Türkiye, İdlib’de ateşkes öneriyor, Rusya ise karşı çıkıyor

Londra: Şarku’l Avsat Dün Tahran’da düzenlenen üçlü zirvede, taraflar Suriye’nin kuzeyine ilişkin sorunu ‘işbirliği ruhu’ içinde ele alma konusunda anlaştıklarını açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ateşkes çağrısında bulunurken, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Suriye rejiminin ülkenin tüm t

Türkiye, İdlib’de ateşkes öneriyor, Rusya ise karşı çıkıyor

Londra: Şarku’l Avsat

Dün Tahran’da düzenlenen üçlü zirvede, taraflar Suriye’nin kuzeyine ilişkin sorunu ‘işbirliği ruhu’ içinde ele alma konusunda anlaştıklarını açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ateşkes çağrısında bulunurken, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Suriye rejiminin ülkenin tüm topraklarını denetlemesi gerektiğini söyledi. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani de Esed güçlerine destek vurgusu yaptı.

İran, Türkiye ve Rusya liderleri, dün Tahran’da gerçekleştirilen ve rejim güçlerinin saldırı tehdidi altında bulunan Suriye’nin İdlib kentindeki durumu ele almak için gerçekleştirdikleri üçlü zirvenin ardından yayınladıkları ortak bildiride, sorunu, Astana görüşmelerini tanımlayan işbirliği ruhuna uygun olarak ele almayı kararlaştırdı.

Rusya, Türkiye ve İran, Astana görüşmelerinden çıkan sonuca göre Suriye’de aralarında İdlib’in de bulunduğu gerilimi azaltma bölgeleri oluşturmuşlardı. Astana görüşmeleri, çatışmaları Beşşar Esed başkanlığındaki rejimin lehine döndüren bir dönüm noktası olan 2015 yılındaki Rusya’nın Suriye müdahalesinin ardından başladı. Bu görüşmeler, BM’nin yürüttüğü Cenevre müzakerelerinin yerini aldı.

Tahran Zirvesi’nin bildirisinde, üç lider arasında Suriye konusundaki görüşmelerin bir sonraki turunun Rusya’da gerçekleştirileceği ifadesi de yer aldı.

Putin’den Esed’e desteğe devam

Zirve boyunca Rusya lideri Vladimir Putin, Suriye’nin kuzeydoğusunda yer alan ve muhaliflerin elinde bulunan İdlib bölgesini kontrol eden Nusra Cephesi ve DEAŞ unsurlarının barış görüşmelerinde taraf olmadıkları gerekçesiyle ateşkese karşı olduğunu vurguladı.

Putin mevkidaşları olan İran ve Türkiye liderleri ile görüşmeleri sırasında, Rusya’nın güvenilir müttefiği olan Suriye rejiminin ülkesinin tüm topraklarını tekrar kontrol etmesi gerektiğini belirtti.

Buna ek olarak Putin, başlıca görevlerinin İdlib’deki aşırı unsurların kovulması olduğunu vurguladı. Türkiye ve İran liderleri ile Suriye’deki gerilimi azaltma bölgelerinde aşamalı bir şekilde istikrarın gerçekleştirilmesi konusunu görüştüğünü de sözlerine ekledi.

Erdoğan’dan ateşkes çağrısı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise, zirve boyunca ateşkes çağrısı yaparak İdlib’in kan gölüne çevrilmemesi uyarısında bulundu. Erdoğan şunları da söyledi:

“Burada bir ateşkes kararına ulaşmamız halinde bu karar, zirvenin en önemli sonuçlarından birini oluşturacaktır. Böylelikle sivil halkın endişeleri de giderilecektir.”

Erdoğan, ülkesinin Suriyeli mülteci kapasitesini doldurduğunu ve Türkiye’ye yönelik mülteci akımını engellemek için bazı adımların atılacağını da sözlerine ekledi.

Türkiye, 7 yıl önce başlayan Suriye savaşından günümüze yaklaşık 3.5 milyon Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapıyor. Erdoğan geçtiğimiz Haziran ayında mültecilerin ülkelerine dönmelerini kolaylaştırma sözü vermişti.

BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi’nin tahminlerine göre İdlib’e saldırı düzenlenmesi halinde 800 bin kişi evlerini terk edecek.

Tahran’daki üçlü zirve, İdlib’in birkaç gündür Suriye rejimi ve Rusya’nın hava saldırılarına maruz kaldığı ve Esed güçlerinin saldırı hazırlıklarına devam ettiği sırada gerçekleştirildi. BM ve sivil toplum kuruluşları, saldırının gerçekleşmesi halinde bir insanlık krizi yaşanacağı uyarısında bulundu.

Ruhani: Bütün teröristler silahları bıraksın

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ise ateşkes tartışmasına ilişkin, “Bütün teröristler silahları bıraksınlar” ifadelerini kullandı. Hasan Ruhani, “İdlib’teki terör unsurları ile savaş, Suriye’ye barış ve istikrarın dönmesini temsil eden görevin ayrılmaz bir parçasıdır. Ancak bunun siviller açısından acı sonuçlar doğurmaması ve yanmış toprak politikasına dönüşmemesi gerekir” dedi.

Ruhani ayrıca ABD’nin Suriye hükümetini eleştirmesine de tepki gösterdi.
Putin de açıklamasında, Suriye rejiminin tüm vatan topraklarını tekrar kontrol altına alma hakkına sahip olduğunu ve bunu yapması gerektiğini kaydetti.

Üç lider, Suriye konusunun ele alınması için ABD’nin talebi ile toplanan BM Güvenlik Konseyi toplantısından birkaç saat önce Tahran’ın kuzeyinde bulunan kongre merkezinde bir araya geldi.

İdlib’deki 3 milyon kişinin akıbeti belirsiz

İdlib’te yarısı başka bölgelerden gelen mülteciler olmak üzere yaklaşık 3 milyon kişi yaşıyor. Rejimin tekrar kontrolü ele geçirmeden önce, muhaliflerin kontrol ettiği ülkenin farklı bölgelerinden aşamalı olarak siviller ile birlikte tahliye edilen on binlerce silahlı muhalif unsur da İdlib’de toplanmış bulunuyor. Muhalifler 2015 yılında İdlib’i ele geçirmişti.

Kentin büyük bir kısmı HTŞ (eski Nusra Cephesi) örgütün kontrolü altında. Diğer aşırıcı örgütler, İdlib’in geri kalanını kontrol ederken rejim güçleri ise güneydoğu kırsalına yayılmış bulunuyor.

Aynı şekilde HTŞ ve diğer örgütler, tam olarak Halep kırsalının kuzey doğusu, Hama’nın kuzey kırsalı (orta) ve Lazikiye’nin kuzey batısında yer alan paralel bölgelerde de varlıklarını koruyorlar.

Putin zirve sırasında, İdlib’teki terör unsurlarını, insansız hava araçları (İHA) ile düzenledikleri kışkırtıcı saldırıları sürdürmekle suçladı.

Erdoğan ise tarafların aslında ortak endişelerinin bulunduğunu belirterek bu nedenle daha mantıklı bir sonuca ulaşılabileceğini kaydetti. Rusya’nın, İHA’larla düzenli bir şekilde Suriye’nin batısında yer alan Hmeymim hava üssünü hedef aldıklarını iddia ettiği muhalif güçlerin, bunu bir daha yapamayacakları bir yere nakledilmelerinin mümkün olduğuna da işaret etti.