Trump’ın politikaları Amerikalıları işinden etti

Trump’ın uluslararası alana açtığı ticaret savaşı ve getirdiği ek gümrük vergileri ülke içinde birçok sektörün darbe almasına yol açtı. Meksika merkezli bir kuruluş, 2012’de Mid Continent Nail Corp (MİD) şirketini satın aldığında şirket çalışanları bunu sonun başlangıcı olarak algılamıştı. Zira işle

Trump’ın politikaları Amerikalıları işinden etti

Trump’ın uluslararası alana açtığı ticaret savaşı ve getirdiği ek gümrük vergileri ülke içinde birçok sektörün darbe almasına yol açtı.

Meksika merkezli bir kuruluş, 2012’de Mid Continent Nail Corp (MİD) şirketini satın aldığında şirket çalışanları bunu sonun başlangıcı olarak algılamıştı. Zira işlerini daha ucuza çalışan Meksikalı işçilere kaptıracaklarından korkmuşlardı. Ayrıca satış işleminin uluslararası ticari rekabette ABD sanayisine zarar vereceği düşünülüyordu.

Ancak Dekker ile yapılan anlaşma sonrasında MİD’in hisseleri Kuzey Amerika Serbest Ticaret Bölgesi Anlaşması’nın imzalanması ardından iki katına çıktı. Çelik ihracat kısıtlamalarındaki düşüşün ardından şirket halen Missouri eyaletine demir göndermeyi sürdürüyor. Böylece ABD’de ucuz enerji imkanından faydalanan şirket ürünlerini ABD’li tüketicilere kolaylıkla ulaştırma imkanı yakalamış ve çalışanlarının maaşlarını artırmıştı.

Yangın dostu Trump

Ne var ki ABD Başkanı Donald Trump’ın ithal çeliğe yüzde 25 gümrük vergisi getirilmesine ilişkin aldığı karar üretim maliyetlerinin yükselmesine neden oldu. Bu durum Dekker şirketini yapılan anlaşmayı bir daha gözden geçirmeye itti. Daha sonra MİD, inşaat sektöründeki ilerlemeye rağmen çiviye olan talebin bir önceki yıla kıyasla yüzde 70 oranında gerilemesi sonucu çivi fiyatlarında artışa gitti. Şirket yetkilileri önümüzdeki İşçi Bayramı’na kadar bu yaptırımların hafifletilmediği takdirde Missouri’deki fabrikanın kapanacağını ve üretimin Meksika’ya ya da başka bir ülkeye taşınabileceğini ifade etti.
ABD’deki iş imkanlarının Meksika ve diğer ülkelere gitmesini engellemeye yönelik ticari kısıtlamalar milyar dolarlık Meksikalı şirketin işlerine taş koyduğu gibi ABD’de yaratılacak iş fırsatlarının da önünü kesti. Bu da ABD içerisindeki iş sektörlerine zarar vermeden uluslararası alandaki ortaklara zarar vermenin mümkün olmadığını gösteren, Trump’ın dünya savaşının beklenmeyen bir sonucuydu.

Hâlihazırda işten çıkarmalar başladı ve yeni yaptırım yürürlüğe girmeden önceki yıl 500 kişi istihdam eden şirket şu anda 400 çalışanla ayakta durmaya çalışıyor. Aynı şekilde geçici işçilerin sözleşmesine de son verildi. Bazı çalışanlar da başka işlere yöneldiler. Yapılan açıklamalara bakıldığında fabrikanın tamamen kapanabileceği ifade ediliyor.

Bu bağlamda MİD şirketinin Operasyon Müdürü Chris Pratt, “Biz artık devletimizle savaştığımız bir konuma geldik. Görünen o ki baştan kazanamayacağımız belli olan bir savaşın içerisine girdik” diye konuştu.

Dekker ise bundan sonra ne yapacağına karar vermeye çalışıyor… Şu an için yerel pazarlara mal sürebilmek için ABD’deki çelik şirketinden demir tel üretim ekipmanı ihraç ediyor ve bu durum işlerin geleceğini de belirsizleştiriyor.

Şirketin resmi sözcüsü Jim Glassman konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Açıkçası çivi üretiminin Meksika veya başka bir ülkeye taşınması ihtimali halen masada. Ancak bu kötü bir alternatif. Şirket (MİD) yerinden ayrılmak istemiyor, böyle bir niyeti de yok. İşçiler halen Trump’ın işlerini kurtarmasını umuyor ve bekliyor.”

