Cezayir’deki en büyük İslami partinin liderliği için yarış kızıştı

Cezayir’in önde gelen İslami partilerinden ‘Toplumsal Barış Hareketi’nin başkanlığı için mayıs ayında yapılacak olan olağanüstü kurultay için adaylar arasındaki yarış kızışıyor. Abdurrezzak Makri partinin başında kalmaya devam etmek isterken Ebu Cera Sultani genel başkanlığa geri dönmek istiyo

Cezayir’deki en büyük İslami partinin liderliği için yarış kızıştı

Cezayir’in önde gelen İslami partilerinden ‘Toplumsal Barış Hareketi’nin başkanlığı için mayıs ayında yapılacak olan olağanüstü kurultay için adaylar arasındaki yarış kızışıyor. Abdurrezzak Makri partinin başında kalmaya devam etmek isterken Ebu Cera Sultani genel başkanlığa geri dönmek istiyor. Toplumsal Barış Hareketi içerisinde eskiden yer alan ve daha sonra ayrılarak kurulan ‘Değişim Cephesi’nin lideri olan Abdulmecid Munasıra ise genel başkanlığa ulaşmayı hedefleyen eski hayalinin peşinden gidiyor.

Hareketi muhalefet partisi olarak tutmak ve ‘muhalif partilerin’ lokomotifi olmak isteyen ‘Şahin’ lakaplı Makri, hükümete katılmak isteyen tarafın temsilcisi Sultani ile kurultayda karşı karşıya gelmesi durumunda eski bir çekişmenin yeniden alevleneceği görülüyor.

Toplumsal Barış Hareketi’nden kaynakların Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamalara göre Sultani, ‘Kurultay Hazırlık Komitesi’nde devam eden acil kurultay yönetmelikleri görüşmelerinden dışlandığı için öfkeli.

Bir kaynağa göre Sultani, Makri’yi ‘kurultayın kendi ölçülerine göre düzenlenmesi amacıyla komiteyi ele geçirmekle’ suçluyor. Eski bir devlet bakanı olan ve aralarında partinin eski genel başkanı Abdurrahman Saidi’nin de bulunduğu Şura Meclisi’nin önde gelen isimleri tarafından güçlü bir şekilde desteklenen Sultani, partinin 2012’deki ‘Arap Baharı’ olaylarını geride bırakan hükümete katılmasını isteyen en önemli isimlerden biri. Haziran ayında Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulaziz Buteflika, partiye hükümete geri dönmeleri teklifinde bulunmuş ancak Abdurrezzak Makri, ‘yetkili makamlar bizi ağır bir mali kriz ortamında çalıştırmak istiyor’ diyerek bu teklifi reddetmişti.

Kurultay Hazırlık Komitesi, geçen cuma günü Sultani’nin yokluğunda ilk toplantısını gerçekleştirdi. Saidi de tıpkı Sultani gibi toplantıda yoktu. Şura Meclisi, ‘olağanüstü kurultayın düzenlenme biçiminden’ şikâyet ederek, Toplumsal Barış Hareketi genel başkanlığı için özgür bir rekabet ortamının sağlanmamasının endişeye sebep olduğuna işaret etti. Şura Meclisi’nden yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Kurultayın düzenlenmesi için Ulusal Ofis tarafından atanan Kurultay Hazırlık Komitesi, Şura Meclisi’nin onayından geçmeden kurultayın idaresini gerçekleştirecek. Ulusal Ofis, delegelerin seçimi ve çalışmaları yöneten diğer organizasyon konularıyla ilgili tüm ayrıntıları kontrol eder. Olağanüstü Kurultay, Değişim Cephesi ve Toplumsal Barış Hareketi arasında 2016 yılında anlaşmaya varılan birlik yolunun zirve noktası çerçevesinde gerçekleştirilecek.”

2008’de ‘Değişim Cephesi’ partisini kuran ve o dönem partinin başında bulunan Sultani ile olan anlaşmazlığı zirve yapan Munasıra, Toplumsal Barış Hareketi’nin sonunun geldiğine işaret etmişti. Munasıra, Sultani artık genel başkan olmasa da ironik bir şekilde Toplumsal Barış Hareketi ve Değişim Cephesi Birliği’nin başına geçme çalışmalarına başladı.

2012 yılında yapılan kurultayla partinin başına geçen Makri, rakibi Saidi’yi başka hiçbir partide görülmeyen yoğun bir çalışma gerçekleştirmişti. Makri artık iç durumun kontrolünü her zamankinden daha fazla elinde bulunduruyor. Ancak bununla birlikte parti genel başkan yardımcılığından istifa eden eski ticaret bakanı Haşimi Cabub gibi önde gelen müttefiklerini de kaybetti. Cabub ‘mütareke’ kanadına geçerken, eski Turizm Bakanı İsmail Meymun, Makri’nin en önemli müttefiklerinden biri olarak tanımlanıyor.

Birlik anlaşmasına uygun olarak 2017 yılının ikinci yarısında parti genel başkanlığına gelen Munasıra ise özellikle başta büyük sorunların çözümünde oybirliği ile kararlar alan ve saygı duyulan Şura Meclisi’nde olmak üzere Toplumsal Barış Hareketi partisi içerisindeki kurumlarda dışlanmış gibi görünüyor.

Munasıra, mayıs ayındaki kurultayın hazırlıklarından memnun olmadığını ve Hazırlık Komitesi’nden kasten dışlanmış olduğunu duyurdu. Parti içerisinde Munasıra’nın birlik meselesinde kaybeden taraf olduğu izlenimi oluşmuş durumda. Ancak sonuç itibariyle Değişim Cephesi karargâhı ve yüzlerce destekçisi, Munasıra’nın ikinci dönemde kazanması için konumunu güçlendirmişti.