Suudi Arabistan iki kanatla uçuşa hazırlanırken
Veliaht Prens Muhammed bin Selman açılışını yaptığı Gelecek Yatırım İnisiyatifi Uluslararası Forumu’nda NEOM Projesi’ni tanıtırken eski ve modern iki telefon cihazını göstererek, günümüzle gerçekleşmesini istediğimiz gelecek arasındaki farkın bu iki cihaz arasındaki farka benzeyeceğini söyledi. Veli
Veliaht Prens Muhammed bin Selman açılışını yaptığı Gelecek Yatırım İnisiyatifi Uluslararası Forumu’nda NEOM Projesi’ni tanıtırken eski ve modern iki telefon cihazını göstererek, günümüzle gerçekleşmesini istediğimiz gelecek arasındaki farkın bu iki cihaz arasındaki farka benzeyeceğini söyledi.
Veliaht Prens bu örnekle sadece NEOM Projesi’nin arkasındaki ekonomik ve teknik tutkularından bahsetmiyordu, aynı zamanda Suudilerin, özellikle de genç Suudilerin, Suudi Arabistan’ın geleceğine yönelik modernist özlemlerinden bahsediyordu.
İngiltere’de yayınlanan The Guardian Gazetesi, Suudi Arabistanlı gençlerin değişim ve gelişimi arzuladığını, Veliaht’ı da ‘bu değişim senfonisinin maestrosu’ olarak gördüklerini yazdı. Ondan önce, Washington Post’un 20 Nisan’da yayınladığı yazı da benzer düşünceleri aktarıyordu. İki gazetenin değinmediği derin bir husus var; Veliaht, önderi olduğu büyük gelişim projesinin başından sonuna kadar başarılı olması için çok çabaladığı gerçeği…
Veliaht’ın David Ignatius ve ardından Suudi Arabistanlı gazeteci Türki El-Diheyl’e verdiği demeçlerde düşlerinin ve projelerinin sınırının gökyüzü olduğunu söylemişti. Böylesine büyük bir projenin gerçekleşmesi için Suudi Arabistan’ın iki kanada ihtiyacı olduğu açıktır; birinci kanat radikal ekonomik gelişim iken, ikinci kanat da modernist üretim politikasının gerçekleşmesidir. Aslında Veliaht’ın gerçekleştirmek istediği, iki kanadın aynı anda uygulamaya konması, yani ülke için bütünsel bir vizyon oluşturulması ve uygulanması.
Prens Muhammed Bin Selman, basit ve açık bir anlayışı savunuyor ve sık sık tekrarlıyor; devlet ile vatandaşlar arasında yeni bir sosyal sözleşme yapılmadan ekonomik rehabilitasyonun başarısız olacağını. Bu anlayış, Prensin vizyoner projesinin temelini ve özünü oluşturuyor. Suudi Arabistan halkı Prensin ülkeyi uçurabilecek tek kişi olduğunda hem fikir gibi gözüküyor.
Zira, halk kendisinin iki kanadı aynı anda yönlendirebileceğine inanıyor, ilk kanat, “Vizyon 2030” planından ortaya çıkan dev “NEOM Projesi” ve ortaya koyduğu iddialı ekonomik programlar olurken, ikinci kanat, ciddi toplumsal sözleşmeyi sağlayan paralel eylemler olarak öne çıkıyor.
Bu planları ortaya koyarken, Prens Muhammed bin Selman, Suudi Arabistan vatandaşını evin tuğlası, duvarı, çatısı, kapısı ve temeli olarak görüyor ve ünlü sloganı tekrarlıyor; “Önce Suudi Arabistan vatandaşı”
Foreign Affairs dergisine verdiği demeçte, “Ben genç bir adamım ve vatandaşlarımızın yüzde 70’i de gençlerden oluşuyor. Humeyni Devrimi’nin sebep olduğu radikalizm ve terörden dolayı otuz yıldır bir girdapta yaşıyoruz. Biz şu an bu dönemi bitirmek istiyoruz, Suudi halkı önümüzdeki günlerin tadını çıkarmak istiyor, toplumumuzun gelişimine odaklanmak istiyoruz ve bireylerle aileler olarak kendimizi geliştirmeyi amaçlıyoruz” dedi.
İki gün sürecek olan etkinliğin ekonomik ve fütüristik (gelecek bilimi) bölümlerinin açılışı büyük yankı uyandırarak Riyad’da yapıldı. 22 trilyon doları aşan yatırım fonlarını kontrol eden 2.500 iş dünyası, finans ve ticaret liderleri ve dünyanın önde gelen yatırım karar mercilerinin katılımıyla, Prens Muhammet Bin Selman Gelecek Yatırım İnisiyatifi Uluslararası Forumu’nun açılışını yaparak, küresel yetenek, ekonomi, yenilikçilik, gelişim, akıllı yazılımlar ve gelişmiş robotlara yatırım sayesinde Suudi Arabistan’ın gelişmeye ve değişime doğru istikrarlı ve emin adımlarla ilerlediğini vurguladı.
