Tel Aviv, sessizliğe bürünme siyasetine geri döndü

Tel Aviv: Nazir Mücelli İsrail, Suriye’nin derinliklerine gerçekleştirilen bombardımanların sorumluluğunu kısa bir süreliğine resmi olarak üstlendikten sonra ‘sessizlik’ politikasına geri döndü. Söz konusu bombardımanları ne onaylıyor ne de inkâr ediyor. Bununla birlikte çok sayıda askeri uzman ve e

Tel Aviv, sessizliğe bürünme siyasetine geri döndü

Tel Aviv: Nazir Mücelli

İsrail, Suriye’nin derinliklerine gerçekleştirilen bombardımanların sorumluluğunu kısa bir süreliğine resmi olarak üstlendikten sonra ‘sessizlik’ politikasına geri döndü. Söz konusu bombardımanları ne onaylıyor ne de inkâr ediyor. Bununla birlikte çok sayıda askeri uzman ve eski general, İsrail’in pazar gece yarısı Suriye’de büyük ve geniş çaplı bir füze saldırısı gerçekleştirdiğini aktardı. Ardından İsrail Güvenlik Kabinesi son gelişmeleri tartışmak üzere acil bir toplantı gerçekleştirdi. Ancak toplantı sonrası herhangi bir açıklama yapılmadı.

İsrailli bir güvenlik yetkilisi, The New York Times gazetesi yazarı gazeteci Thomas L. Friedman’a yaptığı açıklamada Suriye’deki Tayfur Hava Üssü’nün (T4) bombalanmasının arkasında İsrail ordusunun olduğunu açıkladı. Fakat gazetenin bu haberine tepki gösteren muhalif uzmanlar, İsrail’in bombardımanlarını ne onayladığı ne de inkâr ettiği eski politikasına geri dönmesini tavsiye etti. Çünkü onlara göre bu politika, Suriye ve müttefiklerinin İsrail saldırılarına karşılık verememeleri için oldukça yararlı. İsrail de iki hafta önce bu politikasını değiştirdi. Ancak, İsrail’in askeri hareketliliği, bombardımanın arkasında olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

İsrail’in eski İstihbarat Başkanı emekli Tümgeneral Amos Yadlin, Suriye’deki askeri üslerin bombalanmasının düzenli bir ordu tarafından gerçekleştirildiğini, muhalif grupların bunu yapamayacağı gibi bombardımanın arkasında yalnızca ABD ya da İsrail’e işaret eden iki seçeneğin olduğunu söyledi. İsrail Ordu Radyosu’na demeç veren Yadlin, bombardımanın ardında Suriye rejim güçlerinin saldırılarına maruz kalan ve bölgeden çekilmekte olan muhalif grupların olamayacağını, bunun ancak düzenli bir ordu tarafından gerçekleştirebileceğini söyledi.

Yadlin, böyle bir bombardımanın yapılmasının arkasındaki nedene ilişkin ise şunları söyledi:

“Bombardıman, Hizbullah’a ya da İran’ın Suriye’deki altyapısına silah taşıyan bir konvoyu önlemek amaçlı yapılmış olabilir. İran’ın İsrail’den intikam almak istediği bir sır değil. Çünkü T4 Üssü’nün bombalanmasından sorumlu olduğumuzu biliyorlar. Bu bombalı saldırıya cevap veremeden başka bir bombardıman daha gerçekleşti.”

İsrail ordusunun eski sözcülerinden savaş muhabiri Ron Ben-Yishai konuyla ilgili değerlendirmesinde patlamanın büyüklüğünün saldırının ağır balistik füzeler, deniz füzeleri ve silah üretiminde kullanılan malzemelerin de bulunduğu büyük silah depolarını hedeflendiğini gösterdiğini belirtti. Ben-Yishai, söz konusu silahların İsrail ve ABD istihbaratında, Suriye’deki İran varlığını istikrara kavuşturmayı ve İran ile İsrail arasında büyük bir çatışmaya hazırlamayı amaçlayan stratejik silahlar olarak kabul edildiğini kaydetti.

Haaretz gazetesinden askeri analist Amos Harel DE bombardımanın İran’ın Suriye’de konuşlandırmaya çalıştığı karadan karaya füzelerini de içeren ‘büyük silah depolarını’ hedef aldığını yazdı. İsrail’in ve ABD’nin İran’ın Suriye’ye gönderdiği silahları izlediklerini belirten Harel, İsrail Savunma Bakanı Avigdor Liberman’ın İsrail’in Suriye füzelerini yok edeceği yönündeki sözlerini hatırlattı. Ayrıca bunun önleyici bir saldırı olduğunun öne süren Harel, “Bu saldırı, İsrail’in iki buçuk hafta önce T4 Üssü’nü bombalamasına yönelik İran’ın misilleme yapmasını engellemek amacıyla gerçekleşmiş olabilir” ifadesini kullandı.

İsrailli askeri analist Roni Daniel, İsrail’in Kanal 2 televizyonuna yaptığı değerlendirmede İsrail’in sessizliğinin arkasındaki büyük resmin görülmesi gerektiğini söyledi. Başbakan Binyamin Netanyahu, Savunma Bakanı Avigdor Liberman ve diğerlerinin İran’ın Suriye topraklarına yerleşmesine ve İsrail’i tehdit eden bu genişlemeye izin vermeyeceklerini belirten Roni Daniel, henüz yakın bir tarihte Tahran’dan Suriye’ye büyük uçaklarla silah taşındığına dair haberler yayınlandığına dikkat çekti. Benzeri başka gece saldırılarının da gerçekleşebileceğine işaret eden Daniel kimsenin sorumluluğu üstlenmeyeceğinin altını çizdi. Ancak İran’ın saldırıya karşılık verebileceğine dikkat çeken Daniel şunları söyledi:

“Tabii ki İran’ın bu saldırılara karşılık verme olasılığı var. Fakat bence bu düşük bir olasılıktır. Ayrıca İranlılar, Suriyeliler gibi, bölgede İsrail’e karşı zayıf olduklarının farkındalar. İsrail’in Suriye’de bombardımanlara başlaması kesinlikle onların çıkarına değil.”

İsrail merkezli Maariv gazetesinin savaş muhabiri Tal Lev-Ram ise gazetedeki yazısında İran’ın hâlihazırdaki sessizliğine rağmen Hama ve Halep bölgelerine yapılan bu saldırılarla ilgili Suriye ve Hizbullah medyasında yer alan haberlerin hedef noktalarının İran Devrim Muhafızları ile bağlantılı olduğu ve İran’ın hareket kabiliyetini kısıtladığını ortaya koyduğunu söyledi. “İsrail, füze saldırısını itiraf etmese bile Tel Aviv’in İran’a karşı doğrudan bir askeri çatışmaya girme pahasına Suriye’deki hedeflere saldırmaya devam etme kararı aldığı tahmin edilebilir” ifadelerine yer verdi.