Zimbabve’de muhalefet seçim sonuçlarını kabul etmiyor
Zimbabve Devlet Başkanı Emmerson Mnangagwa, ülkede yapılan devlet başkanlığı seçimlerinde zafer ilan etmesinin ardından birlik çağrısında bulunurken, ana muhalefet lideri ve Demokratik Değişim Hareketi (MDC) İttifakı Başkanı Nelson Chamisa, seçim sonuçlarını ‘sahte’ ve ‘yasadışı’ olarak tanımladı. M
Zimbabve Devlet Başkanı Emmerson Mnangagwa, ülkede yapılan devlet başkanlığı seçimlerinde zafer ilan etmesinin ardından birlik çağrısında bulunurken, ana muhalefet lideri ve Demokratik Değişim Hareketi (MDC) İttifakı Başkanı Nelson Chamisa, seçim sonuçlarını ‘sahte’ ve ‘yasadışı’ olarak tanımladı. MDC’nin Sözcüsü Morgan Komichi ise sonuçlar açıklanmadan dakikalar önce seçim sonuçlarını reddettiklerini söyledi.
Devlet Başkanı seçilen Mnangagwa, dün yaptığı açıklamada, yeni dönemde Zimbabve’de ifade özgürlüğünün vazgeçilmez olduğunu vurgulayarak, ana muhalefetin açıklama yapmasını bekleyen gazetecilerin polis tarafından uzaklaştırılmasını kınadı.
Reuters’ın bölgedeki bir görgü tanığından aktardığına göre, polis, Nelson Chamisa’nın basın açıklaması yapmasını bekleyen gazetecileri zorla dışarı çıkardı.
Mnangagwa: Seçimleri adil ve özgür şekilde kazandık
Mnangagwa, dün Twitter üzerinden yaptığı paylaşımda, “Bugün Bronte Oteli’nde gerçekleşen olayların toplumumuzda yeri yok. Tam olarak ne olduğunu anlamak için acil soruşturma yürütüyoruz. Seçimleri, özgür ve adil bir şekilde kazandık. Saklayacak ya da korkacak hiçbir şeyimiz yok. Herkes medya önünde konuşmakta özgürdür” ifadelerini kullandı.
MDC Sözcüsü: Yargıya başvuracağız
Muhalefet lideri Chamisa ise ‘kurallara uygun ve doğrulanmış’ seçim sonuçlarının açıklanmasını talep etti. Chamisa, gazetecilere yaptığı açıklamada, partisinin seçimi kaybetmesi nedeniyle iktidar partisi üyelerinden şiddet gördüğünü öne sürdü. Nelson Chamisa, “Halkın iradesini korumak için gerekli tüm hukuki ve anayasal yollara başvuracağız” dedi. MDC Sözcüsü, dün erken saatlerde yaptığı açıklamada, partisinin yargıya başvuracağını söyledi. Seçim Komisyonu ise sonuçlara ilişkin taraflılık ve sahtecilik iddialarını reddederek, seçimlerin uluslararası gözlemciler tarafından barışçıl bir ortamda düzenlendiğini kaydetti.
Sorunsuz geçen seçimler, şiddet olaylarıyla bütünleşen seçimler ve çatışma döneminin sona erdiğine ilişkin umutları artırmıştı. Ancak seçim sonrasında çıkan şiddet olayları sonucunda 6 kişinin hayatını kaybetmesi, ülkedeki derin ayrılıkları gün yüzüne çıkardı. Bu bölünmeler, on yıllar süren Mugabe yönetimiyle arttı ve güvenlik görevlilerinin güç kullanımını ortaya çıkardı.
Zimbabve Seçim Komisyonu tarafından dün yapılan açıklamaya göre, 75 yaşındaki Mnangagwa, 2.15 milyon oya karşılık 2.46 milyon oy alarak devlet başkanlığı seçiminin galibi oldu. İktidardaki Zimbabve Afrika Ulusal Birliği-Yurtsever Cephesi (Zanu-PF) adına yarışan Mnangagwa’nın, oyların yüzde 50.8’ini; muhalif Demokratik Değişim Hareketi (MDC) İttifakı’nın adayı Nelson Chamisa’nın ise oyların yüzde 44.3’ünü aldığı belirtildi.
