Zambiya Dışişleri Bakanı dünyaya seslendi: Terör ihraç eden devletlere göz yummayın
Zambiya Dışişleri Bakanı Joseph Malanji, uluslararası topluma, ‘sınırları dışına terör ihraç eden hiçbir devlete göz yummaması’ çağrısında bulundu. İran’ın bölgedeki tutumuna özellikle işaret eden Bakan, Afrika kıtasının Şiileşmesinin ve terörün finanse edilerek desteklenmesinin önünün alınması gere
Zambiya Dışişleri Bakanı Joseph Malanji, uluslararası topluma, ‘sınırları dışına terör ihraç eden hiçbir devlete göz yummaması’ çağrısında bulundu.
İran’ın bölgedeki tutumuna özellikle işaret eden Bakan, Afrika kıtasının Şiileşmesinin ve terörün finanse edilerek desteklenmesinin önünün alınması gerektiğini belirtti.
Riyad’da Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda İsrail’deki elçiliklerini Kudüs’e taşıma kararı alan ülkeleri barış, güvenlik ve istikrar çabalarını güçlendirme konusunda hassas olmaya çağıran Malanji, Filistin ve İsrailin iki devletli çözüm için yapılan müzakereleri harekete geçirmede uluslararası toplumla işbirliği içinde çalışmasının önemine vurgu yaptı.
İşte o röportajın devamı:
Afrikalıların Avrupa’ya göçünü nasıl değerlendiriyorsunuz?
– Zambiya ve diğer Afrika ülkeleri, özellikle gençler arasında artan göç oranından oldukça rahatsız. Afrika’yı terk etmelerinden dolayı gençlerin üretimdeki payından ve potansiyelinden faydalanılamadı. Afrika Birliği’nin ana üyelerinden biri olarak, çok sayıda genci Avrupa’ya göç etmeye iten sebeplerin ele alınması ve bununla mücadele için stratejiler geliştirilmesi için harcanan çabaya büyük katkı sağlıyoruz. Çatışmalar, yiyecek kıtlığı ve işsizliğin yanı sıra daha iyi bir alternatifin olmaması, gençleri göçe zorlayan sebepler arasında yer alıyor.
Afrikalı Boko Haram’ın tehlikeli faaliyetleri konusunda ne düşünüyorsunuz?
– Zambiya’ya göre terör küresel bir olgudur ve dini, ırkı ve vatanı yoktur. Bu bela ile başa çıkmak, ikili çalışmalardan ziyade uluslararası ve bölgesel planda ortak bir çaba gerektirir. Bu nedenle Afrika Birliği’nin Güvenlik ve Barış Konseyi’nin ve Güney Afrika Kalkınma Topluluğu’nun Siyasi İşler, Savunma ve Güvenlik Üçlü Komisyonu’nun bir üyesi olarak Zambiya, terör ve aşırılık yanlısı grupların yayılmasını önlemek için kıta ve bölge çapındaki çalışmaları var gücüyle destekliyor. Hâlihazırda Boko Haram, Afrika kıtası için bir tehdittir. Zambiya, bu tehdidi engellemek için ortak operasyonlara katılarak ciddi adımlar attı. Nitekim nükleer terör faaliyetlerini ve patlamaları engellemek üzere yapılan uluslararası anlaşmalar çerçevesinde, terörün desteklenmesini önlemek için bölgesel ve uluslararası birçok müttefikle anlaşma imzaladık.
Güney Sudan’daki siyasi çekişmeleri nasıl yorumluyorsunuz? Sizce iki taraf arasındaki silahlı çatışmaları sonlandırmak için Başkan Salva Kiir ve muhalif Riek Machar arasında doğrudan müzakere yapılma olasılığı var mı?
– Güney Sudan’daki insani durum ve güvenlik sorunu oldukça endişe verici. Bu ülkede ve bölgede güvenlik ve istikrarın iyileştirilmesi, uluslararası toplumun gayretine bağlı. Bununla birlikte konuyla ilgilenen tarafların ve özel olarak IGAD Topluluğu’nun harcadığı çabalar ve yaptığı çalışmalar ortada. Bu bağlamda ilgili kişiler, Güney Sudan’da hükümet ve muhalefet arasındaki silahlı çatışmayı sona erdirmek amacıyla çekişen tarafları müzakere masasına getirmek için Afrika Birliği Güvenlik ve Barış Konseyi’nin (AUPSC) de önemli desteğiyle birçok girişimde bulundu. Zambiya tüm bu oluşumların üyesidir ve her türlü uluslararası çabaya somut çözümler sunacaktır. İlgili bölgesel aktörlerin soruna çözüm bulmak üzere girdiği politik sürece dâhil olmak için güven geri getirilmeli ve düşmanlıklar savaşan taraflar eliyle bir kenara bırakılmalı. Elbette Güney Sudan halkına daha iyi bir gelecek sunmak için çekişen tarafların da bu çabaya karşılık vermesi gerekiyor. Zambiya’nın İGAD’a, BM’ye ve Güney Sudan’a barışın getirilmesi için verdiği destek sürecek.
