Ürdün Kralı 2. Abdullah: Suriye’nin güneyindeki ateşkes, siyasi çözüme katkıda bulunur

Ürdün Kralı 2. Abdullah, Suriye’nin güneyindeki gelişmeler hakkında bir açıklama yaparak, “En büyük önceliğimiz, kuzey sınırını terörist gruplardan ve yabancı milislerden korumaktır” dedi. 2. Abdullah, Ürdün haber ajansı Petra’ya verdiği röportajda, DEAŞ’a karşı savaşta ilerleme olduğuna dikkat çeke

Ürdün Kralı 2. Abdullah, Suriye’nin güneyindeki gelişmeler hakkında bir açıklama yaparak, “En büyük önceliğimiz, kuzey sınırını terörist gruplardan ve yabancı milislerden korumaktır” dedi.

2. Abdullah, Ürdün haber ajansı Petra’ya verdiği röportajda, DEAŞ’a karşı savaşta ilerleme olduğuna dikkat çekerek, ülkesinin terörle mücadele için uluslararası koalisyonda etkinliğini sürdüğünü dile getirdi.

Sınırlara yakın sivilleri hedef alan saldırılarla göç dalgalarına neden olan DEAŞ ve Suriye’de savaşan yabancı gruplarla başa çıkmak için ülkesinin hazır olduğunu ifade eden Ürdün Kralı, “Son zamanlarda Ürdün, Rusya ve ABD’nin çabalarıyla varılan Suriye’nin güneyindeki ateşkes anlaşması, ortak menfaatlere ulaşmak için Suriye’nin diğer bölgelerinde model olarak uygulanabilir. Ateşkes anlaşması, Cenevre süreci vasıtasıyla, Suriye krizine siyasi bir çözüm bulmak için uygun ortamın oluşturulmasına katkıda bulunacak” dedi.

“Siyasi bir çözüme ulaşılmalı”

Kral 2. Abdullah’ın yaptığı açıklamada, “7 yıllık yıkım, öldürme ve yerinden etmenin ardından tüm tarafların kabul edeceği, krizi bitirecek, Suriye topraklarının birliğini, vatandaşların güvenliğini, Suriyelilerin barış ve onurlu yaşam geleceğini garanti altına alacak siyasi bir çözüme ulaşılmalıdır” ifadeleri yer aldı.

Aşırılık ve teröre karşı savaşın, uluslararası ve uzun vadeli bir savaş olduğuna dikkat çekti. Terörizmle savaşta son zamanlar kaydedilen olumlu gelişmelerin, ülkeler arasındaki koordinasyonun iyileşmesinden kaynakladığına vurgu yaptı.

“Bölge halklarına umut vermeliyiz”

Ürdün Kralı, “Bazı Arap ülkelerinin yaşadığı çeşitli krizlere radikal çözümler sunmazsak, bunlar tekrar gündeme getirilebilir. Şiddet ve savaş girdabında dolaştırılan bölge halklarına umut vermeliyiz. Aynı zamanda, şu anki ve gelecekteki nesiller için umut sağlamanın zamanı geldi” dedi.

Myanmar hükümetinin Arakanlı Müslümanlara uyguladığı şiddete de değinen Kral, Arakan’daki Müslümanlara uygulanan ve on binlerce masum insanın ölümüne ve yerlerinden olmasına neden olan şiddet eylemlerini kınadıklarını vurguladı.

Myanmar hükümetine baskı çağrısı

Kral 2. Abdullah, inanç özgürlüğü ile azınlıkların haklarının korunması için uluslararası topluma, ahlaki ve yasal sorumluluğunu yerine getirme ve Myanmar hükümetine baskı yapma çağrısında bulundu.

Irak meselesine de değinen Ürdün Kralı, Irak hükümetinin DEAŞ’a karşı gerçekleştirdiği savaşına ülkesinin verdiği desteği teyit ederek, “Irak’ta halkın menfaati, güvenliği ve istikrarı haricinde bir gündemimiz yok. Iraklıların, uzlaşma ve ulusal birlik sağlamak için birlikte çalışması gerekiyor. Terörizm ve mezhepçilik yolunu engellemek için Irak halkının tüm bileşenlerini içeren siyasi ilerleme olmalı” açıklamasında bulundu.

Filistin meselesi

Ürdün ve Irak arasındaki Trebil sınır kapısının yeniden açılmasının iki ülke arasındaki ticaret ve yatırımın artırılmasına yönelik önemli bir adım olduğunun altını çizen 2. Abdullah, Filistin meselesi hakkında da şu açıklamalarda bulundu, “ABD Başkanı Trump ve onun yönetim kadrosuyla temaslarım sırasında, Filistinliler ile İsrailliler arasındaki barışı garantileyecek çabaları desteklemeye bağlı olduklarını gözlemledim” dedi. Barış sürecinde ilerlemenin olmamasının, bölge halkları arasındaki hayal kırıklığı ve öfkeyi besleyerek, Filistinlilere karşı yapılan adaletsizliği ve Kudüs’teki Müslüman ve Hıristiyanların kutsal alanlarına karşı yapılan saldırıları sömüren aşırılık yanlılarının gündemine hizmet edeceğini söyledi.

Ürdün’e dair açıklamalarda da bulunan 2. Abdullah, Ürdünlü vatandaşlar için en iyiyi elde etmeyi hedefleyen ve ülkenin inşasına aktif olarak katılmalarını sağlayan reformun, devam eden ve aşamalı bir süreç olduğuna değindi.

Bireysel ve kamusal hakların korunmasının, adalet ve eşitliklerin geliştirilmesi için temel olduğuna işaret ederek hukukun üstünlüğüne vurgu yaptı.