zahran zirvesi

Zahran Zirvesi’nde Libya

Kudüs Zirvesi bir ‘kavşak zirvesi’dir. Suudi Arabistan’ın Doğu kenti Zahran’da Kral Selman bin Abdülaziz’in başkanlığında önemli, zor ve karmaşık meseleleri tartışmak için düzenlenen bu 29. Arap Zirvesi, daha çetrefilli ve zor dosyalar açmış ve Arap krizlerinin en önemli meselelerinden biri olan Lib

Zahran Zirvesi’nde Libya

Kudüs Zirvesi bir ‘kavşak zirvesi’dir. Suudi Arabistan’ın Doğu kenti Zahran’da Kral Selman bin Abdülaziz’in başkanlığında önemli, zor ve karmaşık meseleleri tartışmak için düzenlenen bu 29. Arap Zirvesi, daha çetrefilli ve zor dosyalar açmış ve Arap krizlerinin en önemli meselelerinden biri olan Libya meselesi de tartışmalara konu olmuştur. Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt, zirvede yaptığı konuşmada bu duruma şu sözüyle işaret etti, “Libya’daki kriz, Birliğin öncelikleri arasındadır.” Arap Birliği sözcüsü de bu konuda aynı görüşü benimsedi. Krize net bir çözüm sunulması için Arap Birliği’nin sürece doğrudan müdahalesine ve Libyalı grupları bir araya getirecek siyasi bir çözüm için özellikle de Zahran’ın siyasi ikliminde yeşerecek bir Arap ittifakına olan ihtiyacın altı çizildi. Arap olan veya olmayan birçok başkente taşınıp yayılan kriz için gerçek bir çözüm süreci başlatabilecek Suudi önderliğinin önemine de vurgu yapıldı. Söz konusu kentlerin hiçbiri, savaşın ve kargaşanın savurduğu grupların arasındaki uçurumda köprü vazifesi görecek kayda değer bir ilerleme gösterememiştir.

Suudi Arabistan’daki Zahran’da düzenlenen Arap Zirvesi, Libya meselesini öncelikleri arasında aldı. Arap liderliğindeki zirve, özellikle siyasi düşüncede modernlik ve özgünlüğü bir araya getirdi ki bu, dosyaların bir çoğunda ilerlemenin güvencesi olabilir. Özellikle Suudi Arabistan Krallığı, milisler ve kargaşa yerine Libya’daki istikrarı açık bir şekilde destekleme siyaseti gütmektedir. Yani Katar rejimi ve milisleri destekleyip Tora Bora, Peşaver ve Guantanamo dağlarından getirilen siyasal İslamcı grupları en ufak insani ve düşünsel eğitime tabi tutmaksızın Libya’ya yerleştirmek suretiyle Libya dosyasını düğüm haline getiren bölgesel diğer ülkelerin izlediği yolu izlememiştir. Şüphesiz bu durumda, ihtiyaçlarını ve kan dökülmesi konusundaki iştahlarını doyuran bir kargaşaya uygun zemin bulmaktır.

Zahran’daki Arap Zirvesi, ‘Libya’daki meşru kurumları desteklemenin öneminin’ altını çizdi. Arap Birliği’nin ev sahipliğinde AB, BM ve Afrika Birliği ile yürütülen dörtlü diyalog, Süheyrat Anlaşması’na dayanan bir ulusal barış yoluyla krizi sonlandıracak bir anlaşmaya varmayı, Libya’nın toprak bütünlüğünü korumayı ve toplumsal dokuya tutunmayı hedeflemektedir. Zirve aynı zamanda Libya’nın terör çetelerini alt etmeye ve bu çetelerin çukurlarının ve kalıntılarının Libya’nın kendisi ve komşuları için oluşturduğu tehlikeyi ortadan kaldırmaya yönelik çabalarını da desteklemektedir.

Arap Zirvesi, içeriği bir kenara bırakarak anlaşmanın genel çerçevesini kabul eden siyasal İslamcı gruplar tarafından değişik şekillerde ihlal edilen Suheyrat Anlaşması’na dayanmakta olup onun uygulanmasına vurgu yapmaktadır. Anlaşma metnini ihlal etmede, İhvan’ın çizdiği tek bir çizgide ilerleyen ‘Devlet Meclisi’, ‘Mücadele’ ve 94 olarak bilinen en uzak ulusal blok gibi paralel yapılar oluştu.

Libya bugün, kargaşa ve yolsuzluğun ağır yükünden kurtulmak için çözüme yardımcı olacak bir Arap ittifakına son derece muhtaçtır. Geç olmadan ve ülkenin tek ekonomik kaynağı olan petrolün tükenmesinden önce sürdürülebilir bir kalkınma gerçekleştirmesi gerekir. Her ne kadar Libya, güneş enerjisine ek olarak altın ile uranyum ve kayaç gibi madenler bakımından zengin topraklara sahip olsa da.

Liderler düzeyinde geniş katılımın gerçekleştiği Zahran Zirvesi, Libya krizinin çözümüne vardıracak bir Arap ittifakı için bir fırsattır. Özellikle Suudi Arabistan, etkili çözümler sunma konusunda deneyim sahibidir. Lübnan krizi ve uzun yıllar iç savaşla uğraşan bir ülkede hala istikrar ve dengenin teminatı olan Taif Anlaşması buna örnektir. Libya’nın durumu dini ve mezhepsel çeşitlilik bakımından Lübnan’ınkinden farklı olup sebepleri aynı olmasa da ortak nokta savaş halidir.

Zahran Zirvesi’nde masaya yatırılan Libya krizi, şüphesiz ki yeni bir dönüm noktasına girecek. Özellikle de zirve başkanlığının Arap Birliği’nin üyesi ve kurucusu olan bu ülkenin istikrarı için çalışma konusundaki ciddiyeti ortadadır. Krizlerin darbesine maruz kalan ve kargaşa ve acılarla boğuşmuş bu ülkenin krizi, Libya’nın kararlılığı ve istikrarı gerçekleştirmek için gösterilen Arap dayanışması ile çok yakında sona erecektir.