Demokrat aday, 16 dilde seçim kampanyası yürütüyor
Sri Preston Kulkarni ortaya kendinden önceki Demokratların ve Cumhuriyetçilerin gerçekleştiremedikleri bir hedef koydu: Asya kökenli Amerikalı azınlık seçmenleri yasama seçimlerine katılmaya teşvik etmek. “Bu topluluklarla iletişim kurmaya çalışarak zamanınızı ve seçim kaynaklarını harcamayın”, “Onl
Sri Preston Kulkarni ortaya kendinden önceki Demokratların ve Cumhuriyetçilerin gerçekleştiremedikleri bir hedef koydu: Asya kökenli Amerikalı azınlık seçmenleri yasama seçimlerine katılmaya teşvik etmek.
“Bu topluluklarla iletişim kurmaya çalışarak zamanınızı ve seçim kaynaklarını harcamayın”, “Onlar, oylarını kullanmayı önemsemiyor”, “Senden önce başarısız olan pek çok kişi gibi sen de başarısız olacaksın..” Bunlar, Hindistanlı göçmen bir baba ile Amerikalı bir annenin oğlu olan Kulkarni’nin geçen yıl seçim kampanyasını başlatmadan önce defalarca işittiği sözler. Ancak bu eski diplomat, siyasi danışmanların tavsiyelerini dikkate almadı ve beş rakibini yenerek Demokrat Parti adaylığını kazanmasını sağlayan farklı bir seçim stratejisi ortaya koydu. Kulkarni bugün, 30 yıl boyunca sadece bir Demokrat temsilci seçmiş olan Teksas’ın 22’inci bölgesindeki Cumhuriyetçi Milletvekili Pete Olson’un koltuğunu tehdit ediyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın politikalarını protesto etmek için bir yıl önce diplomatlıktan istifa eden Kulkarni Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamalarda şunları söyledi:
“Asyalı toplulukların seçimlere katılım oranının düşük olmasının nedeni kendilerine ve seçim kampanyalarındaki beklentilerine yönelik demokratik veya cumhuriyetçi mesajların olmamasıdır. Asya kökenli Amerikalıların yüzde yetmişi herhangi bir seçim mesajıyla hedef alınmadı. Bu Amerikalılar, diğer milyonlarcası gibi vatandaşlar ama yerel meclislerde, Kongre odalarında, mahkemelerde ve diğer yerlerde yeterince temsil edilmiyorlar.”
Teksas eyaletinin 22’inci bölgesindeki Asya topluluğu, nüfusun yüzde 20’sini oluşturuyor. ABD dışında doğup bu bölgede yaşayan kişiler ise nüfusun yüzde 25’ini oluşturuyor. Evlerinde İngilizceden başka bir dil konuşanların oranı ise yüzde 35. Bu rakamların, göçmen toplulukların genel olarak siyasi sürece katılımının önemini gösterdiğini düşünen Kulkarni şunları dedi:
“ABD’deki İtalyan, Alman ve İngiliz kültürleri, üstün Amerikan kültürleri olarak kabul ediliyorlar. Çin, Arap, Hint, Polonya, Yunan ve ülkemizi zenginleştiren diğer kültürlerin de aynı şekilde üstün görülmelerini istiyorum.”
Seçim bölgesindeki çeşitli topluluklarla temas kurmaya çalışan Kulkarni, Arapça, Mandarin Çince, İgboca (Nijerya), Urduca, Türkçe, İspanyolca, Tamilce, Bengalce, Guceratça, Hintçe, Malayalamca, Marathice, Pencapça, Teluguca (Hindistan) ve Vietnamca olmak üzere 16 farklı dilde bir kampanya yürüttü.
Kulkarni yaptığı açıklamanın devamında “Herkes İngilizce konuşuyor ancak vatandaşlarla anadillerinde iletişim kurmak güven inşa ediyor ve işbirliğini kolaylaştırıyor” ifadelerini kullandı. Kampanyasıyla onları da siyasal sürece dahil ederek, örgütleyerek ve diğer topluluklarla birleştirerek göçmen topluluklara ses vermek olduğunu belirten 40 yaşındaki politikacı şunları söyledi:
“Farklı göçmen toplulukların kültürleriyle, yemekleriyle ve müzikleriyle Amerikan toplumuna entegre olmaları güzel bir şey. Ancak bu, onlara temsilcilerini ve günlük hayatlarını etkileyen yasalarını seçecekleri oyu vermeleri için yeterli değil.”
Kulkarni’nin kampanyası, Asyalı toplulukların katılım oranında kayda değer bir artış sağlamayı başardı. 2014 seçimlerinde yüzde 6’yı geçmeyen Asyalı seçmenlerin oranı, bu yılki önseçimlerde yüzde 28’e ulaştı. Kulkarni’nin bu çabası sayıyı 1,4 milyona yükseltti.
Teksas’ın 22’inci bölgesindeki Demokrat kampanyanın üç önceliği var: Herkes için sağlık sigortası, ateşli silahlarla bağlantılı olan suçların azaltılması ve özellikle de geçen ağustos ayındaki Harvey Kasırgası’nın geride bıraktığı hasar sonrasında iklim değişikliğiyle mücadele.
ABD’deki diğer Demokratlar gibi Kulkarni de Başkan Trump’ın göçmenlere yaptığı sert konuşmaya sert çıkarak onları oy verme merkezlerine gitmeleri için teşvik ediyor:
“Başkan’ın birkaç gün önce ABD Anayasası’nın göçmenlerin ABD’de doğmuş olan çocuklarına vatandaşlık hakkı veren 14’üncü maddesini değişiklik yoluyla askıya almakla tehdit etmesi ülkemizin tarihinde bir dönüm noktasıdır. Seçmenler, önümüzdeki salı günü bu politikaları reddettiklerini ifade etmek için sandık başına gitmezlerse bu, Birleşik Devletler’in üzerine kurulduğu ilkelerin tehdit altında olduğu anlamına gelir.”
14 yıl boyunca yurt dışında Tayvan, Rusya, İsrail, Irak ve Jamaika’da ülkesinin temsilcisi olarak çalışan Kulkarni, istifasının sebebine ilişkin şunları söyledi:
“George W. Bush ve Barack Obama yönetimleri tarafından izlenen bazı politikaları onaylamamıştım. Üstelik bu politikalar ABD anayasasını veya bizi devlet olarak tanımlayan ilkeleri hiçbir zaman tehdit de etmemişlerdi. Buna karşılık Başkan Trump’ın sergilediği tutum, Amerikan değerlerimize doğrudan saldırı olarak kabul edildi. Ben onun politikalarını savunmadım.”
Kulkarni, beyaz ırkçıların Charlottesville’de bir kadının ölümüne yol açan yürüyüşünün ardından Trump’ın yaptığı konuşmanın, göçmen anneleri bebeklerinden ayırmaya yönelik politikaların ve Trump’ın küçük çocuklara yönelik cinsel tacizle suçlanmasına rağmen Cumhuriyetçi aday Roy Moore’a verdiği desteğin istifasına yol açan olaylar arasında yer aldığını söyledi.