Katar ve Libya demografisiyle oynamak
Katar, İslami sloganlar atan ‘Müslüman Kardeşler Örgütü’ ve iki kardeşi ‘DEAŞ’ ve ‘El Kaide’ örgütlere bir dizi destek sunarak Libya’nın demografisiyle oynamak için çaba gösteriyor. Bu örgütlerin ulusal devlete bağlı olmadığı, coğrafya ve ulusal sınırlar mefhumundan uzak oldukları göz önüne alınırsa
Katar, İslami sloganlar atan ‘Müslüman Kardeşler Örgütü’ ve iki kardeşi ‘DEAŞ’ ve ‘El Kaide’ örgütlere bir dizi destek sunarak Libya’nın demografisiyle oynamak için çaba gösteriyor. Bu örgütlerin ulusal devlete bağlı olmadığı, coğrafya ve ulusal sınırlar mefhumundan uzak oldukları göz önüne alınırsa bu çabanın kendileri için de ortak bir hedef teşkil ettiğini anlayabiliriz.
Katar, hedef aldığı ülkelerin demografik yapısını bozmak için ‘yaratıcı’ kaosu kullandı, Libya da hedef alınan bu ülkelerden biri. Katar Libya’nın güneyinde Tebu, Tuareg ve Arap kabileleri arasında etnik çatışmalar yaratmak için çalıştı ve ‘Siyasal İslamcı’ örgütlerine bu hedefi gerçekleştirme yolunda demografik güveni sarsacak ve ulusal barışı yok edecek eylemler için para ve silah pompaladı. Katar güney Libya’da yapmacık bir demografik savaşı başlatmak için kaosu, parayı ve silahı ihraç etti ve paralı milisleri kullandı. Güney Libya’da kaçak şekilde yaşayan Doha’nın Çad’daki adamı Timan Erdimi UFR adıyla bilinen paralı askerlik yapan Çadlı Milislere komuta etmektedir, Katar’ın başkenti Doha’da ikamet eden bu adam uzun süre gözden ırakken, Libya Hava Kuvvetleri tarafından ‘Um El Aranib’ bölgesinde Katar tarafından finanse edilen kampı hedef alındığında bir kere daha medya tarafından ele alındı. Katar ise, doğal kaynaklarla zengin Libya’nın güneyini kontrol etmek için Çad’ın en silahlı ve kalabalık milis grubu olan UFR’yi kullanıyor. Tebu ve Tuareg kabilelerin ülke dışında herhangi bir toplantıya iştirak etmediklerini ve iştirak edenlerin ancak kendilerini temsil ettiklerini resmi olarak ilan etmesine rağmen, Katar Libya’nın güneyinde Tebu ve Tuareg Kabileleri arasında Doha’da imzalanan kırılgan ve ciddiyetten uzak bir barış anlaşması hamiliğini iddia ediyor. Katar’ın yaptığı, kuşkusuz, yönetmeni olmayan komik ve yalan bir tiyatrodur, Katar, adeta kurtla yemek yiyor ve çobanla ağlaşıyor.
Katar’ın Libya’ya yaptığı şeytanlık ve fenalık Doha’ya kötülük ve sefillik olarak geri dönecektir. Müslüman Kardeşler gruplarının yönettiği Doha rejimi, Libyalıların, devletlerinin çökmesine rağmen, cani planlara karşı durmalarıyla ve Libya ordusunun bu kötü planlar karşısında halkının yanında durmasıyla pişman olacaktır.
Katar rejiminin Libyalılara karşı olan kinini defalarca dile getiren Libya ordusu sözcüsü, son günlerde Katarlıların, Sudanlılarla koordinasyon kurarak Libya’daki terörist operasyonlarının finanse ettiğine dair belgeleri olduğunu söyledi. Sözcü, Libya’da terörist grupları destekleyenlerin ve bu gruplara ‘bilinen yollarla’ Katar ve İran’dan gelen teçhizat ve eğitimi sağlayanların Sudan’da bulunduğunun bilindiğinin altını çizdi.
Ordu sözcüsü ‘Katar ve Türkiye’nin Libya’yla ilgili Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına uymayarak Libya topraklarını terörist grupların eğitim sahasına dönüştürdüğünü’ de vurguladı.
İki Hamad rejimi ve vitrini konumundaki Temim, uzun zamandır derin devleti kontrol eden Müslüman Kardeşler Örgütü tarafından kullanılmaya devam ediliyor. Öyle ki, Katar rejimi, İhvan’ın projeleri ve organizasyonlarına paravan olan bir devlet haline gelmiştir.
Adaletten kaçanlar, kaçaklar, komşu ülkelerden kaçanlarla birlikte, siyasi İslam milisleri özellikle Libya’nın güneyini güvenli bir sığınak olarak kıllanıyorlar. Özellikle Ulusal orduya silah ambargosu devam ederken büyük sahranın bir bölümünden oluşan, ve uçsuz bucaksız çölleri kapsayan Libya’nın güneyinde kaçakları yakalamak ve bölgeyi kontrol altına almak çok zordur.
Libya’nın bu bölümünde Cezayirli cani Muhtar bin Muhtar tarafından yönetilen kana bulaşmış örgütün kalıntıları hala aktif, O da, El Kaide’nin Libyalı lideri el-Hasnavi de, El Kaide liderlerinden olup Katar tarafından para ve silahla desteklenenlerdendir ve Libya’nın Petrol Hilali bölgesine saldıranlardan.
Libya’nın Güneyi birçok nedenden dolayı kabileler arası tekrarlanan çatışmaların sahası olmuş durumda. Devletin yıkılması ve güvenlik boşluğundan şikayetçi olan bu bölge uzun süredir güvensizlik ve zor hayat koşullarından şikayet ediyor. Kaçak göç ve kolay erişilebilir olması ve Siyasal İslamcı milislerin de bulunması da çatışmaları, güvensizliği ve zor hayat koşullarını körüklemiştir. İşte bu koşullar altında Katar, doğal kaynaklarca zengin Libya’nın kontrolünü ele almaya ve demografik yapısını bozmaya çalışıyor.