Türkiye İdlib’de muhaliflerin yanında, Esed ise saldırıya hazırlanıyor

Suriye rejimi, Humus-Halep uluslararası yolunun tekrar açılmasını sağlamak, Hama ve Lazkiye’de yaşamsal alanları güvence altına almak amacıyla ülkenin kuzeyindeki İdlib kırsalında sınırlı bir saldırıya hazırlanıyor. Geçtiğimiz Cuma günü İdlib’in güneyinde bulunan muhaliflerin kalelerini hedef alan v

Türkiye İdlib’de muhaliflerin yanında, Esed ise saldırıya hazırlanıyor

Suriye rejimi, Humus-Halep uluslararası yolunun tekrar açılmasını sağlamak, Hama ve Lazkiye’de yaşamsal alanları güvence altına almak amacıyla ülkenin kuzeyindeki İdlib kırsalında sınırlı bir saldırıya hazırlanıyor.

Geçtiğimiz Cuma günü İdlib’in güneyinde bulunan muhaliflerin kalelerini hedef alan ve onlarca sivilin ölümüyle sonuçlanan ağır bombardımanların ardından Esed güçleri, Han Şeyhun, el-Tamana, el-Tah ve Derabele bölgelerine yönelik saldırı gerçekleştirilirken, rejim güçleri Halep’te yer alan Urum el-Kubra bölgesindeki katliamlarını da sürdürdü.

53 sivil katledildi

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin (SOHR) aktardığına göre, Suriye’nin kuzeyindeki muhalif grupları hedef alan hava saldırılarında 26’sı çocuk olmak üzere 53 sivil hayatını kaybetti.

SOHR Genel Müdürü Rami Abdurrahman, “25’i çocuk olmak üzere 41 sivil, Halep’in batısındaki Urum el-Kubra bölgesine yönelik hava saldırılarında hayatını kaybetti” dedi. Abdurrahman ayrıca, biri çocuk 12 sivilin de İdlib’de düzenlenen saldırılarda öldürüldüğünü belirtti.

Şarku’l Avsat’a konuşan kuzeydeki muhalefet kaynakları, son gelişmeleri büyük çaplı askeri harekatın başlamasından önce rejimin uyguladığı “ön operasyonlar” olarak nitelendirdi.

Türkiye ve Rusya Nusra’nın tasfiyesi konusunda anlaştı

Muhalefet tarafından kontrol edilen belirli alanlardaki Humus- Halep hattını yeniden açmak ve Nusra Cephesi’ni tasfiye etmek için Türkiye ve Rusya arasında yapılan bir anlaşmaya değinen kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, “Şu an, Eylül öncesinde gerçekleşecek sınırlı operasyonlardan önce bir hazırlık yapılıyor” ifadelerini kullandı. Aynı şekilde bir saha komutanı 11 Ağustos’ta Alman Haber Ajansı’na (DPA) yaptığı açıklamada, “Hükümet güçleri, Hama ve İdlib bölgelerine takviye göndermeye devam ediyor. Bu takviyelerin ilki, dün Hama’nın kuzeybatısındaki Curin kampına ve İdlib’in batısındaki Cisr eş-Şuğur bölgesi yakınlarına gerçekleştirildi” dedi. Askeri yetkili, “Rejim güçlerinin diğer bir takviyesi de Hama ve İdlib savaşlarına hazırlık olarak Hama şehrinin doğusunda bulunan güçlere yönelik yapıldı” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Suriyeli siyasi analist ve radikalizm uzmanı Abdurrahman el-Hac, “Eğer rejim şimdi bir savaş başlatırsa tam bir işgal gerçekleştiremeyecek. Eğer Humus- Halep yolunda sınırlı bir çatışma olursa, muhaliflerin Lazkiye’den uzaklaştırılması ve hayati bölgelerin ele geçirilmesi hedefiyle Cisr el-Şuğur’un kontrolünün yanı sıra Suriye’nin merkez bölgesini güvence altına almak amacıyla Hama’nın kuzeyiyle bağlantılı güney bölgelere ulaşacak” dedi.

Hac, “Rejim, kayıpları hafifletmek için uzlaşma sağlamaya çalışacak. Ancak Türkiye’ye göç edecek yüzbinlerce mülteci başta olmak üzere çeşitli nedenlerden dolayı geniş bir süreçten geçmeyecek. Türkiye tüm bölgeleri kontrol etme amaçlı askeri bir karar almazsa, bu mültecileri barındıramayacak. Aynı şekilde Nusra Cephesi problemi de henüz çözülmüş değil” dedi.

Diğer taraftan Abdurrahman el-Hac, geçtiğimiz yıl Astana’da gerçekleşen Rusya-Türkiye anlaşmasının, uygulanmayan iki bölümden oluştuğunu, bu bölümlerin de rejim açısından İdlib’e saldırı bahanesi olacağını belirtti. El-Hac ayrıca, “Türkiye, Nusra’yı dağıtma çabalarında büyük bir yol kat etti. Daha önce 400’den fazla köyden geri çekilmelerinin ardından Nusra konusunda yeni bir durumla karşı karşıyayız. Nusra, kuzey bölgelerinde varlığını yoğunlaştırıyor. Ancak henüz ideal bir pozisyonda değiller. Unsurlarını dağıtma ve bölgelere entegre etme süreci, en zorlu aşamadır” açıklamasında bulundu. Ancak radikalizm yanlısı örgütün, tam olarak yok olmadığı sürece varlığının sonlanmayacağını söyleyen el-Hac, “Şu anda tüm süreçlerin tamamlanması mümkün değil. Bu durum Nusra Cephesi’nin, birkaç ay olsa bile varlığını sürdüreceği anlamına geliyor. Saldırılara karşı savunmasız da olmayacaklar, zira Özgür Suriye Ordusu (ÖSO), özellikle de Ceyşu’l İzze’nin (İzzet Ordusu), düzenlenen operasyonlardan büyük ölçüde zarar gördüğü kuzey bölgelerde de rejim operasyonları mevcut” dedi.

