Zimbabve…Yuvarlanan darbe
Zimbabve, coğrafya, tarih, ekonomik ve siyaset bakımından tuhaflıklar diyarıdır. Allah, bu ülkeye her şeyi bahşetmiştir. Fakat Zimbabve, hükümetin ya da tam olarak ülkenin ezeli tek lideri Robert Mugabe’nin kararıyla bunları kaybetti. Zimbabve’deki acayiplikler, askeri darbe sanatına kadar uzanıyor.
Zimbabve, coğrafya, tarih, ekonomik ve siyaset bakımından tuhaflıklar diyarıdır. Allah, bu ülkeye her şeyi bahşetmiştir. Fakat Zimbabve, hükümetin ya da tam olarak ülkenin ezeli tek lideri Robert Mugabe’nin kararıyla bunları kaybetti. Zimbabve’deki acayiplikler, askeri darbe sanatına kadar uzanıyor. Geçen pazartesi günü Genelkurmay Başkanı Constantino Chiwenga, Cumhurbaşkanı Robert Mugabe’nin eşi Grace’la tartışmaya giren yardımcısı Emmerson Mnangagwa’yı görevden aldıktan sonra Cumhurbaşkanı Mugabe’ye uyarılarda bulunmuştu.
Zırhlı araçlar, başkent Harare sokaklarına indi. Cumhurbaşkanı ve eşi ev hapsine alındı. Ordu komutanı iktidarı ele geçirmek niyetinde olmadığını ve anayasaya saygı gösterdiğini deklare etti. Ordu komutanı, tek gayesinin cumhurbaşkanı çevresinde suça ve yolsuzluğa bulaşmış olanları uzaklaştırıp adalete teslim etmek olduğunu ifade etti. Söz konusu askeri hareketliliğin amacını belirleyen soru ise, ordunun hedef aldığı yolsuzluğa ve suça karışanlar kim?
Zimbabve, gelecek yılki başkanlık seçimlerine hazırlanıyor. 93 yaşına ulaşan ve 37 yıldır mutlak bir şekilde yönetim koltuğunda oturan Robert Mugabe yeni bir dönem için aday olmak istiyor. Kendisinden 41 yaş küçük olan eşi Grace, iktidardaki ZANU partisinden aday olmak için ısrar ediyor. Bu şekilde Grace, ırkçı rejim yok edildikten sonra ulusal devletin kurulduğu ilk günden beri ülkenin tek lideri olan eşinin siyasi ve ahlaki görevini yerine getirecek. Grace’in yönetimin başında bulunması Robert Mugabe’nin liderliğinin devam edeceği anlamına geliyor. Aynı zamanda Mugabe, ilerlemiş yaşından dolayı dinlenmeye de çekilebilir. İktidardaki partinin birinci adayı olan cumhurbaşkanı yardımcısının görevden alınması, cumhurbaşkanlığı konusunda First Lady’nin yolundan uzaklaştırılması anlamına geliyor.
Parti bölündü. Tartışma orduya ulaştığından dolayı ordu, harekete geçmeye ve başkenti ele geçirmeye karar verdi. Cumhurbaşkanını ev hapsinde tutmaya başladı. Zimbabve’nin en büyük komşu ülkesi olan Güney Afrika Cumhurbaşkanı Zuma, Güney Afrika Kalkınma Topluluğu Başkanı olmasından ötürü harekete geçerek siyasi çözüme ulaşmak için Mugabe ve genelkurmay başkanıyla görüşmek üzere temsilcilerini Harare’ye gönderdi. Genelkurmay başkanı, bu operasyonun hükümete yönelik bir darbe olmadığını, bunun sadece ülkeyi suçlulardan temizleme operasyonu olduğunu belirtti. Şüphesiz genelkurmay başkanı, darbe vasıtasıyla iktidara gelen rejimleri boykot eden Afrika Birliği’nin kararını biliyor. Genelkurmay başkanı, görevden alınan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Emmerson’ı gelecek yıl seçimler yapılana kadar geçici cumhurbaşkanı olarak tayin edecek mi, yoksa suçlular diye ifade ettiği kimseleri takip etmekle yetinecek mi? Belki de kendisinin ya da eşinin gelecek yılki seçimlerde aday olmaması şartıyla Mugabe, Cumhurbaşkanı olarak iktidarda kalmaya devam edebilir.
Acayiplikler diyarı Zimbabve, en zengin Afrika ülkelerinden birisidir. Çeşitli ve büyük kaynaklara sahip bir ülkedir. Uzun yıllar İngiliz sömürgeciliğine bağlı kaldı. 1965 yılında beyaz ırkçı Lan Smith, Güney Rodezya Cumhuriyeti adıyla İngiltere’den bağımsızlığını ilan etti. Komşusu Güney Afrika gibi ırkçı bir sistemi takip etti. Afrika ülkeleri, ırkçı rejimin karşısında yer alarak bu rejimi güçlü bir şekilde boykot etti. Birçok ülke, Afrika ülkeleriyle dayanışma içerisine girdi. Birlemiş Milletler, ırkçı rejime karşı ambargo uyguladı. Robert Mugabe ve Joshua Nkomo liderliğinde, Afrika ve dünya ülkelerinden destek alan Zimbabve kurtuluş hareketi başladı. Irkçı rejimin yıkılmasından sonra ülkeyi, Mugabe liderliğindeki ZANU ile Nkomo liderliğindeki ZAPU partilerinden oluşan ikili bir koalisyon yönetti. Fakat bu koalisyon, dağılarak Mugabe’nin partisi tek başına iktidarda kaldı.
