları savunucusu adına avukat Itay Mack, boykot hareketiyle mücadele için anlaşmaların yapıldığı belirtilen farklı bakanlıklara başvurmuştu. İsrail Dışişleri Bakanlığı, bu tür anlaşmaların olmadığını iddia etmiş, Adalet Bakanlığı da yurtdışındaki faaliyetlerin yasal olduğuna ilişkin belgeleri teslim etmişti. Ancak belgelerin birçoğu yayınlanmamış, güvenlik endişesi gerekçe gösterilerek sansürlenmişti.