Terör suçlamasıyla tutuklu yargılanan Alman gazeteciye ‘şartlı’ tahliye

İstanbul’daki Ağır Ceza Mahkemesi, Berlin ve Ankara arasında gerginliğe sebep olan, geçtiğimiz Nisan ayından bu yana terör örgütü üyesi olmak suçlamasıyla tutuklu bulunan Alman vatandaşı gazeteci ve çevirmen Meşale Tolu için şartlı tahliye kararı çıkardı. Mahkeme’de Meşale Tolu’nun yanı sıra diğer b

İstanbul’daki Ağır Ceza Mahkemesi, Berlin ve Ankara arasında gerginliğe sebep olan, geçtiğimiz Nisan ayından bu yana terör örgütü üyesi olmak suçlamasıyla tutuklu bulunan Alman vatandaşı gazeteci ve çevirmen Meşale Tolu için şartlı tahliye kararı çıkardı.

Mahkeme’de Meşale Tolu’nun yanı sıra diğer beş sanık hakkında adli kontrol şartıyla tahliye kararı verildi. Şartlı tahliye edilenlerin, ülke dışına çıkmaları yasaklandı.

Almanya Başbakanı Angela Merkel iki gün önce yaptığı konuşmada, tutuklanan siviller ve Alman gazetecilerin serbest bırakılması için Türkiye’ye yönelik ekonomik baskıyı artırmak istediğini söylemişti.

Merkel, Alman ‘Passauer Neue Presse’ gazetesine verdiği demeçte, “Türkiye ile ilgili ekonomik baskının devam etmesi ve ekonomik işbirliğinin azaltılması yönünde karar alınmasının yanı sıra üzerinde anlaşmaya varılan projelerinde gözden geçireceğiz” ifadelerini kullandı. Almanya Başbakanı, “Çok sayıda Alman vatandaşının Türkiye’deki cezaevlerinde tutuklanması utanç verici bir durum. Tutuklulara elimizden geldiğince konsolosluklar aracılığı ile yardım sağlıyoruz. Ancak bazı durumlarda Türkiye’nin zorluk çıkartması bizi üzüyor” şeklinde konuştu.

Merkel, mahkemenin kararını “Bu (Tolu’nun) serbest bırakıldığı gerçeği açısından bakıldığında çok iyi bir haber” sözleriyle değerlendirdi. Merkel, Berlin’de yaptığı açıklamada ancak diğer bir açıdan bakıldığında bunun tam olarak iyi bir haber olmadığını, çünkü Tolu’nun henüz ülkeyi terk etmesine izin verilmediğini ve davaya devam edileceğini sözlerine ekledi.

‘Die Welt’ gazetesi muhabiri Deniz Yücel, ülkeden ayrılmaması koşuluyla serbest bırakılan Alman çevirmen Meşale Tolu, yine kısa bir süre önce serbest bırakılan kocası Suat Çorlu ve insan hakları aktivisti Peter Steudtner’ın da aralarında bulunduğu yaklaşık 10 Alman vatandaşı siyasi sebeplerden dolayı Türkiye’de tutuklanmışlardı.

Alman vatandaşı Tolu ve 17 Türk vatandaşı hakkında terör örgütüne üye oldukları suçlamasıyla görülen dava devam ediyor.

Meşale Tolu’nun serbest bırakılmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Alman Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, “Meşale Tolu’nun serbest bırakılmasından dolayı memnunuz. Bu davanın sonu olmasa da ileriye doğru önemli bir adımdır” ifadelerini kullandı.

Öte yandan, Türkiye ile Avusturya arasında son aylarda tutuklularla ilgili dosyanın ön plana çıktığı bir takım gerginlikler yaşanıyor. Ankara, geçtiğimiz Ekim ayında yapılan Avusturya seçimleri sonrasında gerginliği gidermeye çalıştı. Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Avusturyalı mevkidaşını, gerginlik yaratan dosyaların üstesinden gelmek için dostane bir toplantı davetinde bulunarak toplantıya ev sahipliği yaptı. Avusturya ise Türkiye’ye ekonomik yaptırımlar uygulamakla tehdit etti ve Avrupa Birliği (AB) liderlerine zaten dondurulmuş olan Türkiye ile AB müzakerelerini durdurma çağrısında bulundu.

