TSK, İdlib’i çevrelerken rejimin gözü Halep’in batı kırsalında
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib’i Halep’in batısında, Lazkiye’nin doğusunda ve Hama’nın kuzey ve kuzeybatısında kurduğu askeri gözlem noktalarıyla çevrelediği bir sırada Esed rejimi, Halep’in batı kırsalından hareketle İdlib’e saldırı başlatmaya hazırlanıyor. Şarku’l
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib’i Halep’in batısında, Lazkiye’nin doğusunda ve Hama’nın kuzey ve kuzeybatısında kurduğu askeri gözlem noktalarıyla çevrelediği bir sırada Esed rejimi, Halep’in batı kırsalından hareketle İdlib’e saldırı başlatmaya hazırlanıyor.
Şarku’l Avsat’a bilgi veren özel kaynaklara göre Esed rejimi, Suriye’nin güneyindeki Dera’ya ek kuvvet göndermesine rağmen büyük bir tepkiyle karşılaşmadı. Esed rejimi, söz konusu tepkisizlikten de faydalanarak Türkiye, Rusya ve İran’ın garantörlüğünde Astana’da imzalanan Gerginliğin Azaltılması Anlaşması kapsamındaki Halep’in batı kırsalına operasyon başlatmak üzere bu bölgeye de ek kuvvet gönderdi.
Dera konusunun uzun bir operasyonla ya da ertelemeyle sonuçlanmasının ardından Şam’ın hedefinin Halep’in batı kırsalındaki bölgeler olacağını vurgulayan kaynaklar, rejim güçlerinin Doğu Guta, Şam’ın güneyi ve Humus’un kuzeyi gibi bölgelerde kazandığı zaferlerden sonra Halep kırsalını tamamen ele geçirmeye yöneleceğini aktardı.
Söz konusu kaynaklara göre, rejimin Halep’teki güç dengesini değiştirmek için Rusya’nın desteğine ve Türkiye’nin sınırlı bir askeri operasyon için yeşil ışığına ihtiyacı var. Ancak bu durumda bir askeri operasyon düzenlense bile söz konusu bu operasyon Gerginliği Azaltma Anlaşması’nın sınırlarının belirlenmesine ve sadece bölgede ara ara meydana gelen çatışmaların bitirilerek Halep’in batı kırsalının da anlaşma kapsamına dahil edilmesine uygun bir ortam oluşturulmasına yarayacak.
Şarku’l Avsat’a bilgi veren muhalif gruplara yakın kaynaklar ise rejim güçlerinin Halep’in batısındaki operasyonunun sadece kent merkezine yakın Cemiyetu’l Zehra adlı bölgeyle sınırlı kacağını söyledi. Muhaliflerin, Halep’in doğu semtlerini kontrol altına tuttukları dönemlerden bu yana bu bölgenin rejim güçleri açısından her zaman büyük bir tehdit olduğunu kaydetti. Buna karşılık söz konusu kaynaklara göre, Nusret Cephesi, Türkistan İslam Cephesi ve diğer İslamcı gruplar bölgede sağlam mevziler kurmuş durumda. Rejim bu sağlam mevzileri aşmak için hızlı ve ani bir operasyon planlarken, İslamcı gruplar ise açtıkları tünellerle rejime ağır kayıplar verdirmeyi ve planını bozmayı hedefliyor.
Rejim güçlerini Zehra bölgesine operasyon düzenlemeye iten temel sebeplerden birisinin bölgenin bitişiğindeki semt halkının baskıları olduğunu belirten kaynaklar, rejimin bununla birlikte Astana 9 toplantısında Türkiye ve Rusya arasında varılan uzlaşma ile ticari geçişlere açılan Halep-Gaziantep yolunu da güvenliğe almak isteyeceğine dikkat çekti.
Rejime bağlı medya kaynakları, 14-15 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen Astana 9 toplantısında muhalif grupları Halep’in batısındaki Zehra ve Leyramun cephesinden çekilerek buraları rejime bırakmaya ikna etme çabalarının Türkiye tarafından üstlenildiğini iddia etmişti.
Yapılan yorumlar Astana üçlüsünün bu bölgeleri rejime bırakmak istemelerinin temel nedeninin Rusya ve Türkiye’nin Halep-Gaziantep yolunun ticari geçişlere açılmasına ilişkin uzlaşısıyla ilgili olabileceği yönünde.Edinilen bilgilere göre Halep-Gaziantep yolunu güvene almak isteyen Türkiye ve Rusya arasında varılan anlaşma, muhalif ve rejim bölgelerinde gözlem noktaları oluşturulmasını ve rejim ile muhalif savaşçıların yolun iki yakasından 10-12 kilometre kadar uzağa çekilmesini ön görüyor.
Konuya dair değerlendirmeler yapan gözlemciler, Halep’in batı kırsalı için önceliğin Türkiye ve Rusya arasında sağlanacak bir anlaşma olduğuna dikkat çekiyor. Muhalif grupların Halep’ten çekilmesinin ardından bölgede oluşan çatışmasızlık ortamının sürdürülmesi hem Türkiye hem de Rusya’nın arzusu. Aksi halde hem Dera hem de İdlib cephesinin bir anda alevlenebileceği belirtiliyor.