Trump’ın yeni danışmanı Bolton ‘savaş yanlısı’ tavrıyla dikkati çekiyor
ABD Başkanı Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı olarak 9 Nisan’da göreve başlaması beklenen ABD’nin eski BM Daimi Temsilcisi John Bolton, savaş yanlısı duruşu ve Müslüman karşıtı söylemleriyle dikkati çekiyor. Trump’ın yeni danışmanı Bolton ‘savaş yanlısı’ tavrıyla dikkati çekiyor A
ABD Başkanı Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı olarak 9 Nisan’da göreve başlaması beklenen ABD’nin eski BM Daimi Temsilcisi John Bolton, savaş yanlısı duruşu ve Müslüman karşıtı söylemleriyle dikkati çekiyor.
Trump’ın yeni danışmanı Bolton ‘savaş yanlısı’ tavrıyla dikkati çekiyor
ABD Başkanı Donald Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı olarak 9 Nisan’da göreve başlaması beklenen ABD’nin eski Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi John Bolton, savaş yanlısı duruşu ve Müslüman karşıtı söylemleriyle dikkati çekiyor.
Geçen hafta Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’ın görevine son verdiğini Twitter’daki hesabından duyuran Trump, bu hafta da geleneğini devam ettirerek Twitter’dan Ulusal Güvenlik Danışmanı Korgeneral Herbert Raymond McMaster’ın yerine George W. Bush döneminde ABD’nin BM daimi temsilciliği görevini yapan Bolton’u getirdiğini açıkladı.
Trump kabinesindeki en üst düzey görevlerden birisine gelen Bolton, ABD’de savaş yanlısı çağrıları ve İslamofobik söylemleriyle öne çıkan isim olarak biliniyor.
BBC’ye göre, Bolton, cesur ve tartışmalı açıklamaları ile dikkat çekiyordu.
Bu açıklamalardan bazıları şöyle:
1-Kuzey Kore’ye karşı önleyici tedbir
Bolton, Kuzey Kore’nin ve nükleer programının, Washington’a hala diplomasi için hala zaman olduğunu iddia edenlere karşılık bu tehdidin yakın olduğunu düşünüyor. Bolton, Wall Street Journal gazetesinde Şubat ayında “Son ana kadar beklememeli, Kuzey Kore ve tehditlerine karşı proaktif bir eylemde bulunulmalı” dedi.
2-İran’ı vurma kararı iyi bir fikir olabilir
Barack Obama’yı 2015 yılında İran’la nükleer bir anlaşma imzalamayı kabul etmesi nedeniyle eleştimekte. Anlaşmanın büyük boşluklar yarattığını söyleyerek, İran’ı vurmak iyi bir karar olabilir. “Bu karara askeri müdahale ve Tahran’da rejim değişikliğini amaçlayan İran muhalefetine ABD desteği eşlik etmelidir” görüşünü savunmakta.
3-BM hayranı değil
Bolton 1994 yılında yaptığı bir konuşmada, Birleşmiş Milletler (BM) diye bir gücün olmadığını, tek güç olan ABD tarafından yönetilen bir uluslararası topluluk olduğunu söyleyerek, “Bizim çıkıarlarımıza uygun olan şeyleri diğerleri Kabul etmek zorundadır” ifadelerini kullanmıştı.
4-Irak savaşını savunuyor
Başkan Bush’un 2003’teki Irak işgali kararını savunan Bolton, Saddam Hüseyin rejimin kitle imha silahlarına sahip olduğu haberlerini piyasaya süren haberlerin arkasındaki yetkililerden biriydi. Bir açıklamasında, “2011 sonrasındaki en kötü kararın ABD askerlerinin Irak’tan çekilmesi olduğunu düşünüyorum” demişti.
5-Rusya ile gerilimi sürdürme yanlısı
Rusya’nın 2016 seçimlerine müdahalede bulunduğu yönündeki suçlamalardan sonra, Bolton, “bu müdahale, Washington’un tahammül etmeyeceği bir eylem, gerçek bir savaş çağrısı” olduğunu söyledi. 2017’de, Trump Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya geldiğinde, Rus lider seçimlere Rus müdahalesini reddetti. Bolton ise Putin’in yalan söylediği belirtti. ABD yönetiminin yaptırımlarını sembolik olarak görerek daha sert tedbirler alınması gerektiğini ifade etti.
