Tunus Hükümeti, protestolar ve sendikalar arasında kaldı

Tunus’ta Yusuf eş-Şahid hükümeti bir çok krizle eş zamanlı olarak mücadele etmek zorunda. Hükümet, ülkenin güney batısındaki fosfat üretim bölgelerinde devam eden protestoların yanısıra, ülkenin güneydoğusında petrol üretilen bölgelerde sendikaların eylemlerini tırmanışı ve devam eden eğitim k

Tunus’ta Yusuf eş-Şahid hükümeti bir çok krizle eş zamanlı olarak mücadele etmek zorunda.

Hükümet, ülkenin güney batısındaki fosfat üretim bölgelerinde devam eden protestoların yanısıra, ülkenin güneydoğusında petrol üretilen bölgelerde sendikaların eylemlerini tırmanışı ve devam eden eğitim krizi ile ekonomik ve sosyal zorluklarla karşı karşıya.

Birkaç gün önce protestocular, hükümetin “taleplerini göz ardı etmemesini” özellikle de petrol şirketlerinin işleyişi ile ilgili olanları kınamak adına açlık grevi başlattılar. Protestolarının dördüncü gününde, Tatavin kentinde ve Kamur bölgesinde gerçekleştirdikleri oturma eyleminin ardından daha da artırdılar.

Protestocular, hükümetin 16 Haziran 2017’den bu yana etkisiz kalan “Kamur Anlaşmasının” şartlarını uygulamaya koymaları için hızla harekete geçilmesini talep ediyor.

Bu şartlardan en belirgini de yaklaşık 33 milyon dolarlık Kalkınma ve Yatırım Fonu bütçesine ek olarak, bölgede faaliyet gösteren petrol şirketlerinde bin 500 gencin görevlendirilmesi ve 2017 ve 2018 aşamaları için Çevre ve Bahçecilik Şirketi’nde işsizlerin istihdamının hızlandırılması.

Protesto gösterilerini daha da artırmakla tehditte bulunan protestocular, hükümetin erteleme politikasını sürdürdüğü sürece protestoların Tatavin eyaletinin tüm bölgelerine yayılması konusunda uyardı.

Kamur bölgesi protestocuları adına konuşan Tarık Haddad, “Hükümet tarafından sunulan bir rapora göre, şu ana kadar istihdam edilenlerin sayısı toplamda 1642’den 1234’e ulaştı ancak protestocular buna karşılık, işe alınanların sayısının 81’i geçmediğini söyledikleri” belirtti.

Bu bağlamda, Siyasi Analist Cemal el-Arfavi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “güven unsuru, hükümet, protestocular ve sendikalar da dahil olmak üzere bütün tarafları sıkıntıya sokuyor” diyerek, tüm tarafların “birbirlerini avladıklarını” ve kademeli olarak çözüm bulma niyetiyle müzakerelerde bulunmadıklarını, sonra da protesto etmeye devam ettiklerini vurguladı.
Arfavi, petrol ve fosfat sahalarının, ülkenin devam ettiği ekonomik krize etkili çözümler oluşturmak yerine, Tunus hükümetinde bir sorun haline geldiğini özellikle de fosfat üretiminin askıya alınması nedeniyle örneğin Gabes’te kimyasal kompleks gibi fosfatla ilişkili bir dizi kurumun faaliyetlerinin azalmasıyla sonuçlanmasında yaşandığı gibi kayıpların ikiye katlandığını kaydetti.

Bu sosyal krizleri çözmek için önerilen çözümler konusundaysa Arfavi, petrol veya fosfat üretim sahalarında veya eğitim sendikalarında olsun, tüm tarafların kendi yönelimlerini değiştirmeye ve bencil bir doğanın bireysel hedeflerine odaklanmak yerine Tunus’un çıkarlarını düşünmeye davet edildiğini söyledi.

Hükümetin ülkenin güneybatısındaki petrol bölgelerinde halkı görevlendirmek için düzenlediği planları dondurmaya karar vermesinin ardından, yaşananlar madencilik havzası alanındaki protestocuların sorunları ile birleşti.

Yaşanan sorunların ardından hükümet, fosfat üretim tesislerinde yaklaşık 7 bin işçinin istihdam edilmesi kararını ve Gafsa Fosfat Şirketi tarafından hazırlanan tüm işletim programlarının dondurulması ile ilgili kararını duyurdu.
Hükümetin kararı, bu sorunlu sosyal meseleyi, başta Tunus Genel İşçi Sendikasının uzun zamandır devam eden farklılıkları ortadan kaldırma çabalarını başarısız kıldı ve iki tarafı gerginlik gösteren başlangıç noktasına geri getirdi.

Öte yandan hükümetin, özel sektörün sponsor olduğu projelerin tamamlanmasının yanı sıra, fosfat şirketi ve kamu kurumları bünyesinden ve çevre şirketlerden yaklaşık 7 bin gencin faaliyet göstermesini amaçlayan işçi sendikası aracılığıyla bir sunum yaptığı söyleniyor.

Madencilik havzası bölgelerindeki protestocular ise 23 Şubat’ta hükümet tarafından, maden havzasındaki fosfat üretim alanları için tahsis edilen Bakanlar Konseyi’nin sonuçlarını kabul etmediklerini açıkladılar.