Zambiya, Suriye ve Yemen’deki krize nasıl bakıyor?
– Suriye ve Yemen’de olup bitenler tedirgin edici ve yalnızca bizi değil tüm uluslararası toplumu ilgilendiriyor; hele de iki ülkede milyonlarca kişi savaşın sürmesinden dolayı eziyet çekiyorken. Uluslararası toplumun savaşı sonlandıracak yollar bulmak ve Suriye ile Yemen başta olmak üzere bölge halkları için barış ve istikrarı yeniden sağlamak uğruna gösterdiği çabaların sıkı bir destekçisiyiz.
‘’İstikrarsızlığa sebep olan ülkelere nükleer programa sahip olma izni verilmemeli’’
Sizce İran’ın nükleer programı, Ortadoğu’nun güvenlik, barış ve istikrarı için ne tür bir tehdit oluşturur?
– Bölgenin herhangi bir yerinde yaşanan istikrarsızlık tüm bölgeyi etkiler. Nitekim güvenlik ve barış meseleleri sınırları tanımaz; aşar. Bu bağlamda istikrarsızlığa sebep olan ülkelere nükleer programa sahip olma izni verilmemeli, çünkü bu sorumsuzluğu tetikliyor.
Zambiya, Şiiliğin ve Şii ideolojinin Afrika’ya ihraç edilmesine ne ölçüde dikkat ediyor?
– Zambiya uluslararası güvenlik, barış ve istikrarın güçlendirilmesinde önemli bir aktör. Bunun bilincinde olan bazı ülkelerle dirsek teması içerisinde, Şii düşüncenin ihracına geçit vermemek dâhil, güvenliği ve barışı sağlamak için elimizden geleni yapıyoruz. Nitekim Cumhurbaşkanımız Edgar Chagwa Lungu, kısa bir sürece önce bu konuyu görüşmek üzere Suudi Arabistan’a bir elçi gönderdi. Ülke olarak, uluslararası barışı tehdit eden aşırılık yanlısı gruplara karşı Suudi Arabistan’ın ve uluslararası toplumun yanındayız. Terörün ve aşırılığın her türlüsünün ve uluslararası kanunları ihlal eden her grubun karşısındayız. Bu bağlamda, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) sözleşmesi kapsamında nükleer enerjinin barışçıl amaçlarla kullanılması gerektiğinin bilincindeyiz ve dünyada herhangi bir devletin nükleer silahlanma yoluna gitmemesini öngören uluslararası anlaşmaya bağlıyız. Yalnızca Afrika kıtasını değil tüm bölge ülkelerini nükleer silahtan arındırmak üzere nükleer silahlanmaya dair Afrika Sözleşmesi’ni de imzaladık.
“Filistin meselesinde iki devletli çözümü destekliyoruz”
Filistinliler Toprak Günü’nde kurban edilirken Amerika’nın elçiliğini Kudüs’e taşımasına ve diğer ülkelerin de aynı adımı atma kararına ne diyorsunuz?
– Bağlantısızlar Hareketi’nin (NAM) bir üyesi olarak Zambiya, Filistinlilerin özgürlüğüne ve meşru yönetim hakkına kavuşmalarını arzu ediyor. Ülke olarak Filistin ve İsrail halkının bir arada yaşaması için iki devletli çözümü destekliyoruz. Bunun için Kudüs meselesinin bireysel çabalarla değil müzakere yoluyla çözüme kavuşturulması gerek.
Öte yandan, Gazze’deki durum oldukça üzücü ve barış sürecine zarar veriyor. Filistinliler ve İsrailliler arasındaki çatışmayı sonlandırmaya ve barış görüşmelerini hızlandırmaya acil ihtiyaç var. Bunun için tarafların iki devletli çözüm anlaşmalarına uygun olarak müzakereleri başlatması ve uluslararası toplumla iş birliğine gitmesi lazım.
“Ortadoğu’daki ziyaretlerime Suudi Arabistan ile başladım”
Suudi Arabistan ile Zambiya arasındaki ekonomik ve siyasi ilişkileri nasıl değerlendiriyorsunuz?
– Dışişleri Bakanı olarak Ortadoğu’daki ziyaretlerime Suudi Arabistan ile başladım. Bu durum, yalnızca bizi Krallığa bağlayan ilişkilerden ve önemli ortaklıklardan ileri gelmiyor. Riyad aynı zamanda bizim için güvenilir bir dost ve stratejik bir partner. Ülkelerimizin arasındaki siyasi ilişkiler hızla gelişiyor, bu da ekonomik iş birliği için büyük fırsatlar yakalamamızı sağladı. Tarım, ticaret, yatırımlar, altyapı geliştirme, sağlık, enerji, ulaşım ve iletişimin yanı sıra siyasi istikrar, güvenlik ve barışın tesis edilmesi, Suudi Arabistan ile iş birliğimizin öncelikli konuları arasında.