‘Yüzyılın Anlaşması’ Vakit Kaybıdır
Filistin Devlet Başkanlığı Sözcüsü Nebil Ebu Rudeyne, ABD’nin “Yüzyılın Anlaşması” ya da başka isimler altında bölge devletlerine yapacağı yeni ziyaretin, Arapların ve uluslararası kurumların üzerinde ittifak ettiği meşru kararları ihlal etmeyi sürdürdüğü müddetçe vakit kaybı olduğunu söyledi. Rudey
Filistin Devlet Başkanlığı Sözcüsü Nebil Ebu Rudeyne, ABD’nin “Yüzyılın Anlaşması” ya da başka isimler altında bölge devletlerine yapacağı yeni ziyaretin, Arapların ve uluslararası kurumların üzerinde ittifak ettiği meşru kararları ihlal etmeyi sürdürdüğü müddetçe vakit kaybı olduğunu söyledi. Rudeyne, “Filistinlilerin kabul etmediği ve özellikle Filistin davasındaki uluslararası meşruiyet kararlarıyla uzlaşmayan ABD planlarının kaderi başarısızlıktır” dedi.
Rudeyne açıklamalarına şöyle devam etti: “New York ve BM’de başlayan ve barış planını geçirmeyi planlayan Amerikan turunun hiçbir anlamı yok. İnsani yardım karşılığında Gazze’nin Kudüs ve mukaddesatından vazgeçmesini içeren belirsiz fikirler, BMGK’nın ve Filistin devletinin kararlarına uygun olmadığı sürece hiçbir sonuç vermeyecektir. Filistin halkının onayı ve Mahmud Abbas’ın imzası olmadan bu planın kaderi başarısızlıktır. Üstelik bu adım istikrarsızlığı arttırarak bölgeyi bilinmeze doğru sürükleyecektir.”
Bölgedeki barış çabalarını güçlendirmek için Beyaz Saray’da verimli bir toplantı yapıldığı açıklamasının ardından yaptığı açıklamasında Rudeyne, Arap-İsrail çatışmasını sonsuza kadar sürmesini engelleyecek olan planın, uluslararası toplumun kabul ettiği meşru ilkelere uygun olarak 1967 sınırları içinde başkentinin Doğu Kudüs olduğu bağımsız bir Filistin Devleti’nin kurulmasını sağlayan iki devletli çözüm olduğunu belirtti.
Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, toplantının Trump’ın damadı ve başdanışmanı Jared Kushner öncülüğünde, Kushner’in uluslararası müzakereler özel temsilcisi Jason Greenblatt’in ve ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley’in de katılımıyla Ortadoğu ve Gazze’deki insani krizin ele alındığı ifade edildi.
Bildiride, Kushner ve Greenblatt’ın önümüzdeki hafta İsrail, Mısır, Ürdün, Katar ve Suudi Arabistan’a Gazze’deki durumu konuşmak ve ABD’nin “Yüzyılın Barış Planı”nı tanıtmak için gideceği açıklandı. Bölgeye planlanan ziyaret, Gazze Şeridi’ndeki insani durumun yanı sıra ABD barış planına odaklanmayı hedefliyor.
İsrail kaynaklarında yer alan haberlere göre, ABD, İsrail ve AB’nin terörist ilan ettiği Gazze’yi yöneten Hamas ile ilişkisi sağlamak için Katar’a ziyaret gerçekleştirileceği açıklanırken İsrail ile Katar arasında uzun zamandır Gazze konusunda işbirliği olduğu belirtildi.
Beyaz Saray’da Cuma günü Ortadoğu ve Gazze konulu bu toplantı düzenlendi ancak Filistin ve İsrailliler için Amerikan planıyla ilgili net bir imaj oluşmuş değil. Filistinli bir yetkili Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada hiçbir tarafın Filistin hükümetine resmi bir öneri sunmadığını söyledi. Yetkili görüşmelerin henüz sonuçlanmadığını düşünüyor.
“Herkes çok iyi biliyor ki bu plan Filistin tarafından reddedildi. ABD tarafından tek taraflı desteklenen bu plana geri dönmemiz mümkün değil” diyen yetkili Mahmud Abbas’ın Amerikan planına karşı sunduğu barış planına dikkat çekerek Abbas’ın Amerikan’ın taraflardan biri olduğu çok taraflı uluslararası bir mekanizma kurmak için bir zirve gerçekleştirilmesi önerisini hatırlattı. Yine Abbas tek taraflı tüm eylemlerin durdurulması ve buna bağlı olarak Amerika’nın Kudüs kararını da dondurmasını talep etmişti. Filistin hükümeti Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıması ve büyükelçiliğini oraya taşımasından sonra ABD ile ilişkilerini kesmişti. Abbas, ABD’nin Kudüs’teki varlığını büyükelçilik değil “Amerikan üssü” olarak nitelemiş ve barış sürecinde Amerikan rolünün nihai olarak bittiğini vurgulamıştı.
Filistinliler aynı zamanda İsrail’in Uluslararası Ceza Mahkemesinde yargılanması için harekete geçtiler. Şu anda Filistin özerk yönetimi merhalesinden Filistin Devleti aşamasına geçişi gerçekleştirmek için çalışıyorlar. İsraille yapılan tüm anlaşmaların ilga edilmesinden sonra Filistin Devletinin egemenliğini oluşturmak istiyorlar. Filistin Devleti’ni tanıyana kadar İsrail’in tanınmasının askıya alınmasını talep ediyorlar ve ABD’nin yargılanmasının imkanı olup olmadığını araştırıyorlar.