Türkiye Fırat’ın doğusunda güvenli bölge kuracak
Türkiye, ‘Fırat Kalkanı’ ve ‘Zeytin Dalı’ operasyonlarına benzer şekilde, Suriye’nin kuzeyinde yer alan Fırat’ın doğusundaki bölgelere doğru ‘önemli bir adım’ atma niyetinde olduğunu açıkladı. Birleşmiş Milletler (BM) 73. Genel Kurulu görüşmelerine katılmak için New York’ta bulunan Cumhurbaşka
Türkiye, ‘Fırat Kalkanı’ ve ‘Zeytin Dalı’ operasyonlarına benzer şekilde, Suriye’nin kuzeyinde yer alan Fırat’ın doğusundaki bölgelere doğru ‘önemli bir adım’ atma niyetinde olduğunu açıkladı.
Birleşmiş Milletler (BM) 73. Genel Kurulu görüşmelerine katılmak için New York’ta bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜRKEN Vakfı Geleneksel Gala Yemeği’nde yaptığı konuşmada, “Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekâtlarına benzer bir adımın önümüzdeki dönemde Fırat’ın doğusu için de atacağız. Son İdlib krizinde olduğu gibi, tek bir sivilin dahi burnunun kanamaması için diplomatik alanda yoğun çabalar yürüttük. Bu gayretlerimizin meyvesini almaya da başladık. İnşallah önümüzdeki dönemde Fırat’ın doğusunu da kapsayacak şekilde, Suriye’nin içindeki güvenli bölgeleri artırmaya devam edeceğiz. Ülkemize yönelik terör tehdidi son bulana, Suriye’nin geleceğine kast eden çetelerin kökü kazınana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
BM’ye eleştiri
BM Güvenlik Konseyi gibi örgütlerin, Suriye’de olup bitenler konusunda sessiz kaldığını söyleyen Erdoğan, “Günümüzde kimliğine bakmadan mazlumun hakkını koruyacak, yine kimliğine bakmadan zalimden hesap soracak ne bir kurum, ne bir mahkeme, ne de herhangi bir mekanizma vardır. Uluslararası güvenliği temin ile mükellef BMGK gibi kurumlar Bosna’da, Kosova’da, Ruanda’da, Yemen’de, Filistin’de, Arakan’da olduğu gibi Suriye’de de sessizliğe gömülmüştür. Nerede bunlar?” diyerek, Türkiye’nin savaşa son vermek için yürüttüğü diplomatik çabaların önemine vurgu yaptı.
Terörle mücadele vurgusu
Öte yandan Erdoğan, Rusya’da yayınlanan Kommersant gazetesi için Türkiye-Rusya ilişkilerinde dair değerlendirmelerde bulunduğu bir makale kaleme aldı.
Türkiye’nin terör örgütleri olarak adlandırdığı gruplara karşı verdiği mücadeleye Rusya’nın da destek vermesini umduğunu dile getiren Erdoğan, “40 yıldır terörle mücadele etmeye devam eden Türkiye’nin terörist yapılaşmaların karşısında hiçbir taviz vermeyeceğini, bundan böyle de bu konudaki pozisyonuna bağlı olarak kararlılıkla hareket edeceğini vurgulamak isterim. Maalesef, son zamanlarda PYD ve SDG’ye (Suriye Demokratik Güçleri) özellikle ABD tarafından verilen olağanüstü desteğin hala devam ettiğini görüyoruz. Türkiye’nin PKK, PYD ve SDG gibi terör örgütleriyle verdiği mücadeleye Rusya’nın da destek vermesini umuyoruz” dedi.
İdlib meselesi
Soçi’de Türkiye ve Rusya arasında yapılan İdlib anlaşmasına da değinen Erdoğan, “Biz, ılımlı muhalefetin siyasi çözüm sürecinin içinde kalması gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü bu, Cenevre ve Astana görüşmelerinin normal bir şekilde işlevlerini sürdürebilmesi için gerekli. Biz, ılımlı muhaliflerin terörist kabul edilip yok edilmesine yönelik her türlü girişime karşı olduğumuzu defalarca söyledik” dedi.
Soçi’de, muhalifler ve rejim tarafından kontrol edilen topraklar arasında silahlardan arındırılmış bölge oluşturmaya karar verdiklerini aktaran Erdoğan, “Muhalifler, bulundukları topraklarda kalmaya devam edecek. Rusya ile birlikte belirleyeceğimiz radikal grupların bu bölgede faaliyette bulunamamasını sağlayacağız” dedi.
Türkiye ve Rusya arasındaki ilişkiler
Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkiler hakkında yorumda bulunan Erdoğan, “Rusya ile ilişkilerimizin son zamanlarda iyi komşuluk, ortak menfaatler ve karşılıklı saygı temelinde gelişmeye devam ettiğinden memnuniyet duyduğumu özellikle vurgulamak isterim. İlk sırada ortak enerji projelerinin geliştirilmesi ve karşılıklı yatırımların, ayrıca kültürel ve insani ilişkilerin artması için gerekli adımları atıyoruz. Bu adımları ileride de atmaya devam edeceğiz” diyerek Türk ve Rus halklarının derin, samimi ve yakın ilişki içerisinde olmaları gerektiğini düşündüğünü belirtti.
Öte yandan, basında yer alan haberlere göre, Türkiye, Moskova’dan, İdlib anlaşmasına karşı rejimin bir iyi niyet jesti olarak, Suriye rejimine ait hapishanelerde bulunun tüm tutukluların serbest bırakılmasının hızlandırılmasını talep etti.
Suriyeli muhalif kaynaklar ise, Rusya’nın Ankara’ya, Suriye rejimini, önümüzdeki günlerde şartsız olarak bu talebe cevap vermeye ikna etme sözü verdiğini öne sürdü.