Prens Muhammed Bin Selman, Forum’un, ekonominin, teknolojinin ve yeniliğin dünyadaki uzmanlığını yakalayan bir konferans olmakla yetinmeyeceğini, Forum’un ortaklıklar kurmak için uluslararası bir platform olacağını, fırsatlar ve çözümleri tartışmak için her yıl düzenli olarak yapılacağını ve son olarak forumun “Yeni teknolojilere riskler gözüyle incelemekten daha çok birer olumlu fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini” ifade etti.
NEOM Projesi’ni sadece ekonomi, yenilikçilik, çözüm arayıcısı ve zorlukların üstesinden gelmek amacını taşıyan bir atölye olarak düşünmek haksızlık olur; farklı, istisnai ve ileri bir hayat projesi olarak tanımlamak daha doğrudur, adeta Suudi Silikon Vadisi’nin yeni bir öncüsüdür.
Suudi Arabistan’da, bölgede ve tüm dünyada medeniyetin geleceğinin dokuz ana dalda gelişimi için elzem bir atölyedir, bu dallar: Enerji, su, biyoteknoloji, gıda bilimleri, dijital bilim, imalat, insan ve robotlar arasındaki etkileşimli ve tamamlayıcı ilişki, gelişmiş imalat, eğlence ve gelecek yaşam.
Suudi Arabistan önümüzdeki yıllarda 500 milyar dolarla projeye destek vereceğini açıklamasının yanı sıra proje için stratejik ve eşsiz bir coğrafyası olan 26.500 kilometre karelik bir alan tahsis etti. Projenin mevkii Asya, Afrika, Avrupa ve Amerika noktası arasında bir buluşma noktası olacak şekilde Suudi Arabistan’ın kuzeybatısından başlayan bölge Kızıl Deniz ve Akabe Körfezine kıyıdaş olacaktır. Bölgenin 2500 metre yüksekliğinde sıra dağlarla çevrili, büyüleyici bir havza olması öngörülmektedir.
Sosyal kanadın ve devlet ile toplum arasındaki sözleşmenin gereksinimleri ve ön şartları vardır. Prens Muhammed Bin Selman, konferansın bir yan etkinliği olarak The Guardian Gazetesine verdiği demeçte konunun derinliklerine değinerek, Suudi Arabistan’ın G20 Devletler topluluğunun üyesi olduğunu, dünyanın en büyük ekonomileri arasına girdiğini ve üç kıtanın ortasında bulunduğunu, anlattı. Prens Muhammed, bir çoğunun dikkat etmediği bir konuya değindi, Suudi Arabistan’da iyiye doğru değişimin sırf Suudi Arabistan halkı için değişim anlamına gelmediğini, bölge ve dünya değişimini geliştirmek için çabalanması gerektiğini vurguladı. Veliaht bu sosyal yönü de başarmak istiyor, Dünyanın da bu vizyoner hedeflerin gerçekleşmesi için Suudi Arabistan’a yardım etmesi gerektiğine inanıyorum.
Prens Muhammed basına verdiği demeçlerinde “Son 30 yıldır, yani 1979 İran Devrimi’nden sonra yaşanan olaylarda Suudi Arabistan’ın bilinen Suudi Arabistan olmaktan, Ortadoğu’nun da bilinen Ortadoğu olmaktan çıktığını, insanların İran’ı modellediğini, Suudi Arabistan dahil olmak üzere, farklı ülkelerde klonlamak istediğini, bölge insanının da bununla nasıl başa çıkacağını bilmediğini, sorunun tüm dünyaya yayıldığını ve şimdi bu sorunu ortadan kaldırmanın zamanı geldiğini” ifade etti.
Bu demeçlerde Prens Muhammed’in gerçekleştirmek istediği reform programının ana hatları daha da belirginleşiyor.
Bu program ekonominin geliştirilmesi, üretimin desteklenmesi ve petrol gelirlerine tam bağımlılıktan kurtulmaktan da öte, daha iddialı hedeflerin gerçekleştirilmesini içeriyor.
Yeni sosyal sözleşme için sağlam bir zeminin oluşturulması da dahil olmak üzere, Suudi Arabistan’da hayatın tüm alanlarının yeniden yapılandırılmasının ekonomik rehabilitasyon için başarının ön koşulu olduğunu Veliaht sıklıkla tekrarlıyor.
Prens Muhammed’in geleceğin inşa edilmesi için radikal tüm fikirlerin yıkılması gerektiğini söylemesi beğeni toplamış, bu radikal fikirlerle insanları ve devletleri hedef alan terörist ve tekfirci örgütleri doğuran ‘Müslüman Kardeşler’ ideolojisini örnek olarak göstermesi de konferanstaki katılımcıları, Suudi, Arabistan vatandaşlarını ve tüm dünyayı memnun etmiştir.
Prens Muhammed demecinde Suudilerin yüzde yetmişinin 30 yaşın altında olduğunu, bir 30 yıl daha hayatımızı boşa geçirerek radikal fikirlerle savaşmak istemediğini ve bu fikirlerin şimdi ve hemen yıkılması gerektiğini” belirterek şöyle devam etti: “Çok basit ve yalınca söylüyorum, eski durumumuza dönmemiz gerekiyor, tüm dünyaya ve tüm dinlere açık ılımlı İslam’a”…