ÖSO’ya bağlı Ceyşu’l İzze’den askeri bir yetkili yaptığı açıklamada, Suriye Ulusal Kurtuluş Cephesi’ne katılan muhalif grupların, İdlib ile Hama’nın batı ve kuzey bölgelerinde savaşa hazırlandığını söyledi. Yetkili, bu gruplarda savaşanların sayısının, Halep’in güneyindeki cephelerde, İdlib, Lazkiye ve Hama’nın doğu ve batı cephelerinde Fadlullah el-Hacı liderliğinde 100 bini aştığını belirtti.

Türkiye muhaliflere savaşa hazırlanın çağrısı yaptı

Öte yandan Suriye muhalefetinden üst düzey bir kaynak, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki muhalif gruplara savaş için hazırlık yapmalarını bildirdiğini söyledi. Kaynağa göre Türkiye, “Savaşa hazırlanın. Uygun bir zamanda müdahalede bulunacağız” ifadelerini kullandı. DPA’ya konuşan kaynak, “Türkiye; Guta ve Dera’da olduğu gibi muhalif grupları terk etmeyecek. Aksine Suriye’nin kuzeyinde ilgili gruplar aracılığıyla güçlü bir varlığa sahip olacak. Türkiye şu anda İdlib, Halep, ve Hama’daki hastanelere, enstitülere, üniversitelere ve iletişim kuruluşlarına hizmet veriyor. Bu sebeple Rusya hava saldırılarının desteklediği hükümet güçleriyle yüzleşmek için muhalefeti yalnız bırakmayacak” dedi. Kaynak, Rusya ve Türkiye arasında Halep’teki uluslararası yolun açılması konusunda bir anlaşmanın sağlandığına da dikkati çekti.

SOHR, rejim güçlerinin Arbain, el-Zeka, Maarkaba köylerine ve Hama’nın kuzey kesimlerine topçu ve füze saldırılarını yoğunlaştırdığını belirtti. Son 35 gün içerisinde Hama’nın kuzey, ülkenin kuzeybatı ve kuzeydoğu bölgelerini hedef alan rejim güçleri tarafından başlatılan topçu ve füze saldırılarının sayısının 2014 yılına kıyasla daha fazla olduğu ifade edildi.

Reuters’ın Hama’nın kuzeyindeki silahlı muhalefet lideri Ebu-l Bera el-Hamavi’den aktardığına göre, Halep’in batısındaki Urum el-Kubra’ya yönelik saldırılar adeta bir katliama sebep oldu. Muhalefete ait Orient TV kanalı 20 kişinin öldüğünü belirtirken, SOHR ise saldırılar sırasında en az 18 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

Diğer taraftan Esed güçlerine ait helikopterler geçtiğimiz Perşembe günü İdlib’de “halkı devlet yönetimini kabul etmeye ve savaşı sonlandırmaya çağıran” broşürler dağıttı.

Ebu-l Bera el-Hamavi ayrıca, geçtiğimiz Cuma günü söz konusu saldırıların son aylarda gerçekleşen saldırıların en şiddetlisi olduğunu, halk üzerinde psikolojik bir savaşa neden olduğunu duyurdu. Reuters’a konuşan el-Hamavi, muhaliflerin rejim güçleriyle olası bir saldırıyı geri püskürtmeye hazır olduğunu vurgularken, İdlib’in diğer bölgelerden farklı olduğuna da dikkati çekti.

Öte yandan Hama’daki Ceyşul Nasr’ın sözcüsü Muhammed Raşid, “Esed yandaşları, henüz karada ilerlemedi. Saldırıları bombardıman ve hava saldırıları çerçevesinde gelişiyor” dedi.

Muhaliflerin kontrolü altındaki bölgelerde faaliyet gösteren Beyaz Baretliler, Twitter üzerinden yaptıkları açıklamada, “bombardımanda varil bombalarının kullanıldığını” vurguladı.

Aynı şekilde Esed rejimin resmi haber ajansı SANA’nın aktardığına göre Esed güçleri, Hama’nın kuzeyindeki “terör grupları” olarak nitelendirilen unsurlara karşı operasyon düzenledi. Bu çerçevede gruplara ait birçok karargahın imha edildiği ve birçok unsurun da öldürüldüğü belirtildi.

Türk Ordusu da gözlem noktalarını güçlendiriyor

Geçtiğimiz Cuma günü gerçekleştirilen hava ve topçu saldırılarının ardından 11 Ağustos’ta Suriye’nin kuzey bölgelerinde sakin bir atmosfer hakimdi. Söz konusu atmosfer, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yeni blok ve prefabrik duvar sevkiyatıyla da eş zamanlı yaşandı. Sevkiyatın, askeri mevzileri güçlendirme amaçlı yapıldığı ifade edildi.