Trump’ın Arap ve Fars düşmanları

ABD Başkanı Donald Trump’ın sayılı günleri kaldığına dair İran, Hizbullah, onlara bağlı İslami gruplar ve Katar medyasına yansıyan mutluluk, sadece ondan korkmaları ve onunla yüzleşmek istememelerinden kaynaklanan hevesli okumalardan başka bir şey değil. Başkan Trump’ın derin bir kriz içerisinde old

Trump’ın Arap ve Fars düşmanları

ABD Başkanı Donald Trump’ın sayılı günleri kaldığına dair İran, Hizbullah, onlara bağlı İslami gruplar ve Katar medyasına yansıyan mutluluk, sadece ondan korkmaları ve onunla yüzleşmek istememelerinden kaynaklanan hevesli okumalardan başka bir şey değil. Başkan Trump’ın derin bir kriz içerisinde olduğu yalanlanamaz. Ancak birçok analiz, beklentilerinin haksız çıkması halinde bu hükümetlerin ve kamuoyunu bilgilendiren medya araçlarının olumsuz etkileneceği görüşüne dayanıyor. Bununla birlikte tüm bunların son ABD Başkanlık seçimlerinden sonra başladığı da unutulmamalı. Aynı medya araçları, Trump’ın seçim kampanyası sırasında yaptığı açıklamalara dayanarak, 2016 başkanlık seçimlerinde Trump’ın rakibi olan Hillary Clinton’ın yenilgisinin, Washington’un bölgedeki geleneksel müttefiklerinin yenilgisi, Trump’ın zaferinin ise onların hezimeti olduğunu söylediler. Sonuç tam tersiydi. Trump’ın uyguladığı politika, yıllardır Körfez ülkelerinde görülen en iyi politika ve İran’ın kabusu oldu. Ayrıca bu hevesli okumalar, karşıt görüşlü medyanın Trump yönetiminin İran’ın nükleer anlaşmasıyla ilgili tutumunda geri adım atacağı ve anlaşmayı sürdüreceğini ön gördüğünü, Katar boykotunun başarısız olacağını, Yemen’deki savaşa bir çözüm getireceği ve imtiyazlar kullanacağı, bununla birlikte Suriye ve Irak krizlerini ele alacağını da içeriyordu. Ancak iki yılın ardından şuan ki durum oldukça farklı.

Peki, Trump’ın içinde bulunduğu krizde ne olur? Bununla ilgili kesin bir şey söylenemez. Muhtemelen başkanlık süresinin sonuna kadar görevini sürdürecek. Krizin nedenleri ortaya çıkarsa, duyduğumuz ve gördüğümüzden daha büyük durumlar ortaya çıkacaktır. ABD devlet kurumlarındaki Trump’ın muhalifleri uzun prosedürler olmadan ondan kurtulamazlar. ABD başkanlık sistemi, karmaşık bir durum söz konusu olduğunda genellikle devletin başındaki kişiden kurtulmak isteyen Avrupa parlamenter sisteminden farklıdır. Tıpkı İngiltere’nin en güçlü Başbakanı Margaret Thatcher’ın partisinden ve başbakanlık görevinden azledilmesi olayında olduğu gibi. Thatcher, halkın karşı çıktığı vergi kararlarına yönelik büyük protesto gösterilerinin ardından üçüncü dönemini tamamlayamadan görevini bırakmak zorunda kalmıştı. ABD Başkanı ise partisinin en yüksek konumuna sahip ve ancak azledilmesi için kanun çıkarılması veya ölüm gibi bir durumun gerçekleşmesi gerekir. Başkanın tecrit edilmesi için Senato’nun üçte ikisiyle ezici çoğunluk sağlanmalı.

Öte yandan Trump içeride ABD’nin ana devlet politikalarını tersine çevirmeyecek ve değiştirmeyecek bir konu olarak kalmaya devam ediyor. Başkan yardımcısı ve Cumhuriyetçilerin çoğunluğu, Trump’ın Ortadoğu da dahil olmak üzere uluslararası önerilerinin çoğunu destekliyor. Bu da Trump’ın 2020 yılı sonuna kadar sürecek olan başkanlık dönemini tamamlamasını ve İran’a yönelik daha önce görülmemiş politikalarını sürdürmesini kolaylaştırıyor. Bu da Yemen’de meşru hükümete destek verilmesi ve ayrılıkçı milislerle mücadelenin yanı sıra Irak ve Suriye’de İran’a ve ona bağlı gruplara karşı daha da sert politikalar ortaya koymasına yardımcı oluyor. Bu yüzden Trump’ın politikaları bu anlaşmanın bütünü olmaya devam ediyor. Bununla birlikte Trump ikinci dönemde de devam etmesi halinde dış politikayı eski Başkan Barack Obama’nın anormalliklerin yaşandığı ikinci dönemi öncesine geri götüreceğini söyledi.