Trump yönetimi, göç politikaları ile ilgili yasal sınırlılıklarla karşı karşıya
ABD Başkanı Donald Trump, göç konusunda bir takım zorluklarla karşı karşıya. Bu zorluklardan biri, DACA olarak bilinen Göçmen Çocukların Korunması Programı, diğeri ise 6 ülke vatandaşlarının ABD topraklarına girmesi yasağı. Columbia Federal Bölge Mahkemesi, dün, DACA programının devam etmesini ve ye
ABD Başkanı Donald Trump, göç konusunda bir takım zorluklarla karşı karşıya. Bu zorluklardan biri, DACA olarak bilinen Göçmen Çocukların Korunması Programı, diğeri ise 6 ülke vatandaşlarının ABD topraklarına girmesi yasağı.
Columbia Federal Bölge Mahkemesi, dün, DACA programının devam etmesini ve yeni uygulamaların kabul edilmesini emretti. Columbia Eyaleti yargıcı John Bates, 90 gün içinde programın yeniden uygulanması ve yeni uygulamalar için kapılar açılması talebinde bulundu. Federal mahkemenin kararına göre, Trump yönetiminin DACA programının sona ermesi amacıyla ikna edici nedenler sunmak için 90 günü var. Bu tarih sona erdikten sonra federal mahkemenin önünde iki seçenek var. Trump yönetiminin gerekçeleri kabul edilerek program yeniden başlamayacak ya da gerekçeler reddedilerek, Federal Mahkeme’nin kararı uygulanacak.
Bates programın yasadışı olduğunu kanıtlamak için yeterli gerekçelerin sunulmadığını işaret ederek, Başkan Trump’ın bu kararı keyfi olarak verdiğini ifade etti.
Buna karşılık Adalet Bakanlığı Federal Mahkeme kararına yanıt olarak, mahkeme sona erene kadar programın yasadışı olma nedenlerinin açıklanmaya devam edeceğini belirtti. Adalet Bakanlığı Sözcüsü Devin O’Malley DACA programının sonlanmasıyla ilgili haklı nedenleri beklediğini ifade etti.
ABD Yüksek Mahkemesi dün 15 ay süren savaş sonunda Donald Trump’ın göç kararını derinlemesine inceledi.
AFP’nin haberine göre ilk kez bir siyasi karar için 9 yargıç tahsis edildi. Bu mahkeme muhtemelen Haziran ayında sona erecek olan dönem içerindeki en önemli dava olacak.
Bazı insanlar, bekleme salonunun ön saflarında yer almak ve duruşmaya katılımı sağlamak için geceyi mahkeme binası önündeki çadırlarda geçirdi. Birkaç protestocu sabah saatlerinde ‘Müslüman bir Amerikalı olmaktan gurur duyuyorum’ ve ‘Yabancı düşmanlığını durdurun’ yazılı pankartlar taşıdı. Sudan asıllı İzzet el-Tarifi, “Ben bu ülkeyi inşa etmek için halkı köle olan bir kıtadan geliyorum. Bugün ise mültecilerin buraya girmesi yasak” diye konuştu.
Trump’ın göreve gelmesinden bir hafta sonra 27 Ocak 2017’de onayladığı kararname dünya çapında şok etkisi yarattı. Bu kararname ile Müslüman çoğunluğa sahip 6 ülkenin vatandaşlarına ABD topraklarına girme yasağı getiriliyor. Muhalifler bu karar ile Müslümanların hedef alındığını ve din ayrımcılığını yasaklayan anayasayı ihlal ettiğini savunuyor. Göçmenliğe karşı olan kararnamenin her iki versiyonu mahkeme önünde sert bir savaşın konusu oldu. Asliye mahkemesi ve temyiz mahkemesinde de birçok dalgalanmalara ve sürprizlere sahne oldu.
Kararın son hali kabul edilmedi. 24 Eylül’de imzalandıktan sonra Hawaii’de bir yargıç ve Maryland’da bir mahkeme 17 Ekim’de kararı askıya aldı. Bu kararlar Hükümet tarafından temyiz edildi ve Yargıtay nihai karar olarak kararnamenin yürürlüğe girmesini reddetti.
Beyaz Saray göç kararnamesini Kongre tarafından belirlenen Başkanın yetki sınırları içinde değerlendiriyor. Bu yetki, ulusal güvenliğin korunması sloganı altında gerekli gördüğü takdirde, ABD’nin kontrolünü sağlamak için kendisine tam bir özgürlük verme hakkı vermektedir.
Trump, “yabancı teröristlerin” ülkeye girişini engellemek için kararı kabul etti. Yasak, Yemen, Suriye, Libya, İran, Somali ve Kuzey Kore’yi içeriyor ve Çad geçtiğimiz günlerde listeden sonra listeden çıkarıldı.
Trump, Yemen, Suriye, Libya, İran, Somali, Kuzey Kore ve Çad’daki “yabancı teröristlerin” ülkeye girişini engelleme kararını kabul etti. Daha sonra Çad listeden çıkarıldı.
Hawaii avukatı Neal Katyal Müslümanların ABD’ye girmesini seçim vaadi olarak sunmasını işaret ederek, Trump’ın Müslümanlara karşı önyargılı olduğunu kanıtlamaya çalıştı. Ayrıca Trump’ın Kasım ayında aşırı sağcı bir grubun Müslüman karşıtı bazı videolarını paylaştığını hatırlattı. Buna karşılık Trump’ın avukatı mahkemeden Trump’ın tweetlerini görmezden gelerek sadece yasağa odaklanması talebinde bulundu.