Yeni Delhi ve Tokyo, Pekin’e karşı ortaklığı güçlendiriyor
Yeni Delhi ve Tokyo, Çin’in Hint bölgesinde ve Büyük Okyanus’taki stratejik genişlemesini dengelemek amacıyla yeni, yoğun kapsamlı bir askeri ittifak kuruyor. İlk defa olmak üzere Japon kara birlikleri, önümüzdeki ay Hindistan İsyanla Mücadele Akademisi’nde Hint kara birlikleri ile beraber tatbikat
Yeni Delhi ve Tokyo, Çin’in Hint bölgesinde ve Büyük Okyanus’taki stratejik genişlemesini dengelemek amacıyla yeni, yoğun kapsamlı bir askeri ittifak kuruyor. İlk defa olmak üzere Japon kara birlikleri, önümüzdeki ay Hindistan İsyanla Mücadele Akademisi’nde Hint kara birlikleri ile beraber tatbikat düzenleyecek.
Japonya, iki hafta önce Hindistan ile ikili deniz tatbikatı yürüttü. Analistlere göre bu, iki ülke arasındaki savunma ilişkilerini gösteren gelişmenin belirgin bir işareti olmakla birlikte her iki hükümetin de Hint bölgesi ile Büyük Okyanus’un güvenliğini güçlendirmek amacıyla gösterdiği daimi çabaların da bir göstergesi niteliğinde.
Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Japon mevkidaşı Şinzo Abe ile yakın zamanda daha önce Rusyalı ve Çinli mevkidaşları ile düzenlenene benzer bir zirve gerçekleştirdi. Hintli mevkidaşını ‘en güvenilir dost’ olarak nitelendiren Japonya Başbakanı, Modi’yi Yamanashi eyaletindeki Kawaguchi Gölü’nün yakınlarında özel bir villada verilen akşam yemeğinde ağırladı. Bu, Japonya’nın daha önce hiçbir yabancı misafirine tanımadığı bir ayrıcalık olup iki önemli lideri birbirine bağlayan sıkı bağların da ifadesi olarak yorumlandı. İki lider, birlikte Japon tren fabrikalarından birine de ziyarette bulundu. 2017 yılında yapılan zirvede Modi, Japonyalı mevkidaşını Hindistan’ın Ahmedabad şehrinde yol boyu dizilen halk tarafından tören ile karşılamış ve tarihi noktalara da özel ziyaretler yapılmıştı.
Hintli gazeteci Harsh V. Pant, konuya dair yaptığı değerlendirmede şunları aktardı:
“Dünya düzeyinde herhangi iki devlet arasında böylesi yoğun bir stratejik yakınlaşma nadir olarak görülebilecek bir durumdur. Modi ve Abe, aralarındaki yakın kişisel ilişkilerden faydalanarak bu yakınlaşmayı gerçekleştirdi. Çin’in Hint Okyanusu bölgesi ve ötesindeki egemenliği, bu sıkı yakınlaşmaya ve köklü savunma işbirliğine ivme kazandıran asıl etkendir. Hint ve Büyük Okyanus bölgesindeki stratejik manzaranın ufkuna çöken mevcut gerginlik ile birlikte bu iki önemli ülkenin, bölgedeki temel iki demokratik devlet olarak bu sıkı işbirliğini sürdürmesi gerekmektedir. Bölgesel güç dengesi oluşturmayı bir kenara bırakalım; bu iki devletin kurumsal ve standart bir yapı oluşturmak için de gerekli sorumlulukları üstlenmesi gerekecektir.”
Yapılan yorumlar, geride bıraktığımız yıllarda büyüyen Hint-Japon ilişkilerinin, özünde Çin’in Asya kıtasındaki siyasi ve ekonomik yayılmacılığına bir tepki olduğu yönünde. Bununla beraber Modi ve Abe arasındaki son görüşmelerin öncesinde Japonya Başbakanı, Pekin’e resmi bir ziyarette bulunarak yedi yıldan bu yana bir ilki gerçekleştirdi. Söz konusu ziyaret, iki ülke arasında adalar, Hint ve Büyük Okyanus bölgesindeki askeri genişleme ve İkinci Dünya Savaşı hafızası gibi sebeplerle var olan gerginliğin ortadan kaldırılması amacına yönelikti.
