Umman ve İran hakkında bir sayfa
Son günlerde düzenlenen Uluslararası Riyad Kitap Fuarı’nda Bilad’ül-Arab Yayınevi’nden Suudi tarihçi Muhammed el-Zulfe’ye ait “Osmanlı Sultanı I. Abdülhamit ve Umman İmamı Ahmet bin Said arasında yapılan 4 önemli yazışma” başlıklı bir kitap satın aldım. Bu belgeleri Osmanlı arşivinden nasıl çoğalttı
Son günlerde düzenlenen Uluslararası Riyad Kitap Fuarı’nda Bilad’ül-Arab Yayınevi’nden Suudi tarihçi Muhammed el-Zulfe’ye ait “Osmanlı Sultanı I. Abdülhamit ve Umman İmamı Ahmet bin Said arasında yapılan 4 önemli yazışma” başlıklı bir kitap satın aldım.
Bu belgeleri Osmanlı arşivinden nasıl çoğalttığını açıkladıktan sonra tarihçi yazar Muhammed el-Zulfe şunları söylüyor; “Umman’ın Ahmed bin Said(ö. 1783) döneminde güçlü olduğu zamanlarda Basra Körfezi’nin Arap kimliğini muhafaza etmede ve başta Basra Körfezi’ni ele geçirmek için İran’ın bütün çabalarını boşa çıkarmada büyük bir rolü vardı.(s.9)”
Şu anki el-Busaid ailesinin atalarından birisi olan Ahmed bin Said’den önce de İran’ın Umman’ın su ve topraklarına yönelik hırsı durmadı. Tarihçi el-Zulfe’ye göre İran, Ya’rubiler döneminde Umman’ın içişlerine müdahale etti: “Düşmanca eğilimi ve genişlemeci politikasıyla bilinen Nadir Şah(ö.1747), Ya’rubiye ailesinin içerisinde meydana gelen çekişmeden dolayı yönetime nüfuz etme imkânı buldu. Maalesef Ya’rubiye ailesi içerisinde meydana gelen bu çekişme, askeri bakımdan çekişen tarafların yanında yer almak için İran’ın müdahalesine yol açtı… Ummanlı tarihçi İbn Züreyk, (el-Feth’ül-Mübeyyen kitabında) işgalci İran askerlerinin zulmünü ve Umman halkının yaşadığı sıkıntıları anlattı.”
Nadir Şah yönetiminin sona ermesiyle doğan kargaşa ortamının sonra ermesiyle Kerim Han Zend(ö.1779) İran’da yönetime geçerek Araplara yeniden saldırmaya karar verdi. Basra’yı kuşatmaya ya da harap etmeye başladı. Kerim Han, Umman’a kara üzerinden gitmek için Basra’yı istediğini söylüyordu. Safevi dönemindeki selefleri gibi Kerim Han Zend de meşhur Umman donanmasıyla mücadele edemedi. Osmanlı Sultanı I. Abdülhamit(ö.1789), İran’ın Osmanlı vilayeti olan Basra’ya saldırmasına tepki gösterdi. Bunun üzerine Ahmet bin Said, oğlu Hilal komutasında büyük bir donanma gönderdi. İşte bu hadise, 1779 yılında Umman İmamı’yla Osmanlı Sultanı arasındaki yazışmaların sebebiydi.
Ahmet bin Said, Basra’yı kuşatan İran ordusuna karşı askeri yardımda bulunmasının nedenini soran I. Abdülhamit’e iyi ve kötü günde Basra ve Umman’ın problemlerinin ortak olduğunu beyan etti.
Ahmet bin Said, Kerim Han’ın Basra’dan başlayıp karadan Umman’ı işgal etme niyetinin olduğunu dile getirdi: “Usta bir rehberin bile yolunu kaybettiği uzun çöllerden dolayı Kerim Han gibilerin bunu yapması imkânsızdır. Deneyim ve tecrübelerden dolayı denizden başarılı olamadılar. Ne kadar saldırsalar da onlara ummadıkları yerden geldim. Ne kadar zulmetseler de Allah, yaptıkları işlerden dolayı onları baş aşağı etti.”
Bugüne kadar Abbas, Nadir ve Kerim gibi şahların Arapların su ve toprakları üzerindeki emelleri değişti mi?