38 yılın ardından Mugabe’siz seçim
Böylece Zimbabveliler, 38 yıl aradan sonra ilk kez eski Devlet Başkanı Mugabe’nin katılmadığı bir seçimde oy kullanarak yeni liderlerini belirlemiş oldu.
Muhalefet: Seçimde hukuksuzluk yapıldı
Seçime katılım yoğundu. Ülke nüfusunun yüzde 80’inden fazlası, sandık başına gitti. Seçim sonuçlarının açıklanmasındaki gecikme ve aradaki düşük oy farkı, muhalefetin ‘seçimlerde hukuksuzluk yapıldığını’ iddia etmesine neden oldu. AB gözlemcileri de seçimin, medyanın taraflılığı, seçmenleri sindirme ve seçim komisyonuna duyulan güven eksikliği gibi birçok sorunla gölgelendiğini ifade etti.
Güney Afrika Kalkınma Topluluğu’na (SADC) başkanlık eden Güney Afrika Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa, tüm Zimbabve vatandaşlarına seçim sonuçlarını kabul etmeleri için çağrıda bulundu. Cuma günü halk normal hayatına dönerken, MDC parti binasının dışında herhangi bir olay çıkmasına karşın önlem alındı.
Mbare banliyösünde Zimbabve Afrika Ulusal Birliği (ZANU) taraftarları seçim zaferini kutladı. Bilgi teknolojisi uzmanı 32 yaşındaki Tendai Makdazi “Bu yeni Zimbabve’de mutluyuz. Bu, seçimlerin özgür ve adil olduğunun kanıtıdır” diye konuştu.
“Mnangagwa’nın görevi sadece seçim kazanmak değil, yeni bir başlangıç yapmak”
Verisk Maplecroft’un analisti Charles Laurie ise AFP’ye verdiği demeçte, Mnangagwa’nın görevinin sadece seçimi kazanmak değil, Zimbabwe’nin uluslararası topluluğunu temiz ve adil bir şekilde kazanarak yeni bir başlangıç yapmak olduğunu söyledi. Laurie, protestoların bastırılmasının, Mnangagwa’nın nasıl bir yönetim planladığının açık bir göstergesi olduğunu dile getirdi.
Yeni Devlet Başkanı’ndan ekonomiyi canlandırma vaadi
Seçim sonucuna göre, Zimbabve’nin 1980’de bağımsızlığını ilan etmesinden bu yana, ikinci Devlet Başkanı Managagwa oldu. Yeni Devlet Başkanı, 38 yıl iktidarda kalan Mugabe’nin de geçmişte sağ kolu olarak çalışmıştı. Mnangagwa, yıllar süren baskılara son verileceği ve parçalanan ekonominin canlandıracağı vaatlerinde bulunmuştu.
Muhalefet partisi MDC Sözcüsü Morgan Komichi, 2008 yılında düzenlenen seçimlerin 2. turundan 200 destekçisi öldürüldükten sonra çekildiğinde, o dönemki Devlet Başkanı Mugabe’nin sağ kolu olan Mnangagwa’yi, seçmenleri korkutmak için kampanya yürütmekle suçladı.
Bu arada Zimbabve’nin yeni Devlet Başkanı Mnangagwa, özellikle çöken ekonominin yanı sıra eğitim ve sağlık kurumlarındaki eksikliklerle karşı karşıya. 34 yaşındaki Moda tasarımcısı Stephen Niangani, endişeli. Çocuklarının okul ücretlerini karşılayamadığını söyleyen Niangani, “Bu yolun nereye gittiğinizi bilmiyoruz. Hayat standartlarımızın iyileşeceği konusunda şüphelerim var” diye konuştu.
Öte yandan Bloomberg, yeni yönetim hedefleri için önümüzdeki beş yıl içinde yıllık en az yüzde 6’lık bir ekonomik büyüme oranını, her yıl 5 milyar dolar yabancı yatırım ve 10 milyar dolar yerli yatırımın gerekli olduğunu belirterek, nakit akışı eksikliğinin büyüme ve yatırım yolundaki büyük engellerden biri olduğunu kaydetti. Zimbabve yönetimi, 2009’da enflasyonun yüzde 230 milyona ulaşmasının ardından ABD doları ve Güney Afrika randı kullanmaya karar vermişti.