Ürdün, İsrail’e kiraladığı arazilerin sözleşmelerini sonlandırdı
Ürdün Kralı 2. Abdullah, El-Bakura ve El-Gamr arazilerinin İsrail tarafından kullanılmasına izin veren anlaşmanın 1B ve 1C ekleri gereğince imzalanan sözleşmeleri sona erdirmeye karar verdiğini söyledi. Siyasi isimlerle Hüseyniye Sarayı’nda bir araya gelen Kral 2. Abdullah, İsrail’in dün barış anlaş
Ürdün Kralı 2. Abdullah, El-Bakura ve El-Gamr arazilerinin İsrail tarafından kullanılmasına izin veren anlaşmanın 1B ve 1C ekleri gereğince imzalanan sözleşmeleri sona erdirmeye karar verdiğini söyledi.
Siyasi isimlerle Hüseyniye Sarayı’nda bir araya gelen Kral 2. Abdullah, İsrail’in dün barış anlaşması eklerinin çalışmalarını sona erdirme kararından haberdar edildiğini belirterek, “El-Bakura ve El-Gamr Ürdün’ün topraklarıdır ve öyle kalacak. Topraklarımız üzerinde tam egemenlik uyguluyoruz” ifadelerini kullandı.
Ürdün Kralı, El-Bakura ve El-Gamr meselelerinin geniş bir şekilde ele alınan ve uzun zamandır en önde gelen meseleler olduğuna işaret ederek, “Böylesine zorlu bölgesel koşullardaki önceliklerimiz, çıkarlarımızı korumak ve Ürdün ile Ürdünlüler için gerekli olan her şeyi yapmaktır” dedi. Kararın açıklandığı sırada hazır bulunanlar, Ürdün’ün yüksek menfaatlerine hizmet eden ulusal bir karar olarak kabul edilen “sözleşmenin sonlandırılması kararını” takdir ettiler.
24 yıl önce Ürdün ve İsrail arasında imzalanan barış anlaşmasının El-Bakura ekine göre, Ürdün’ün egemenliğinde olan El-Bakura bölgesi üzerinde İsrail’in özel hak ve menfaatlere sahip olmasını ön görüyor. Çünkü anlaşma ekinin ilk bendinde, El-Bakura topraklarının 25 yıllığına İsrail’e kiralanması belirtiliyor.
El-Bakura hikâyesi 1928’de başladı. Siyonist yatırımcı Pinhas Rutenberg, 2. Hasan Halid Ebu’l-Hüda hükümeti döneminde, bir elektrik şirketi kurmak için El-Bakura bölgesinden 6 bin dönümlük bir alanı satın aldı. Satış sözleşmesinde, Rutenberg’in herhangi bir araziyi herhangi bir tarafa satmaması gerektiğini şart koşmuştu. İsrail 1950 yılında, Rutenberg’e ait 6 bin dönümlük alanın 1390 dönümünü işgal etti. Ürdün ordusu o alana işgal edilmiş bölge olarak muamele etti. Ürdün 1994 yılında yapılan bir barış anlaşması ile işgal edilen 1390 dönümlük toprağın 560 dönümünü geri aldı. Geriye kalan 830 dönümün ise 25 yıl boyunca İsrail tarafından kullanılmasına izin verildi. Kira süresinin 25 Ekim 2019’da bitmesine rağmen, o dönem yapılan anlaşma şartları, taraflardan herhangi birinin sözleşmenin bitiminden en geç bir yıl öncesine kadar aksi bir beyanda bulunmaması halinde kira sözleşmesinin otomatik yenilenmesini öngörüyor. Buna göre, Ürdün’ün sözleşmenin yenilenmemesi yönündeki talebini İsrail tarafına en geç 25 Ekim’e kadar bildirmesi gerekiyor.
Ürdün Meclis Başkanı Atıf Taravane, Kral 2. Abdullah’ın İsrail’le imzalanan barış anlaşmasının iki eki gereğince El-Bakura ve El-Gamr topraklarının İsrail’e kiralanmasını sona erdirme kararına yönelik övgüde bulundu. Taravane, dün sabah Temsilciler Meclisi’nin düzenlediği toplantı sırasında, kendi adına, Temsilciler Meclisi üyeleri adına ve Ürdün halkı adına tutumundan dolayı Kral 2. Abdullah’a teşekkürlerini iletti.
Kral 2. Abdullah’ın kararı, Temsilciler Meclisi üyeleri tarafından da memnuniyetle karşılandı.
El-Bakura ve El-Gamr topraklarının İsrail’e kiralanmasını öngören barış anlaşmasının sona erdirildiğini vurgulayan Kral 2. Abdullah, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, “El-Bakura ve El-Gamr daima bizim önceliklerimiz arasında olmuştur. Kararımız barış anlaşmasının El-Bakura ve El-Gamr topraklarına ilişkin eklerini sona erdirmektir. Bu, bizim Ürdün ve Ürdünlüler için gerekli olan her şeyi yapma kararlılığımızdan ve isteğimizden kaynaklanıyor” ifadelerini kullandı.
Ürdün hükümeti geçtiğimiz günlerde, El-Bakura topraklarının 25 yıllığına İsrail’e kiralanmasını öngören anlaşmanın tekrar yenilenmemesine dair olan tutumunu açıklaması için sendikaların, partilerin ve sivil toplum örgütlerinin baskısına maruz kalmıştı.
Öte yandan, İslami Eylem Cephesi (IAF) Partisi tarafından yapılan açıklamada, halkın iradesine karşılık veren söz konusu kraliyet tutumuna yönelik övgüde bulunuldu. Dün yaptığı açıklamada kararına yönelik övgüsünü dile getiren parti, “Ulusal egemenliği ve onuru ön plana çıkarak her karar, hem dahili hem de harici olarak tüm farklı seviyelerde Ürdün ve Ürdünlülerin ilerlemesi için gerekli olanı hesaba katmalı” ifadelerini kullandı.