Amerika

Kongre ara seçimleri ve Trump’ın politikaları üzerindeki etkileri

ABD’liler, Donald Trump’ın Beyaz Saray’a çıkmasının ardından ara seçimlerde oy kullanmak için yarın sandık başına gidecek. Her dört yılda bir Kasım ayında gerçekleştirilen bu seçimler, dört yıllık başkanlık döneminin ortasında yapıldığı için “ara seçimler” olarak adlandırılıyor. Seçmenler, söz

Kongre ara seçimleri ve Trump’ın politikaları üzerindeki etkileri

ABD’liler, Donald Trump’ın Beyaz Saray’a çıkmasının ardından ara seçimlerde oy kullanmak için yarın sandık başına gidecek.

Her dört yılda bir Kasım ayında gerçekleştirilen bu seçimler, dört yıllık başkanlık döneminin ortasında yapıldığı için “ara seçimler” olarak adlandırılıyor. Seçmenler, söz konusu oylama ile ABD Kongresi’nin üyelerini seçiyorlar.

Seçmenin tercihi, Trump’ın başkanlık döneminin kalan süresini etkileyecek. Britanya Yayın Kuruluşu (BBC) yaklaşan seçimlerin doğasını aşağıdaki sorular ve cevaplarla geniş bir şekilde açıkladı.

Kimler seçilecek?

ABD’liler, yarın yapılacak ara seçimlerle Senato ve Temsilciler Meclisi üyelerini seçecekler. Her iki meclis, birlikte ABD Kongresi’ni oluşturuyor. Kongrenin temel görevi yasa çıkarmak ve çıkan yasayı yürürlüğe koymaktır. Senatör olarak adlandırılan Senato üyeleri, başkanın hükümet ve yargıdaki kilit pozisyonlar için önerdiği adayları onaylama veya reddetme yetkisine sahiptir.

Kongre şu anda Başkan Trump’ı destekleyen Cumhuriyetçi Parti’nin kontrolü altında. Muhalefette bulunan Demokrat Parti, bu yıl yapılacak ara seçimlerde koltukların çoğunu kazanarak Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu yeniden elde etmeyi hedefliyor. Demokratlar, seçimi kazanmaları halinde, başkanın planlarını durdurma veya reddetme şansını elde edecekler.

Meksika ile sınırda bir ayırma duvarı inşa edilmesi de dâhil olmak üzere başkanın çeşitli politikaları, ilk önce Kongre’nin her iki meclisi tarafından onaylanmalıdır.

Temsilciler Meclisi’ndeki 435 sandalyenin tamamı oylamaya sunulacak. Demokratlar, meclisin kontrolünü tekrar kazanmak ve sandalyelerin çoğunu elde etmek istiyorlarsa, Cumhuriyetçilere ait en az 23 sandalyeyi elde etmesi gerekiyor. Bu durum, özellikle çok sayıda Cumhuriyetçinin gerek emeklilik ve gerekse de yüksek bir mevki arayışı ile Trump’a olan muhalefetlerinden dolayı bu yıl Temsilciler Meclisi’nden ayrılmasından dolayı düşünüldüğü kadar zor olmayabilir. Cumhuriyetçilerin bazıları ise oylama sonucunda mevkilerini terk etmek zorunda kalacakları bir durumdan kaçınmak için meclisten ayrılıyor.

Şu anda Cumhuriyetçilerin kontrolü altında bulunan Senato’daki 100 sandalyeden 35’i oylamaya sunulacak. Demokratların Senato’nun kontrolünü ellerinde bulundurabilmeleri için Cumhuriyetçilerin elinde bulunan sandalyelerden ikisini almaları gerekiyor. Ancak Cumhuriyetçilere ait olan sandalyelerden sadece 9’u oylamaya sunulacak. Bu sandalyelerin çoğunun tekrar Cumhuriyetçilerin elinde kalması muhtemel.

Cumhuriyetçilerin Senato’nun kontrolünü ellerinde bulundurmaları ve Demokratların ise Temsilciler Meclisi’ni kazanmaları durumunda ne olacak?

Buna tek bir kelime ile cevap verilebilir: “Donukluk”

Hükümetin farklı alanlarını kontrol eden rakip partilerin uzlaşamamalarından dolayı hükümetin düşme ihtimali artacak. ABD Senatosu’nun öngörülen süre içerisinde yeni bütçe üzerinde uzlaşmaya varamaması durumunda hükümet düşer.

Peki, kim kazanacak?

Son kamuoyu yoklamaları Demokratların farklı pozisyonlarda ilerleme kaydettiğini gösteriyor. Bazı uzmanlar, bu yıl “seçim dalgası” olarak adlandırılan şeyin Demokratlara Temsilciler Meclisi sandalyelerine ilişkin olarak büyük kazançlar getireceğini düşünüyor.

