Türkiye Türkmenlerin Telafer’e girmesine karşı çıkmıyor
Haşdi Şabi komutanlığı, Irak hükümetine kendileri hakkında, “Telafer’in kurtuluşundan halk milislerini uzaklaştırmak için bir komplo” söylentisini engellemeye çağırdı. Telafer Türkmen Şii Başkanı Şeyh Muhammed Taki El-Mevla bu söze, “hiçbir aslı olmayan bir söylenti” diyerek cevap verdi. Mevla, Şark
Haşdi Şabi komutanlığı, Irak hükümetine kendileri hakkında, “Telafer’in kurtuluşundan halk milislerini uzaklaştırmak için bir komplo” söylentisini engellemeye çağırdı. Telafer Türkmen Şii Başkanı Şeyh Muhammed Taki El-Mevla bu söze, “hiçbir aslı olmayan bir söylenti” diyerek cevap verdi.
Mevla, Şark El-Avsat’a verdiği beyanatta, “bu sözleriyle Türkiye’yi, ABD’yi veya İngiltere’yi kast ediyorlara, bunun kesinlikle aslı yoktur. Doğru değildir”dedi. Bazı ‘şii milis güçleri’ yöneticilerinin ‘aralarında koordinasyon olmamasına’ atıfta bulunarak, “onlar kendi arzularına göre açıklama yapıyorlar” dedi. Mevla bunları, Ulusal İttifak’ın bir üyesi, geçmişte Umre ve Hac Heyeti Başkanı olarak Bağdat’ta Türk elçisiyle birlikte yaptığı bir toplantıda ortaya koydu. Mevla, “kuşkusuz Türkiye Telafer’in kurtulmasını destekliyor. ‘Türkmen Şii Güçleri’ kuvvetlerinin şehre girmesi hususunda Türkiye nezdinde hiç bir problem yoktur. Bana Irak hükümetinin onayıyla DEAŞ kovulduktan sonra Telafer’in imarında Türkiye’nin hazır olduğu bilgisi ulaştı.”
Mevla şöyle dedi, “Türkmen Milis ordusu Sünni, Şii, Yezidi, Mesihi savaşçılardan oluşuyor. Aramızda birik ve yüksek bir koordinasyon var. Ben Telafer’in kurtuluşu ile ilgili olarak gelecek günlerde Sünni Türkmen kardeşimle koordinasyon için Erbil’e bir ziyaret yapacağım.” O bunun Başbakan Haydar El-Abadi ve Genel Kurmay Başkanlığının onayladığı bir durum olduğunu kabul ederek, Telafer’in kurtuluşunu sınırlamaya götüren randevuyu reddetti.
Milis ordusu lideri Muin Kazımi açıklamalarında, bölgesel ve uluslar arası taraflardan ve milis ordusundan, emniyet güçlerinden güç çalma teşebbüsü, ulusal zaferlere karşı bir komploya ve Telafer’in kurtuluşunu engellemek için Türkiye’nin müdahalelerinin varlığına işaret etti.
Gözlemciler bazı Milis liderlerinin Musul’da gerçekleşen zafer katılmalarına izin verilmediği görüşünde. Belki de bunu, Kays Huza’li’nin, Hareketin Uygulama Meclisinin ilk kongresinde Musul’un kurtuluşu ile ilgili söylediği şu açıklamalarında bulabiliriz, “ Eğer Haşdi savaşa katılmış olsaydı, Musul’daki zafer daha çabuk kazanılabilirdi.” Kufe Üniversitesinde Siyasal Bilgiler hocası olan Üstat İyan El-Anber, Telafer savaşı etrafında temel üç eksen etrafına mücadele oluyor: Irak hükümeti, Haşdi Şabi ve Türkiye…
El-Anber Şark El-Avsat’a verdiği demeçte şunları söyledi, “Hükümet ekseni, Telafer’e yönelerek ve orasını kurtararak Musul’daki zaferini genişletmek istiyor. İkinci eksen olan Haşdi gruplarının da Musul’un kurtuluşunda kaçırdıklarını geri almak, konumunu ve pozisyonunu güçlendirmek için Telafer savaşında temel bir rol almak.”
Üçüncü eksen olan Türkiye’nin, bu günlerde Telafer savaşıyla ilgilenmediğine, özellikle Musul savaşından ve hiçbir rolü olmayan Ba’şika askeri kampından sonra Irak’taki önceliklerinin gerilediğine inanıyor.
El-Anber, Türkler hakkında şöyle düşünüyor, “Türkler bu soruna değil, dört Arap devleti ittifakının Katar’a boykot uygulamasında Katar’la ittifaktan kaynaklanan başka bölgesel bir soruna önem veriyorlar. Bu süreçte Amerika Başkanı Donald Trump’un provokasyonuna gelmek istemiyorlar.” Siyaset Bilimleri Hocası El-Anber şuna inanıyor, “Telafer yakında bitirilir. Haşdi Şabi güçlerinin savaşa ortak olmasına izin verilecektir. Fakat şehre daha evvel Irak Hükümeti tarafından alınacak bir kararla nihai bir ittifak görüntüsü içinde giremeyecektir.”
El-Anber, “Haşdi Şabi çoğu zaman şehirlere hükümet kuvvetleriyle birlikte girmek istediğini ve girdiklerinde zafer sürecinin hızlanmasında, pay sahibi olduklarını söylüyor. Bunu Enbar, Selahattin, Musul gibi savaşların çoğuda söylediler. Fakat El-Enbar, bütün bunları askeri savaşa katılmaya istek söylemlerinden daha çok siyasi açıklamalar olarak görüyor.