6-Suriyeli mültecilerin ABD’ye alınmaması gerektiğini savunuyor
Bolton’un farklı konulardaki söylemlerinin Trump’ın seçim kampanyasında kullandığı söylemlerle önemli oranda örtüşmesi de dikkati çekiyor.
Trump’ın Bolton’u dışişleri bakanı olarak kabinesine almak istediği fakat Kongreden onay alamayacağı için bu fikrinden vazgeçtiği iddia edildi.
Bolton’un mülteciler konusundaki söylemleri de Trump’ın söylemleriyle örtüşüyor. 2015’te Cumhuriyetçilere yakınlığıyla bilinen Fox News televizyon kanalına konuşan Bolton, Suriyeli mültecilerin ABD’ye alınmaması gerektiğini söyledi.
Bolton, Obama’nın Ulusal Güvenlik Danışmanı Ben Rhodes’un “Suriyeli mültecileri çeşitli testlerden geçirerek alabiliriz.” şeklindeki açıklamalarına karşılık, “Suriyeli mültecileri ülkemize alma mecburiyetimiz yok. ABD, Suriyeli mültecilerin ülkeye girişini tamamen reddetmelidir.” ifadelerini kullandı.
7-Bolton’un Müslüman karşıtı gruplarla sıkı ilişkisi var
Bolton’un savaş yanlısı söylemlerinin yanı sıra Müslüman karşıtı gruplarla ilişkisi ve İslamofobik söylemleri de dikkati çekiyor.
Eski Başkan Obama’yı ABD’deki Müslüman toplumun önde gelenlerinden Malcolm X’in “aşk çocuğu” olarak nitelendiren Pamela Geller, Bolton’a en yakın isimlerden biri olarak biliniyor.
Bolton, “Amerika’nın İslamlaşmasını durdurun” ve “Fetva” gibi kitapların yazarı Geller’in 2010’da kaleme aldığı “Amerika Sonrası Başkanlık: Obama Yönetiminin Amerika’ya karşı Savaşı” kitabına da önsöz yazdı.
Bolton, 2016 sonlarında Los Angeles’ta katıldığı “İslam ve Batı Uygarlığı: Birlikte Var Olabilirler mi?” başlıklı konferansta İslam’ın Batı uygarlığı için tehdit unsuru olduğunu ileri sürdü. Bolton, aynı konferansta, ABD’deki Müslümanların gizlice organize olduklarına vurgu yaparak Obama’nın bile “Müslüman olduğu” yönünde değerlendirmeler yaptı.
“Pittsburgh Tribune Review” için 2016 sonunda kaleme aldığı “Yeni Başkanın Dış Politika Önceliği” başlıklı yazıda Bolton, ABD’nin karşısındaki en büyük tehdidin terör olduğunu ve terörizmin de doğrudan İslam dünyası ile ilişkili olduğunu iddia etti.
Bolton yazısında, “En büyük tehlike radikal İslam tehlikesi ve Ortadoğu’da büyüyen kaostur.” ifadelerini kullandı.
Bolton kimdir?
1948’te Maryland eyaletinde doğan Bolton, Yale Üniversitesinde eğitim gördü. Adalet Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığında çeşitli görevler yürüten Bolton, 2005-2006 yıllarında ABD’nin BM Daimi Temsilcisi olarak görev yaptı.
Ülkenin önemli Cumhuriyetçi düşünce kuruluşlarından Amerikan Girişimcilik Enstitüsünde (AEI) kıdemli danışmanlık yapan Bolton, yine muhafazakar televizyon kanalı Fox News’ta de yorumculuk yapıyor.
Kamuoyunda “şahin” görüşleriyle bilinen Bolton, İran, Kuzey Kore, Libya ve Suriye gibi ülkelere askeri harekat ve rejim değişikliği önerileriyle dikkati çekiyor.
Bolton 9 Nisan’da Trump’ın en önemli danışmanlarından biri olarak Beyaz Saray’daki yerini alacak. Kendisinden önce aynı koltukta Michael Flynn ve McMaster’ın oturduğu Bolton’un, ABD siyasetine ve Beyaz Saray’a nasıl bir siyasal üslup ve bakış açısı getireceği merakla bekleniyor.