Zorlukları babasının ölümüyle birlikte başlayan Robert Mugabe, çocukluğundan beri inatçı bir karaktere sahip. Küçükken kendisine öğretmen olan annesi baktı. Kendi geçimini sağlamak için çobanlık yaptı. Daha sonra eğitim için Gana’ya gitti. Siyasi ve fikri oluşumları burada başladı. 1957 yılında İngiltere’den bağımsızlığını deklare ettikten bir yıl sonra Gana’ya gelmişti. Nkrumah, Afrika’nın özgürlüğüne ve birliğine çağıran Afrikalı bir liderdi. Mugabe, birçok konuşmasında Nkrumah’ın fikirleriyle beslendiğini açıkladı. Mugabe, Rodezya’ya döndükten sonra ırkçı rejime karşı devrime katıldı ve 10 yıl hapis yattı. Hapisten çıktıktan sonra devrimcilerin toplandığı Mozambik’e gitti ve içerideki devrimcilere askeri ve mali destek vererek arkadaşlarıyla birlikte siyasi mücadeleye devam etti. Hapisteyken uzaktan eğitim aldı ve çeşitli diplomalar elde etti.
Irkçı rejim yıkılıp iktidara geldikten sonra Mugabe, ülkede ayrımcılık yapmayacağını, beyazlar da dâhil herkesin kardeş olduğunu ve anayasa karşısında ülke vatandaşlarının eşit olduğunu açıkladı. Ancak kısa bir süre sonra beyazların gayrimenkullerini kamulaştırarak bunları siyahlara dağıttı. Bundan dolayı kendisine birçok eleştiri yöneltildi. Renk, ırk ve din göz önünde bulundurulmaksızın, hukuk ve görev bakımından bütün vatandaşları eşit sayan anayasayla açık bir şekilde çelişmesinin yanı sıra, beyazların mallarının dağıtılması adil bir tasarruf değildi. Gayrimenkullerin çoğu cumhurbaşkanının akrabalarına ve parti içerisindeki taraftarlarına gitti. Siyahlara verilen gayrimenkullerin başarısız bir şekilde değerlendirilmesi ekonomiyi sekteye uğrattı ve paralar yurt dışına çıkartıldı.
Ülke, kapsamlı bir yolsuzluk labirentine girdi ve her şeyi yok eden uçurumun kenarına itildi. Zimbabve, Mugabe’nin uzun iktidar yıllarında Afrika’nın en zengin ülkelerinden birisiydi. Zimbabve, gerileme, açlık, göç, işsizlik ve enflasyon alanında rekorlar kırdı.
İşsizlik, yüzde 90’a, enflasyon da yüzde 700’e ulaştı. 11 milyonluk nüfusa sahip ülkeden 3 milyondan fazla vatandaş göç etti. Bakır, altın ve krom üreten Zimbabve, zengin ve çeşitli hayvan kaynağının yanı sıra kara ülkesi olmasına rağmen nehirleri balık açısından zengin. Ülke kaliteli kereste ormanlarına sahip. Ülke nüfusunun ihtiyaçlarını karşılayacak ve fazlasını ihraç edecek şekilde çok miktarda pamuk, şeker kamışı, pirinç ve mısır üretiyordu. Bugün nüfusun yüzde 14’ü AIDS hastalığına yakalanmış durumdadır. Ortalama insan ömrü 35 yıldır. Bu, dünyadaki en düşük yaşam süresidir. Aynı şekilde çocuk ölüm oranları da yüksektir. Ülkenin birçok yerinde elektrik bulunmuyor. Güvenlik yok ve suç her yerde cirit atıyor. Rejim, bütün muhalif gazeteleri kapattı ve halkın yabancı medya kanallarını izlemesini yasakladı.
Zimbabve, Güney Afrika’nın arka bahçesi olup, bir servet deposudur. Fakat bu servet deposu, Mugabe’nin politikaları yüzünden felaket çukuruna dönüştü. ‘Hayatta olduğum sürece benden başkası ülkeye yönetemeyecek’ diyen Mugabe’nin kendisidir. Mugabe, dünyanın en yaşlı ve yönetim koltuğunda en uzun kalan devlet başkanlarından birisidir. Zimbabve, eski tarih listesine konulmayan dünyada acayip bir yer haline geldi. Mugabe, özgürlük için mücadele eden bir karakterden kendisine tapılan bir puta dönüştü ve ülkesini zorla uçurum labirentine götürdü. “Yuvarlanan darbe”, Mugabe’nin zatından ayrıldıktan sonra Zimbabve’nin kendi zatına dönüş kapısı olacak mı?
Askeri ve siyasi gelişmelerin seyri ne olursa olsun ülkenin yeniden yapılanması, bağımsızlık mücadelesinden ve ırkçı rejimin yok edilmesinden daha zor olacaktır. Çünkü idare yıkıldı ve gerileme genel bir hal aldı. Suç, ülkenin yapısına nüfuz eden bir inanca dönüştü. Fakat Zimbabve; acayiplikler, tuhaflıklar diyarı ve Mugabe’nin dünyasıdır.