MİD çalışanı 37 yaşındaki Philip Bennett, doğuştan kalbinden rahatsız olan 5 yaşındaki kızının tedavi masraflarının MİD CONTINENT NAIL CORP şirketinin kendisine sunduğu sağlık sigortası üzerinden karşılandığını anlatırken gözleri doluyor. Kendisi de Trump destekçilerinden olan Bennett şunları söylüyor:

“Trump’ın yaptığı çok güzel şeyler de var ama hamleleri beni doğrudan etkiliyor. Yaptığı şeyden hoşlanmıyorum. Yani buraya gelip durumumuzu sormasını, bakmasını beklemiyorum. Ancak keşke yaptıklarını bir baksa da ve bize verilen hasarı görse.”

Missouri’deki çalışanlar daha fazla kişinin işten çıkarılmasından korkarken buna karşın hiçbir Meksikalı çalışan işten çıkarılmadı. Dekker Ticari İşler Başkan Yardımcısı Louis Lille, şirketin Meksika’daki Monterrey’de bulunan genel merkezinden telefon görüşmesi üzerinden yaptığı açıklamada “Meksika’daki yerel pazar bize yardımcı oldu” ifadesini kullandı.

5,5 dolar ekleme

Trump, ABD Başkanı’na ulusal güvenliği sürdürme kapsamında ithalat yaptırımları uygulamasına da izin veren ancak nadiren kullanılan bir maddeyi yürürlüğe koydu. 1 Haziran’da çelik ve alüminyum ithalatına gümrük tarifesi uygulama kararı aldı.

ABD Ticaret Bakanlığı’nın açıklamasına göre ithal çeliğe yüzde 25 gümrük tarifesi uygulanması ülkedeki yerel pazarı güçlendirdi ve birçok fabrikanın yeniden işbaşı yapmasını sağladı. Ancak bu Amerikalı şirketler için maliyeti artırdı. MİD yetkililerin ifadelerine göre şirket 50 çivilik bir kutuyu daha önce 27 dolara satarken şimdi yeni tarifeye ayak uydurabilmek için fiyata 5,5 dolar daha ekleyerek satmak zorunda kalıyor.

Ancak şirketlerin vergiden muaf olabilmeleri için Ticaret Bakanlığı’na dilekçe göndermeleri gerekiyor. Bu muafiyetin kapsamına ise sadece ithalatı yapılacak üründe ABD’de ya tedarik edilemeyen veya yeteri miktarda bulunmayan bir ürün olma şartı aranıyor.

Ancak söz konusu muafiyetten kolay kolay faydalanılamıyor. Zira yeni gümrük tarifesi uygulamaya konulmasının ardından Bakanlık 21 bin dilekçeyi incelemesi için 30 yeni teknisyen işe aldı.

Bunun üzerine Ticaret Bakanlığı söz konusu muafiyetten faydalanmak isteyen şirketlerin sunduğu dilekçeler hakkında hafta sonu itibariyle yeni adımlar atılacağını duyurdu. Ancak şirket halen bu muafiyetten faydalanmak için birçok zorlukla karşılaşıyor. Gümrük tarifelerinin etkileri iki şirket (MİD ve Dekker) üzerinde görülebiliyor. Trump’ın ticaret politikalarının ABD’deki yabancı yatırımlara oldukça zarar vereceği ifade ediliyor. Zira yabancı şirketler, ülkedeki belirsizliklerden ve çıkacak yasaların güven vermediği bir ortamda para harcamaktan tereddüt ediyor.

ABD’deki Meksikalı yatırımlar

2005-2016 yıllarında Meksika’nın ABD’deki yatırımları tam 4 kat artarak 17 milyar dolar seviyesine çıktı. Bu da 123 bin Amerikalı için istihdam ve iş fırsatı demekti.

