DÜNYA

Batı’dan Moskova’nın Beyaz Baretlilere yönelik suçlamalarına tepki

ABD ve diğer Batılı ülkeler, Suriye’deki Beyaz Baretlilerin terör eylemleri gerçekleştirdikleri veya Halep ve İdlib’de kimyasal silah kullanımına hazırlandıkları yönündeki Rus suçlamalarını şaşkınlıkla karşıladı. BM’nin Silahsızlanma İşlerinden Sorumlu Yüksek Temsilcisi Izumi Nakamitsu t

Batı’dan Moskova’nın Beyaz Baretlilere yönelik suçlamalarına tepki

ABD ve diğer Batılı ülkeler, Suriye’deki Beyaz Baretlilerin terör eylemleri gerçekleştirdikleri veya Halep ve İdlib’de kimyasal silah kullanımına hazırlandıkları yönündeki Rus suçlamalarını şaşkınlıkla karşıladı.

BM’nin Silahsızlanma İşlerinden Sorumlu Yüksek Temsilcisi Izumi Nakamitsu tarafından yapılan açıklamada, “2118 sayılı kararın kabul edilmesinden bu yana beş yıl geçmesine rağmen, kararın tamamen uygulandığını düşünmeden önce yapılması gereken işler var. Kimyasal silahların kullanımı veya kullanılabilme tehdidi devam ettiği sürece bu konuya odaklanmamız gerekiyor” denildi.

Nakamitsu, kimyasal silahlara karşı olan ilkeye olan bağlılığın yeniden sağlanması hususunda bütün olarak hazır olunduğu takdirde Güvenlik Konseyi’nin birlik olmasının zorunlu olduğunu vurgulayarak, bu silahların kullanımından sorumlu olanların belirlenmesi ve hesap sorulması gerektiğini söyledi.

İdlib’de kimyasal silah kullanımı

İdlib’de olası kimyasal silah kullanımı planlarına ilişkin iddialara atıfta bulunan Nakamitsu, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in “kimyasal silah kullanımının devam ettiği ve İdlib vilayetinde büyük çaplı bir askeri operasyon gerçekleştirilmesi halinde insani ölçekte bir felaket yaşanacağı yönündeki” endişelerini yineledi.

ABD’nin BM Daimi Temsilci Yardımcısı Jonathan Cohen, İdlib’e yönelik herhangi bir askeri saldırının daha fazla istikrarsızlığa yol açacak bir tırmanışa sebep olacağını vurguladı. Cohen, BM Soruşturma Komisyonu ile Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) arasındaki ortak soruşturma mekanizmalarının Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed rejiminin kimyasal silah kullandığını ortaya koyduğuna atıfta bulunarak, bunun BM liderliğindeki siyasi sürecin harekete geçirilmesi gerekliliğinin açık bir kanıtı olduğunu belirtti.

Cohen, Esed rejimi başta olmak üzere herhangi birini tekrar kimyasal silah kullanmaktan meneden ve adaleti güvence altına alan 2254 sayılı karar doğrultusunda siyasi bir geçiş olması gerektiğini ifade ederek, Esed rejiminin ve Rusya’nın provokasyonlarının önüne geçilmesi çağrısında bulundu. Söz konusu yanlış bilgiler arasında “ilkyardım çalışanları olan Beyaz Baretlilerin, İdlib’de veya başka bir yerde kimyasal saldırılar planladıkları” yönünde ithamlarda bulunulduğunu kaydeden Cohen, kurulan bağımsız soruşturma mekanizmalarının Suriye’de kimyasal silahların kullanılmasından sorumlu olan tarafın Suriye rejimi olduğunu ortaya koyduğunu belirtti.

Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia, Suriye’de kimyasal silah kullanımı dosyasının bazı Batı ülkeleri tarafından Şam yetkilileri üzerinde bir baskı aracı haline getirildiğini dile getirerek, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) ve BM arasındaki ortak soruşturma mekanizmaları tarafından yürütülen incelemelerin profesyonel bir şekilde gerçekleştirilmediği ve siyasileştirildiği gerekçesiyle tarihe karıştığını söyledi.

Vassily Nebenzia sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu manipülasyonların mantıksal sonucu, söz konusu mekanizmaların çalışmalarının sona erdirilmesiydi. Beyaz Baretlilerle işbirliği içindeki Suriye’deki terörist grupların zehirli maddeler kullanarak büyük çaplı provokasyonlara hazırlanmayı sürdürdüklerine dair endişe verici bilgiler var. Suriyeli meslektaşlar bu bilgileri takip ediyor ve düzenli olarak Güvenlik Konseyi üyelerine sunuyor. Rus ordusunun elinde, Türkistan İslam Partisi (TİP) savaşçılarının 27 Ekim’de içlerinde klor bulunan 10 litrelik 20 tane bidonu Ma’arretü’n-Nu’man’dan taşıdıklarına dair bilgiler var. Yerel sakinler, Rus Uzlaşma Merkezine, Beyaz Baretlilerin video çekimlerine katılmak isteyen kimseleri aradıklarına dair bilgiler verdi. Halep vilayetinden de zehirli maddeler ile patlayıcılar hazırlandığına dair benzer bilgiler geliyor. Askeri uzmanlarımız bu durumu yakından takip ediyorlar.”

Fransa’dan uyarı

Fransa’nın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilci François Delattre ise Suriye’deki kimyasal silahların yeniden ortaya çıkması karşısında Güvenlik Konseyi’nin birlik olması gerektiğini vurgulayarak, uluslararası yasaklı silahların kullanımının devam etmesinin Suriye’de klor ve sarin stokları olduğunu doğruladığını belirtti.

Suriye rejiminin bu yaklaşımının kabul edilemez olduğunu ve herkesin dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Delattre, kimyasal silah kullanılması tehdidinin ve ülkedeki istikrarsızlığın rejimin BM öncülüğündeki siyasi sürece katılmayı reddettiği sürece sona ermeyeceğini dile getirerek, bunun kalıcı bir çözüme ulaşmanın tek yolu olduğunu söyledi.

‘Gelecek nesiller bizi çok sert bir şekilde yargılayacak’

İngiltere’nin BM Daimi Temsilcisi Karen Pierce, kimyasal silahların uluslararası hukuk gereğince yasaklı olduğunu belirterek, “Bu yasaklı silahların hangi kısmı Suriye ve Rusya tarafından anlaşılmıyor?” diye sordu.

Pierce, “Gelecek nesiller bizi çok sert bir şekilde yargılayacak. Fakat söz konusu yasağı ihlal ettikleri için özellikle Rusya ve Suriye’yi mahkûm edecekler” dedi.

Suriye’nin BM Daimi Temsilcisi Beşar Caferi, “Güvenlik Konseyi toplantısı için çağrıda bulunan devletler, terörist grupların zehirli kimyasallara sahip olmasını kolaylaştıran devletlerin kendileridir” değerlendirmesinde bulunarak, kimyasal silahların kullanımına dair gerçekleri açığa çıkarması için oluşturulan misyonun çalışma şartlarını ihlal ettiğini ve profesyonellikten uzak bir şekilde taraflı hareket ederek şeffaflığı göz ardı ettiğini söyledi.