Tarihsel deneyimlerin tüm göstergeleri Başkan Trump’ın kaybedeceğini ortaya koyuyor. Beyaz Saray’da başkanı bulunan bir parti genellikle Temsilciler Meclisi’nde ortalama 32 ve Senato’da ise 2 sandalye kaybeder. Bu, 1861 ve 1865 yılları arasında ABD’de meydana gelen iç savaştan beri böyle.

Kamuoyu yoklamalarına göre, Başkan Trump’a verilen kamu desteğinin azalması, Cumhuriyetçi adaylara verilen desteğin derecesini etkileyebilir ve Demokratların çıkarına olacak şekilde bir fayda sağlayabilir.

“Pembe Dalga” olarak isimlendirilen şeyin de unutulmaması gerekiyor. Bu yıl, daha önceki herhangi bir seçim dönemine nazaran en yüksek kadın aday sayısının bulunduğu bir seçime tanık oluyor. Michigan valilik seçimlerindeki kadın adayların sayısı listelere hâkim olurken, ABD’nin Michigan eyaletindeki Demokrat Parti’nin ön seçimlerine katılan ilk Müslüman kadın aday Raşide Tlaib rakibi olmaksızın Temsilciler Meclisi’ne girmişti. Bir sonraki seçimde daha fazla kadının aday olması için bir dizi sebepler var.

Öte yandan, seçim yarışı Demokratlar lehine görünmüyor. Cumhuriyetçiler, ABD ekonomisinde kaydedilen iyi performans nedeniyle seçmenlerden destek alabilirler. ABD’deki maaşların son dokuz yılda en yüksek seviyelere ulaşmış olması bu iyileşmeye örnek olarak verilebilir. Bu yıl yüzde 2.8’lik bir artış kaydedildi ve işsizlik oranları düştü.

Bu Başkan Trump için ne anlama geliyor?

Başkan Trump yönetimi birçok sorunla karşı karşıya. Trump’ın ekibi 2016 başkanlık seçimlerine ilişkin şüpheli Rus müdahalesi nedeniyle soruşturma altında. Trump ise ilişkisi olduğu iddia edilen iki kadına ödeme yaptığı meselesi ile karşı karşıya.

Demokrat Parti liderleri şu ana dek Trump’ın istifaya zorlanması hususunda açıkça konuşmaktan çekindi. Böyle bir durumda Temsilciler Meclisi üyelerinin çoğunluğunun başkanın görevini bırakması için oy vermesi gerekir. Bu tür bir oylama Aralık 1998’de Bill Clinton’a karşı yapıldı. Yalan yere yemin etmek ve adaleti engellemekten suçlanan Clinton Senato Mahkemesi’nde görülen davasından beraat etmişti.

Bundan sonra ne olur?

Başkan, Senato tarafından “ihanet, rüşvet ve diğer ciddi suçlar” ile suçlanmakla yargılanır. Senatörlerin üçte ikisi başkanı suçlu bulursa Başkan Trump görevinden azledilir ve onun yerine yardımcısı Mike Pence getirilir.

Gerald Ford, eski Başkan Richard Nixon’un 1974’te istifa etmesinden sonra onun yerine geçmesiyle ABD başkanının yerini alan son başkan yardımcısıydı. Daha önce Indiana valiliği görevinde bulunmuş olan mevcut Başkan Yardımcısı Pence, muhafazakar tutumuyla tanınıyor. Hıristiyan örgütlerle yakın ilişkileri bulunan Pence, daha önce kendisini Evangelist bir Katolik olarak tanımlamıştı.

Böyle bir durumun yaşanması ne kadar mümkün?

Aslına bakılırsa, herhangi bir başkan azledilme süreci ile daha önce görevinden alınmadı.

Başkan Trump’ın, Demokrat Parti tarafından kontrol edilen Temsilciler Meclisi’nin, planlarına yönelik karşısına çıkaracağı engeller karşısında hayal kırıklığına uğraması bekleniyor.

Sonra ne olacak?

Bu seçimlerin tamamlanmasının ardından gözler, 2020 için planlanan başkanlık seçimlerine çevrilecek. 3 Kasım 2020’de yapılması planlanan seçimlere yönelik seçim kampanyaları ise 2019’da başlayacak.

Başkan Trump ikinci bir dönem için adaylığını koyması bekleniyor. Demokrat Parti’den olan rakibi ise 2020 yılının Ocak ayında başlayacak bir dizi ön seçimle belirlenecek.

Yarın yapılacak ara seçimlerle eş zamanlı olarak 36 eyalette valilik seçimleri yapılacak. Cumhuriyetçiler mevcut valiliklerin 26’sını elinde bulunduruyor.

Vali, yasalarının yürürlüğe girmesini denetler, yetkililerin ve yerel hâkimlerin atamasını gerçekleştirir. Eyalet valileri, başkanlık kampanyası başladığı sırada, bağışçılar bularak veya gönüllüleri harekete geçirerek mensubu oldukları partilerin adaylarını desteklemede kilit rol oynarlar. Bu nedenle, eyalet valileri için yapılan ara seçimlerin sonuçlarının 2019-2020 yılı başkanlık kampanyası üzerinde önemli bir etkisi olur.