Türk-Avrupa ilişkilerinde yeni bir yola doğru

Analistlere göre, yıllarca süren çalkantılı görüşmeler sonrasında, Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki ilişki, Ankara’nın tam üyeliğinden ziyade, bir takım alanlarda gelişmiş işbirliğine odaklanmak gibi farklı bir evreye girdi. 2016’da üyelik süreci dondurulduktan sonra ve Cumhurbaşkanı

Türk-Avrupa ilişkilerinde yeni bir yola doğru

Analistlere göre, yıllarca süren çalkantılı görüşmeler sonrasında, Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki ilişki, Ankara’nın tam üyeliğinden ziyade, bir takım alanlarda gelişmiş işbirliğine odaklanmak gibi farklı bir evreye girdi.

2016’da üyelik süreci dondurulduktan sonra ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2017’de Almanya gibi bazı Avrupa ülkelerine ‘Uygulamalarınız geçmişteki Nazi uygulaması gibi’ diye hitap etmesinin ardından Türk-Avrupa ilişkileri oldukça gerilemişti.

Erdoğan, yeni yıla farklı bir ruhla başladı

Ancak Erdoğan, bu ayın başlarında Paris’i ziyaret ederek, yeni yıla farklı bir ruhla başladı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Almanya ziyareti de yakından takip edildi.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 5 Ocakta Erdoğan’ın Paris ziyareti esnasında düzenledikleri ortak basın toplantısında, Ankara ile Brüksel arasındaki katılım müzakerelerinin ilerlemesi konusuna değinerek, “Türkiye-AB ilişkilerinde iki yüzlülükten çıkmak gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“Katılım süreci çöktü”

Avrupa Konseyi Dış İlişkiler uzmanı Aslı Aydıntaşbaş, “Taraflar, katılım sürecinin çöktüğünü ya da yakın bir zamanda bir gelişme kaydedemeyeceklerini biliyor” değerlendirmesinde bulundu.

Aydıntaşbaş, Fransız Haber Ajansı (AFP) tarafından aktarılan yorumlarına şöyle, “AB Üye Devletleri ile yeni bir durum söz konusu. Bu durum ticarete verilen önemi arttıracak. Ankara, bu işi böyle görüyor ve AB’ye üyelik sürecini yeniden canlandırma konusunda evham yapmıyor.”

Darbe girişimi sonrası ilişkiler geriledi

Avrupalıların, 15 Temmuz 2016’da Türkiye’ye karşı düzenlenen darbe girişiminden sonra OHAL kapsamında genişleyen operasyonlara yönelik endişelerini dile getirmesi ve Erdoğan’ın Avrupalıları ülkesiyle işbirliği yapmamakla itham etmesi, AB ile olan ilişkilerde bir dönüm noktası oldu.

Erdoğan ayrıca, Türkiye’nin AB ‘lobisinde’ beklemekten yorulduğunu düzenli aralıklarla tekrarladı.

Türkiye, 1959 yılından beri AB’ye girmeye çalışıyor

Türkiye’nin AB’ye girme çabaları 1959 yılına dayanıyor. Türkiye’nin Avrupa Gümrük Birliği’ne kademeli üyeliğini onaylayan 1963’te imzalanan Ankara Anlaşması’nın ardından, 1987’de Avrupa Ekonomik Topluluğu’na (1993’de AB olan) tam üyelik için başvurdu.

Başvuru, 1997 yılında AB tarafından uygun görüldü, ancak müzakereler 2005 yılına kadar başlatılmadı. Brüksel ile resmi katılım müzakereleri Ekim 2005’te başladı. Ancak, müzakereler hızla engellerle karşılaştı ve 35 müzakere başlığı arasında sadece 16 fasıl açıldı.

Türkiye gerekli kriterleri sağlayamadı

Carnegie Vakfı araştırmacısı ve AB’nin eski Türkiye Büyükelçisi olan Mark Perini, Ankara’nın, özellikle hukukun üstünlüğü konusunda, ‘kendi seçeneklerinin bir sonucu olarak’ müzakerelerin ilerlemesi için gerekli kriterleri artık sağlayamadığını söyledi.

Perini, “Özet olarak, terör, ticaret ve mülteciler gibi birçok konuda işbirliği yapan iki ortak ve siyasi müttefik arasındaki ilişkinin azaltılmasına tanık oluyoruz” diye konuştu.

Türkiye, müttefikleriyle olan ilişkilerinde büyük gerilimin ortasında olan ABD ile diplomatik bir gerginlik yaşamasının yanı sıra, Rusya ile gerçekleştirdiği pragmatik işbirliği içindeyken AB konusundaki bu tartışmalar da devam ediyor.

Öte yandan, Türkiye Ortadoğu’daki mevcut karışıklık ile de doğrudan ilgileniyor.

Çavuşoğlu Alman mevkidaşı ile bir araya geldi

Bazı Alman vatandaşlarının Türkiye’de tutukluluk halinin devam etmesi nedeniyle yaşanan gerginliğe rağmen, ikili ilişkileri iyileştirmek için de çalışıyorlar. Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel ve Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu bu ayın başlarında bir görüşme gerçekleştirdi.

Aydıntaşbaş ise bu konuya dair, “Türkiye, Avrupa’ya karşı daha esnek hale geliyor. Ankara, geçen sene çıkan keskin ses tonundan kurtulmaya çalışıyor” sözleriyle dikkat çekti.