Washington: Hakkani grubu lideri ve oğlu iki değerli hedeftir
ABD yönetimi, terörle mücadelesinde Hakkani grubu liderlerinden Celaleddin Hakkani ve oğlu Siraceddin Hakkani’yi ‘iki değerli hedef’ olarak sınıflandırdı. ABD yönetimi ayrıca, Pakistan hükümetine gayri resmi kanallar vasıtasıyla, ABD güçlerinin Pakistan topraklarında askeri operasyon yürütme i
ABD yönetimi, terörle mücadelesinde Hakkani grubu liderlerinden Celaleddin Hakkani ve oğlu Siraceddin Hakkani’yi ‘iki değerli hedef’ olarak sınıflandırdı. ABD yönetimi ayrıca, Pakistan hükümetine gayri resmi kanallar vasıtasıyla, ABD güçlerinin Pakistan topraklarında askeri operasyon yürütme ihtimalin olduğunu da bildirdi.
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Pakistanlı siyasi yetkililerin, Washington’un İslamabad’a yardımları askıya alması durumunda hükümete misilleme yapma çağrısında bulunmalarını engellemek için Pakistan’a yönelik seçeneklerini değerlendiriyor. Pakistanlı Muhalif Lider İmran Han, “ABD’nin ücretsiz olarak kendilerine sunduğumuz askeri tesislerimizi kullanmalarını reddetmeliyiz” açıklamasında bulunmuştu.
Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan Pakistanlı yetkililer, hükümet çevrelerinde, Pakistan’ın aşiretler bölgesine insansız hava araçları (İHA) veya komandolar vasıtasıyla baskınlar yapılmasına yönelik korku hâkim olduğunu belirttiler. Yetkililer, İslamabad ile Washington arasındaki siyasi gerilimin tırmandığı bir ortamda Pakistan’ın Afganistan’da konuşlandırılan ABD birliklerinin kendi topraklarına yapacağı bir ‘ihlali’ kabul etmeyeceğini aktardılar.
Pakistanlı liderler, ABD ile siyasi gerilimin başlangıcından bu yana ülkenin güvenliğini sağlamak için gerekli tüm önlemleri alacaklarını vurguladılar.
Şarku’l-Avsat’a açıklamalarda bulunan İslambad’daki kaynaklar, ABD yönetiminin, Pakistan hükümetine, Afganistan sınır bölgesindeki Hakkani grubu liderlerini öldürme veya tutuklama taleplerini bildirdiklerini belirttiler.
ABD’nin Hakkani grubu liderlerine yönelik bu talebini son yıllarda birkaç kez tekrarlamasına rağmen, bu kez talebin kabul edilmesi, ABD yönetiminin güvenceleri göz önüne alındığında, mevcut çıkar çatışmaları ve ilişkilerin devam etmesi gibi konulardan ötürü aciliyet arz ediyor. Her ne kadar Pakistanlı yetkililer reddetse de, ABD yönetimi Pakistan’ı, Aşiretler Bölgesini Hakkani grubu için güvenli bir liman haline getirmekle suçluyor. Bununla birlikte, Pakistan ordusu 2014 yılında ülkenin kuzeyine girerek Hakkani grubu da dahil olmak üzere tüm silahlı gruplara karşı geniş çaplı operasyonlar düzenlediğini açıkladı.
Ancak ABD yönetiminin Pakistan ile Hakkani grubu arasında bağlantı olduğu tezi, 2012 yılında Pakistan’ın ABD’li diplomatlar ile Hakkani liderlerini İslamabad’da bir araya getirmesiyle güçlendi.
Uzmanlar, Pakistan-ABD ilişkilerinin Trump’ın Pakistan hükümetini, yalan söylemek ve aldatmakla suçlamasının ardından kritik bir noktaya geldiğini söylüyorlar. Hakkani grubu, özellikle Afgan Taliban’ıyla olan bağlantısı çerçevesinde Pakistan topraklarındaki en acımasız silahlı grup olarak tabir ediliyor. Hakkani grubu, Kuzey Veziristan bölgesini, NATO kuvvetleri ve Afganistan’daki ABD güçlerine saldırı düzenlemek için uzun süre bir üs olarak kullandı.