Ankara ve Viyana arasındaki gerginlik, AB müzakerelerinin tamamen durdurulması talebi içeren yeni hükümet programı sebebiyle daha da arttı. Bununla birlikte AB Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, Avrupa Birliği, Avusturya’nın yeni hükümeti programının içeriğinde yer alan müzakerelerin durdurulması talebini kınadı.

Yeni Avusturya hükümetinin ortakları sağcı partiler, demokratik değerlere saldırarak çalışmalarına başladılar. Aşırı sağcı zihniyete sahip koalisyon ortağı partiler, Türkiye ile AB müzakerelerinin durdurulması için Avrupa’da müttefikler arayacaklar.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu pazar günü yaptığı açıklamada, Avusturya’da yeni kurulan hükümetin programında AB’nin Türkiye’yle müzakereleri kesmesi ve bunun için müttefikler aranacağı yolundaki ifadeleri ‘talihsizlik’ ve ‘basiretsizlik’ olarak nitelendirdi.

Konuyla ilgili Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, “Avusturya’nın yeni hükümetinin programındaki bu talihsiz ve basiretsiz ifade, ayırımcılığı ve ötekileştirmeyi temel alan siyasi akım hakkında taşınan endişeleri maalesef doğrular niteliktedir. Bunun yanı sıra, AB’nin ülkemizle yaptığı akitlerden kaynaklanan yükümlülüklerinden bunlar yokmuşçasına kaçmaya çalışmak ve bunu yaparken de yanına müttefikler aranacağını söylemek dürüst olmadığı gibi dostane olmaktan da uzak bir yaklaşımdır” ifadeleri kullanıldı. Açıklamada ayrıca, “Küresel düzeydeki sınamalar karşısında müttefikler aranacak yerde ülkemizin meşru haklarını hiçe sayma yolunda karşımızda ittifak arandığının hükümet programıyla ilanı siyasi ve diplomatik adaba da yakışmayan bir üsluptur. Türkiye’nin dostluğunu kaybetme sınırlarını zorlayan bu ifadeler hayata geçirilmeye çalışıldığında layıkıyla karşılıklarını bulacaktır” denildi.

Öte yandan, Türk makamları, Ankara’nın 15 Temmuz 2016’da yaşanan başarısız darbe girişiminin sorumlusu olmakla suçladığı Fetullah Gülen’in destekçilerinin kurduğu Hizmet Hareketi’ne üye oldukları gerekçesi ile 106 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarttı. Hareket, Türkiye devletince “Fetullahçı Terör Örgütü” (FETÖ) olarak tanımlanıyor.

Emniyet kaynakları, İstanbul’da yapılan operasyonda 62 kişinin FETÖ üyeliğinden gözaltına alındığını ve operasyonun 20’den fazla ilde sürdürüldüğünü belirttiler. Kaynaklar, haklarında gözaltı kararı çıkarılan diğer şahısların aramalarının devam ettiğini söylediler.

Kaynaklar, darbe öncesi darbecilerin iletişim kurmak için kullandığı belirlenen ByLock isimli şifreli iletişim uygulanması kullananlara yönelik ortak operasyonda tespit edildiğini belirttiler.

İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, geçtiğimiz ay Türkiye’nin 215 binin üzerinde Bylock kullanıcısına ulaştığını belirterek, 23 bin kişi hakkında soruşturma başlatıldığı aktarıldı. Başarısız darbe girişimi sonrasında şuana kadar, emniyet ve askeri yetkililerinin yanı sıra devlet memurları da dahil olmak üzere 60 binden fazla kişi tutuklandı ve 160 binden fazla kişi ya görevlerinden alındı ya da uzaklaştırıldı.

Başarısız darbe girişimi sonrası Türk yetkililer tarafından başlatılan operasyonlar, Türkiye’nin Batılı müttefikleri ve insan hakları savunucuları arasında endişeye sebep oluyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yapılan operasyonları muhaliflerine karşı kullanmakla suçlanırken Türkiye hükümeti ise, ülkenin güvenlik tehditleri nedeniyle başarısız darbe girişimi sonrası ilan edilen OHAL kapsamında alınan tedbirlerin gerekli olduğunu savunuyor.