zahran zirvesi

Zahran zirvesi, Türkiye’nin Arap ülkelerinin iç işlerine müdahalesini ele alacak

Suudi Arabistan’ın doğusundaki Zahran kenti, yarın, Arap Birliği’nin devlet başkanları düzeyinde düzenlenecek 29. Zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Zirvede, Arap ülkelerinin iç işlerine yönelik bölgesel müdahaleler ve özellikle İran ve Türkiye’nin bölgeye yönelik müdahaleleri de konuşulac

Zahran zirvesi, Türkiye’nin Arap ülkelerinin iç işlerine müdahalesini ele alacak

Suudi Arabistan’ın doğusundaki Zahran kenti, yarın, Arap Birliği’nin devlet başkanları düzeyinde düzenlenecek 29. Zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Zirvede, Arap ülkelerinin iç işlerine yönelik bölgesel müdahaleler ve özellikle İran ve Türkiye’nin bölgeye yönelik müdahaleleri de konuşulacak.

Arap ülkelerinin içinde bulunduğu zor koşullar ve “Arap Baharı” olarak adlandırılan olayların getirdiği sarsıntıların gölgesinde düzenlenecek olan zirve, Arap liderlerin gelecekte Arap ülkelerinin daha etkin olması için birlikte çalışmanın önemine vurgu yapılacak.

Zirve’nin üç ana gündemi: Suriye, Kudüs ve Yemen

Zirvede konuşulacak en önemli 3 konu, Esed rejiminin Doğu Guta’da kimyasal saldırı düzenlemesinin ardından uluslararası güçlerin rejime karşı operasyon düzenlediği Suriye’deki son durum, ABD’nin Büyükelçiliği’ni Kudüs’e taşımasına bir ay kala Kudüs’teki son gelişmeler ve Yemen’de Husilerin Suudi Arabistan topraklarına yönelik düzenlediği balistik füzelerden sonra yükselen gerilim.

‘Türkiye ve İran, Arap ülkelerinin egemenliğine tehdit oluşturuyor’

Bununla birlikte, zirvede, Arap ülkelerinin iç işlerine yönelik bölgesel müdahaleler ve özellikle İran ve Türkiye’nin bölgeye yönelik müdahaleleri de konuşulacak.

İran’ın Ortadoğu’ya yönelik siyaseti, başta Körfez ülkeleri olmak üzere birçok Arap ülkesi açısından endişe kaynağı oluşturuyor. İran, Arap ülkelerine yönelik genişlemeci bir siyaset izlerken, krizlerin birbirini izlediği Irak, Suriye, Lübnan ve Yemen, İran’ın genişlemeci siyasetinin önünde açık bir alan olarak duruyor.

Türkiye’nin ise İhvan-ı Müslimin gibi Arap ülkeleri tarafından “terörist” olarak nitelenen örgütleri koruması ve Mısır yönetimini sıkıştırma girişimleri, bununla birlikte Libya ve Tunus’ta istikrarı bozan bir rol üstlenmesi Türkiye’yi Arap ülkeleri açısından kaygıyla bakılan bir güç haline getiriyor. Irak, Türkiye’nin PKK’yı bahane ederek topraklarında askeri operasyon düzenlemesinden dolayı mağduriyet yaşıyor.

Üyeliği askıya alınan Suriye’den temsilci yok
Zahran’da düzenlenecek zirveye Arap Birliği’nin 22 üye ülkesinden 21’inin yetkilileri katılırken, üyeliği askıya alınan Suriye’den herhangi bir yetkili katılmayacak. Mart 2011’de başlayan yönetim karşıtı barışçıl protestolara şiddet kullanarak müdahale eden Suriye’nin üyeliği 7 yıl önce askıya alınmıştı.

Suriye’deki savaşla birlikte, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik balistik füzelerini artırması nedeniyle gerilimin yükseldiği Yemen de zirvenin önemli konuları arasında yer alacak.

Husilerin balistik füze saldırılarına dair ortak bildiri yayınlanabilir

Zirve sonrası Yemen konusunda ortak bir bildiri yayınlanarak, Arap ülkelerinin bu konuda başka somut adımlar atıp atmayacağına dair açıklama getirilecek.

Arap dünyasında, son zamanlarda Suudi Arabistan – Irak – Körfez ülkeleri arasında görülen yakınlaşmayla olumlu gelişmeler yaşansa da, Katar krizinde herhangi bir olumlu gelişme gözlenmiyor. Zirve öncesi Körfez ülkeleri, Katar krizinin Körfez içindeki mekanizmalarla çözülmesi ve uluslararası bir sorun haline getirilmemesi konusunda ısrarlarını sürdürüyor.

Katar krizi gündemde yok

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adil el-Cubeyr, önceki gün (Perşembe) yaptığı açıklamada, Körfez krizinin yarın düzenlenecek Arap Birliği zirvesinde gündemde olmayacağını bildirmişti. Gazetecilerin soruları üzerine, “Bu mesele Körfez İşbirliği Teşkilatı toplantılarında tartışılacak” ifadelerini kullanmıştı.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dış İlişkilerden Sorumlu Devlet Bakanı Enver Karkaş ise resmi twitter hesabı aracılığıyla yaptığı açıklamada, Katar krizinin çözümüne dair herhangi bir ilerleme olmadığını belirterek, “Çözümün anahtarı Riyad’dır. Bu çözüm, Mısır’ın da katılacağı Körfez içi bir çözüm olmalı ve siyasi ilkeler ile talepleri karşılamalı. Dört ülke de bu konuda hemfikir” cümlelerine yer vermişti.

Türkiye’ye Afrin ve Kuzey Irak’tan çekilme çağrısı

Öte yandan, Arap Ülkeleri Dışişleri Bakanları, düzenledikleri toplantı sonrası yayınladıkları ortak bildiride, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki Afrin bölgesi ve Irak’ın kuzeyinde asker bulundurmasını reddettiklerini belirterek, Ankara yönetiminden kuvvetlerini kayıtsız ve şartsız olarak Afrin ve Irak’ın kuzeyinden çekmesini istedi. Türkiye’nin söz konusu bölgelerde asker bulundurmasının Arap ulusal egemenliğini ihlal ettiğini belirtti.

ABD’nin Kudüs kararına tepki

Dışişleri Bakanları, yayınladıkları bildirgede, ayrıca, Suriye’nin başkenti Şam yakınlarındaki Doğu Guta bölgesine yönelik düzenlenen şiddetli askeri operasyonları ve ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak niteleyerek, Tel Aviv Büyükelçiliği’ni Kudüs’e taşıma kararını kınadı.

Bildirgede, Kudüs’ün Filistin devletinin başkenti olduğunu vurgulayan Dışişleri Bakanları, İsrail’in 1967 topraklarında uyguladığı sömürgeci yerleşim politikalarını da kınadı.