CIA, 1980’lerdeki Sovyet işgaline karşı başlatılan savaş sırasında tercih edilen Hakkani grubunu artık terörist grup olarak görüyor. O dönemde CIA, Afgan mücahitlere yardımlarda bulunuyordu.
Durumdan şaşkın olduklarını belirten Pakistanlı yetkiler, ABD güçlerinin Pakistan topraklarında Hakkani grubuna yönelik hava saldırıları düzenlemelerinden korktuklarını ifade ettiler. Şarku’l Avsat’a yapılan açıklamalarda Pakistanlı yetkililer, ülke topraklarında Hakkani grubuna yönelik olası bir operasyonu kabul etmediklerini dile getirdiler.
Uzmanlar ise, ABD Başkanı’nın açıklamalarıyla birlikte gerilimin hâkim olduğu böylesine bir atmosferde, Pakistan hükümetinin şu an için kendi topraklarında yürütülecek herhangi bir ABD askeri operasyonuna askeri olarak cevap verebilme seçeneğinin olmadığı görüşündeler.
Diğer yandan Fransız Haber Ajansı’nda (AFP) yer alan haberde, ABD’nin İslamabad’a yardımları dondurma kararı alma tehdidinin ardından Pentagon’un terörle mücadelede yumuşak davranmakla suçladığı Pakistan’a misilleme yapma ihtimali ön plana çıkartıldı. ABD’nin Afganistan’daki birliklerine takviye sağlamak için mevcut seçenekleri tartıştığı belirtildi.
Pakistan’ın Taliban veya Hakkani grubu gibi isyancı gruplara karşı çok yumuşak davrandığına inanan ABD’li yetkililer tarafından cuma günü yapılan açıklamada, Pakistan’a 2 milyar dolarlık yardımın askıya alınabileceği belirtildi. Afganistan’da 16 yıldır savaşan Washington için en büyük riskin, 2011’de olduğu gibi Pakistan’ın sınırlarını ve Karaçi Limanı’nın kapanarak ABD lojistiğinin engellenmesi olduğu kaydedildi.
İslamabad, özellikle ABD’nin 2011’de Usame bin Ladin’i öldürdüğü gizli operasyona tepki göstererek, o dönemde Washington’la yapılan bir dizi diplomatik kriz yaşamıştı. ABD liderliğindeki NATO güçleri, Rusya’yı, Orta Asya’yı ve Kafkasya’yı geçip daha uzun ve maliyetli bir yol ile Kırgızistan’daki bir hava üssü kullanmak zorunda kalmıştı.
Güney Asya konusunda uzmanlaşmış olan Georgetown Üniversitesi Öğretim Görevlisi Christian Feuer, AFP’ye yaptığı açıklamada, “Pakistan hava sahasının ABD kargo uçaklarına kapatılması ‘büyük sorun’ olacak” ifadelerini kullandı. Kırgızistan’daki hava üssünün 2014 yılında kapatıldığını hatırlatan Feuer, Washington ile Moskova arasındaki gergin ilişkiler nedeniyle ABD’nin Orta Asya ülkelerine girişinin zorlaşmasının da muhtemel olduğunu aktardı.
Ancak ABD’li yetkililer, “esnek ve düzenli” bir gıda, eşya ve ekipman ağı kurduklarını savunuyor. AFP’ye demeç veren Yarbay Kony Faulkner, “Askeri planlama çerçevesinde, eğitim misyonumuzu sürdürmek ve operasyon alanında Afgan kuvvetlerine tavsiye ve yardım sağlamak için planlarımızı sürekli geliştiriyoruz” açıklamasında bulundu. ABD Savunma Bakanı James Mattis de “Gıda ve teçhizat temininde olası bir aksamadan endişe duymadığını” belirtti. Pentagon’dan bir yetkili ise olası bir sorun karşısında seçeneklerden birinin ticari uçuşları kullanmak olduğunu ifade etti. Ancak AFP’ye açıklamalarda bulunan yetkili, “ABD bu ek masrafı ne kadar süreyle finanse edebilir?” şeklindeki soruya, “Sorun haftalar ya da aylarca devam ederse, durum geçici çözümlerle yönetilebilir. Hatta uzun vadeli bir yasak daha gerçekçi ve cömert çözümler bile gerektirebilir” cevabını verdi.