Türk lirasının tarihi düşüşü ve Erdoğan’ın ‘Merkez Bankası’ baskısı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk lirasındaki değer kaybının sebebinin faiz oranlarındaki artış olduğu belirterek Merkez Bankası’nın ekonomi politikalarına yönelik şiddetli eleştirilerde bulunduğu bu günlerde 1 ABD doları 4.04 TL’ye ulaştı. 15 Temmuz 2016’daki başarısız darb
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk lirasındaki değer kaybının sebebinin faiz oranlarındaki artış olduğu belirterek Merkez Bankası’nın ekonomi politikalarına yönelik şiddetli eleştirilerde bulunduğu bu günlerde 1 ABD doları 4.04 TL’ye ulaştı.
15 Temmuz 2016’daki başarısız darbe girişiminden bu yana ekonomi yetkilileri tarafından dolar karşısın 3.5 lira seviyesine getirilen ihracat ve ithalat için gereken limit telafi edilemedi. Enflasyonun yanı sıra bir dizi jeopolitik ve ekonomik risk karşısında Türk lirası yüzde 25’in üzerinde bir oranda değer kaybetti.
Türk lirası geçen hafta dolar karşısında 4.07 ve euro karşısında ise 4.98 seviyesine geriledi. Uzmanlar yakın vadede lirada bir toparlanma olmasını beklemiyor.
‘Tarihi’ olarak nitelenen Türk lirasındaki düşüş resmi verilere göre Türkiye’de yıllık enflasyonun halen yüzde 10’un üzerinde olduğunu gösterdi.
ABD ve Çin arasında baş gösteren ticaret savaşı, Türk lirasının sıkıntılarını daha da artırdı. Pekin, ABD’ye ihraç edilen 100’den fazla ürününe gümrük vergisi uygulamayı planlıyor. Bu ürünlerin uluslararası arenanın en büyük iki ekonomisi arasında 50 milyar dolarlık ticaret hacmi oluşturması nedeniyle Türkiye’nin para birimi Washington ve Pekin arasındaki ticaret savaşının tam ortasında kaldı.
Liradaki düşüşün diğer bir nedeni ise Türkiye’yi kuşatan jeopolitik riskler. Türkiye geçen ocak ayından bu yana Suriye’nin kuzeyindeki Afrin’de YPG’ye karşı askeri bir harekât yürütüyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçen cuma günü hükümetin para politikasına karşı özellikle yatırımcının endişesini artıran ve yerel para biriminde daha fazla düşüş yaşanmasına sebep olan faiz oranlarının yükseltilmesi konusunda sert eleştirilerde bulundu.
Türkiye basınında yer alan haberlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AK Parti’nin son Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısında eleştirilerine devam ederek, yurtdışına gitmeden evvel yapılan toplantı kararlarına uyulmayıp, kendisi yurtdışındayken Merkez Bankası’nın faiz oranlarını artırmasına yönelik sert söylemlerde bulunduğu belirtildi.
Kulislerde Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in istifasını Başbakana ilettiği ve istifanın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ulaştırıldığına dair söylentiler vardı. Ancak Başbakan Yardımcısı Şimşek, bu iddiaları Twitter üzerinden yayınladığı bir mesajla yalanladı. Yaptığı açıklamada İstanbul’da bir konferansa katıldığını belirten Şimşek, son nefesine kadar ülkesine hizmet etmeye devam edeceğini vurguladı. Başbakan Binali Yıldırım da “Ankara’da iddialar, dedikodular bitmez” diyerek haberin doğru olmadığını belirtti.
Türk basınına göre hükümet, hazine borçlanma ihtiyacını azaltarak faiz oranlarını düşürmek üzere tedbirler alınması için çalışıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeni programı iki hafta içerisinde açıklaması bekleniyor. Merkez Bankası, geçen ay para politikasını belirlemek üzere düzenlediği toplantıda başlıca önemli faiz oranlarında değişiklik yapmadı. Merkez Bankası’nın faiz oranlarını yükseltme konusundaki isteksizliği, para politikasının yeterince bağımsız olmadığı düşüncesine sevk ederek yatırımcılar arasında endişeye yol açmıştı.
Yatırımcıların çift haneli enflasyon rakamlarının etkisiyle ilgili endişeleri sürerken bu ayki ödemeler dengesi tablosunda yer alan cari işlemler hesabının da kısa süre içinde açıklanması bekliyor.
Türkiye’deki dijital dönüşüm
Microsoft Türkiye Genel Müdürü Murat Kansu, dijital dönüşümün birçok ekonomi sektöründe başladığını belirterek şirketin Türkiye’de bulut bilişim kullanımını yaygınlaştırdığını duyurdu.
Anadolu Ajansı’na açıklamalarda bulunan Microsoft Türkiye Genel Müdürü Kansu, Microsoft’un bulut bilişimi alanında önde gelen şirketlerden biri olduğunu ve bu teknolojiyi Türkiye’de yaygınlaştırmak için çaba sarf ettiğine dikkat çekerek, “İleri teknoloji sayesinde bulut bilişime öncelik veriyoruz ve bulut bilişimin geleceğin teknolojisi olduğuna inanıyoruz” diye konuştu. Kansu, Microsoft’un 25 yıldır Türkiye kamu ve özel kurumlarında dijital teknoloji ve yazılımların yararları konusunda farkındalık yaratmaya çalıştığının altını çizdi.
Bulut bilişimin gelişmesiyle siber güvenliğin daha da önem kazanacağını belirten Microsoft Türkiye Genel Müdürü, Microsoft tarafından müşteri verilerinin korunması sebebiyle bulut bilişiminin önemin artacağını kaydetti. Şirketin sadece siber güvenlikle ilgili 1 milyar dolardan fazla meblağ tutarında araştırma ve geliştirme yaptığını ifade etti.
Microsoft’un birincil önceliği güvenliğe verdiğini ve geri kalan her şeyin bu temel prensip üzerine inşa edildiğini vurgulayan Kansu, Microsoft’u hacklemek isteyen çok sayıda bilgisayar korsanı olduğunu ancak bu siber saldırılara karşı alınan önlemler, alt yapılar ve birimler bulunduğunu söyledi. “Bulut bilişimin en önemli özelliklerinden biri müşterilerimizi güvende hissetmesidir” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin birçok bölgesinde medya, müzik ve seyahat gibi alanlarda dijital dönüşümün başladığına işaret eden Kansu şunları söyledi:
“Doğru yönde ilerliyoruz ama daha fazlasını yapmalıyız. Türkiye’nin bir dijital dönüşüm stratejisine ihtiyacı var. Yeni teknolojilerden korkmamak çok önemlidir. Bulut bilişim gibi teknolojilerin kullanılması benim açımdan kritik. Dijital dönüşüm stratejimizin olması gerektiğini düşünüyorum.”