Türkiye İdlib’deki muhaliflere silah ve cephane sevkiyatını yoğunlaştırdı
Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib bölgesinden Türkiye’ye doğru büyük bir göç dalgasını tetikleyebilecek geniş çaplı olası bir saldırı hususundaki endişeler devam ediyor. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Esed ve Rus güçlerinin olası saldırısına karşı Suriye sınırı boyunca konuşlandırılan bi
Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib bölgesinden Türkiye’ye doğru büyük bir göç dalgasını tetikleyebilecek geniş çaplı olası bir saldırı hususundaki endişeler devam ediyor.
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Esed ve Rus güçlerinin olası saldırısına karşı Suriye sınırı boyunca konuşlandırılan birimlerine yeni takviyeler göndermeye devam ediyor.
Şarku’l Avsat’ın Suriye’deki muhalif kaynaklardan edindiği bilgilere göre, TSK, kendi birliklerine takviye yapmanın yanısıra muhtemel saldırıyla başa çıkmalarına yardımcı olmak için Suriyeli muhalif savaşçılara silah tedarikini yoğunlaştırdı.
Üst düzey muhalif yetkililerden aktarıldığına göre, geçen hafta İran ve Rusya ile yapılan zirve toplantısında bölgeye yönelik saldırılardan kaçınılması üzerine bir anlaşmaya varılamamasının ardından, Türkiye İdlib ve çevresindeki muhaliflere daha fazla askeri yardım gönderdi.
Reuters haber ajansı da son birkaç gündür üst düzey Türk yetkililerle yapılan görüşmelere aşina olan Özgür Suriye Ordusu’nun (ÖSO) kıdemli bir komutanından, “Onlar (Türkler) uzun süreli bir savaş için tam askeri destek sözü verdi. Rejim istediği şeye ulaşamıyor” ifadelerini aktardı. Bir diğer muhalif komutan ise “Bu mühimmat sevkiyatları savaşın uzamasını sağlayacak. Yeni mühimmat gönderiyorlar. Oysa yakın vaade için daha fazlasına ihtiyaçları yok” açıklamasında bulundu.
Öte yandan, aralarında mühimmat yüklü kamyonların da bulunduğu ve sıkı güvenlik önlemleri arasında Suriye sınırına doğru ilerleyen yeni bir takviye konvoyu Kilis’e ulaştı.
Esed rejimi tarafından İdlib’e olası bir saldırı gerçekleştirileceği haberlerinin geldiği sırada, TSK, güney sınırındaki takviyelerini yoğunlaştırdı.
Türkiye Afrin ve Cerablus’taki muhalif grupları İdlib’e yönlendiriyor
Türk ordusu, silah ve araçlarla desteklenen 30 binden fazla birliğini Türkiye-Suriye sınırı boyunca konuşlandırdı. Aynı zamanda İdlib ve çevresindeki “gerilimi azaltma bölgeleri” kurduğu 12 gözlem noktasında bulunan kuvvetlerini yoğunlaştırdı. Bunun yanı sıra, Türkiye’nin, Zeytin Dalı ve Fırat Kalkanı bölgelerinde bulunan muhalif gruplara ve ÖSO’ya İdlib’e yönelmeleri talimatını verdiği ifade edildi.
Aynı zamanda Ankara, İdlib’e olası bir saldırının Suriye krizini çözmeye yönelik siyasi süreci baltalayacağı konusunda bir kez daha uyarılarda bulundu. Türkiye Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın dün gece Ankara’da düzenlediği basın toplantısında şunları söyledi:
“Çağrımız, dünya kamuoyunun, Batılı ülkelerin, Amerika Birleşik Devletleri’nin, bölge ülkelerinin, bu konuda eş güdüm ve koordinasyon içerisinde hareket ederek İdlib’e yönelik muhtemel bir saldırıyı durdurmasıdır. Beklentimiz bütün tarafların, paydaşların mutlaka bu süreç içerisinde önümüzdeki günlerde yapıcı katkılar sunacak şekilde bir tutum içine girmeleri ve İdlib’e yönelik bütün mahsurları ortadan kaldıracak siyasi çözüm üzerinde mutabık kalmalarıdır.”
Geçen hafta düzenlenen Tahran’daki üçlü zirve hakkında konuşan Kalın, “Geçen cuma günü Tahran’daydık. Orada yapılan görüşmeleri canlı yayından hepiniz de izlediniz. Açıkçası bizim de beklemediğimiz bir biçimde müzakere kısmı canlı yayınlandı. İdlib’in güney kısımları Tahran zirvesinden sonra bile hala saldırı altında” açıklamasında bulundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Moskova ve Tahran’a yönelik çağrılarına atıfta bulunan Kalın, “İdlib’e yönelik herhangi bir saldırı sadece insani bir trajediye sebep olmakla kalmayacak, çok ciddi siyasi ve diplomatik sonuçları da olacaktır” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin çabalarının İdlib’e yönelik saldırıyı durdurmak için yeterli olmayacağını vurgulayan Kalın, “Küresel kamuoyu bu konudaki sorumluluklarını yerine getirmelidir. İdlib’e yönelik saldırı her şeyden önce şu ana kadar devam eden siyasi süreçleri dinamitleyecek, ciddi bir güven bunalımına yol açacak ve ayrıca yüz binlerce kişiyi Türkiye’ye sürükleyecektir” dedi. Kalın,
Kalın, İdlib’e müdahale halinde oluşabilecek göç dalgası hakkında: ”Yüz binlerce insanın Türkiye’ye doğru göç etmesine sebep olacaktır. Zaten milyonlarca mülteciyi Türkiye’de barındırdığımız dönemde yeni bir göç dalgasının Türkiye’ye dönük gerçekleşmesi başka komplikasyonları ortaya çıkaracaktır. Buradan Avrupa’ya başka ülkelere de sıçrayacaktır” şeklinde konuştu.
Zaman zaman Batılı ülkelerin ‘Esed rejimi İdlib’de kimyasal silah kullanırsa müdahalede bulunuruz’ açıklamalarının yetersiz ve tutarsız olduğu değerlendirmesinde bulunan İbrahim Kalın, “Şu ana kadar Suriye savaşında öldürülen yüz binlerce insanın yüzde 99’undan fazlası konvansiyonel silahlarla öldürüldü. ‘Kimyasal silah kullanırsa müdahale ederiz’ demek ‘konvansiyonel silahlarla saldırmaya, şu andaki katliamları yapmaya devam edebilirsiniz’ demektir. Burada bütün silahlarla öldürmelerin tamamen durdurulmasına yönelik çağrıların yapılması, Esed rejimine yönelik bir takım başka girişimlerin devreye sokulması gerekiyor. Bu hususun altını özellikle çizmek istiyorum” dedi.