ABD’nin çeşitli bölgelerinde duruma ilişkin birçok örnek var. Ancak Amerikalılar aldığı birçok ürünün Meksikalılara ait olduğunun farkında bile değil. Örneğin Meksika merkezli Cemex, ABD’de çimento üretiminin önde gelen şirketleri arasında yer alıyor. Yine Grupo Elektra, ABD’de en büyük kredi veren kuruluş olan Advance America’nın sahibi. Aynı şekilde ABD’de unlu mamuller sektörünün önde gelen şirketlerinden olan ve bünyesinde 20 bin işçi istihdam eden Bimbo da Meksika merkezli.

Söz konusu yatırımlar, Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması (NAFTA) ve serbest Meksika ekonomisi sayesinde gerçekleşti.

Trump, birçok kez 1994 yılında imzalanan NAFTA anlaşmasından çekilme tehdidinde bulunmuş daha sonra ise söz konusu anlaşmanın sürmesi adına Meksikalı ve Kanadalı yetkililerle müzakere masasına oturmuştu.
MİD, vergilerden muaf olduğu haberini duymayı beklerken bir anda rahatsız edici bir biçimde kendini Trump’ın ticaret savaşının ortasında buldu.

Trump’ı destekleyen eyalette siyaset savaşı

2016 yılındaki seçim savaşını yüzde 19 gibi bir oranla kazanan Missouri Eyaleti Demokrat Parti üyesi Senatör Claire McCaskill, Trump’ın oyların çoğunu kazandığı yerdeki şirketin ikileminden yararlanmak üzere bu eyaleti ziyaret etti.

Normal şartlar altında sıcaklık 40 derecenin üzerinde çıktığında çalışmaya ara veren şirket McCaskill’in ziyareti dolayısıyla çalışmayı sürdürdü. McCaskill burada yaptığı açıklamalarda “Ticaret savaşlarını bitirmenin zamanı geldi” dedi. McCaskill söz konusu hamleyi koltuğunda kalmak için yaparken Cumhuriyetçiler bu durumu pek önemsemedi. Zira eyalet, yeni gümrük vergilerinin getirdiği ekonomik tehditlere rağmen Trump’a olan desteğini daha güçlü bir şekilde gösteriyordu.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Trump’ın gümrük vergisi tarifesi kapsamında şirketlerin üzerindeki kontrol mekanizmaları daha da sıkılaştı.

MİD hükümetten yabancı rekabete müdahale etmesini istedi. Ticaret sektörü Çin, Kore, Umman ve Malezya da dahil olmak üzere dünyanın çeşitli ülkelerine karşı dava açtı. Dava gerekçesi olarak da bu ülkelerin ABD’ye zarar vermek maksadıyla piyasaya göre daha ucuz fiyatlarla çivi satarak pazarı kasıtlı olarak etkilemeleri gösteriliyor.
Şimdi ise MİD’in muafiyet talebini reddeden rakip bir firma ortaya çıktı. Griffith’de küçük bir çivi üretim şirketi işleten Roger Orlio, MİD’in hikayenin tamamını anlatmadığını söyledi. MİD’in gerçekleri söyleme konusunda şeffaf davranmadığını ifade eden Orlio’nun iddialarına göre MİD, Meksikalı bir şirket ve Meksika demirinden ürettiği ürünlerin üzerine “ABD’de üretilmiştir” damgası vuruyor.

Orlio, MİD’in bu şekilde vergilerden muaf olmaya çalışarak haksız rekabet etmeye çalıştığını kaydetti. MİD’in sahiplerinin Amerikalı olmamasına rağmen vergi muafiyetinden faydalanmaya çalıştığını savundu.

MİD yetkilileri ise Orlio’nun iddialarına karşılık çivi üretmeyen ve MİD’den satın alan Orlio’nun yükünü ağırlaştıran vergiden muaf olduğunu söyledi.

MİD yetkilisi Glassman şu açıklamada bulundu:

“Meksikalı yatırımcılar 2012’de MİD’i satın aldı. Büyük sermayelerle yatırım yapıldı. Ayrıca Asya ile adil olmayan ticari rekabette yüklü miktarda yardımlar yapıldı. Bunu 500 Amerikalı çalışanla başardık. Bu sayı tabii son 5 yılda giderek zayıfladı ancak bu işçilerin tamamı Amerikalı ve Amerikalı ailelerini geçindiriyorlar.”

Yapılan açıklamalar MİD’in bu süreçte ön plana çıkmasının şirket çalışanlarından bazılarının Trump taraftarları tarafından tacize uğramasına yol açtığı yönünde.