Asya ilişkileri uzmanlarına göre Abe, söz konusu bölge üzerindeki ilişkilerde titiz bir denge takip ediyor. Hindistan ile olan ikili ilişkilerini korumakla birlikte Çin ile olan ilişkilerini iyileştirmeye çalışıyordu. Abe, Tokyo’daki resmi görüşmelerin ardından Modi ile gerçekleştirdiği ortak basın toplantısında “Japonya ve Hindistan arasındaki güçlü ilişkiler, bu bölgenin geleceğine katkı sağlayacak köklü bir temeldir” dedi.
Hindistan ve Japonya arasındaki savunma işbirliği
Hindistan, ikili savunma ortaklığı oluşturmak amacıyla Japonya’nın kendisiyle ilişki kurduğu en önemli ülkelerden biri. Nitekim Tokyo, Çin’in bölgede artan askeri varlığı karşısında ABD ile olan geleneksel ittifakının da ötesinde askeri işbirliği alanını genişletmeye çalışıyor.
Son birkaç yıl boyunca iki taraf arasındaki güvenlik işbirliğinde önemli adımlar atıldı. Nitekim Yeni Delhi ve Tokyo, her yıl bakanlar, ulusal güvenlik danışmanları ve güvenlik teşkilatı yetkilileri düzeyinde ortak savunma politikaları için diyalog düzenliyor.
Aynı şekilde iki ülke yönetimi gözetim, keşif, otomatik sistem teknolojileri ve robotik sistemler gibi çeşitli alanlarda teknoloji işbirliğini ve savunma donanımlarını geliştirerek bu alandaki ilişkileri de güçlendirmeyi kararlaştırdı.
Gazeteci Sumit Kumar söz konusu duruma dair şu değerlendirmede bulundu:
“Gelişmiş teknolojisini Hindistan’a nakletmek, güvenilir bir silah ve savunma teknolojileri tedarikçisi olarak Japonya’nın uluslararası imajını güçlendirmesine katkı sağlayacaktır. Bu, Japonya’nın Hindistan Büyükelçisi Hiramatsu’nun açıklamalarında da görülebilir. Nitekim kendisi, ülkesinin Hindistan denizaltılarının daimi olarak geliştirilmesi projesine olumlu yönde yanıt verdiğine ve bu alanda Yeni Delhi ile daha fazla işbirliği gerçekleştirmeye istekli olduğuna işaret etti. Geçmişte Japonya, yurt dışına savunma teknolojisini sağlamak konusunda biraz çekingen davranıyordu. Ancak Modi’nin Japonya ziyareti sırasında iki ülke arasında ortak denizcilik anlayışına ilişkin anlaşma önerisi, Japonya ve Hindistan arasındaki savunma ilişkilerine yeni bir boyut kazandırdı. Hele de Japonya’nın denizaltıları ve gelişmiş denizcilik takımlarına karşı deniz alanında uluslararası bir öncü konumunda olduğunu göz önünde bulundurursak.”
İki taraf arasındaki askeri değişimlerle alakalı diğer gelişmeler bağlamında ise gelecekteki disiplinlerarası eğitim ve edinim sözleşmesi de yer alıyor. Bu sözleşme, ortak savunma ve güvenlik işbirliğinin stratejik derinliğini artırmanın bir yolu olarak iki ordu arasındaki tedarik ve mühimmat paylaşımını sağlayacaktır. Hindistan, ABD ve Fransa gibi başka taraflarla da benzer anlaşmalar imzalamıştı. Önemli olan ise Hindistan’ın Hint ve Büyük Okyanus bölgesindeki varlık sahasını genişletmesidir.
Sözleşmenin maddelerine göre Hint ordusu, Cibuti’deki Japon askeri üsleri de dâhil olmak üzere Japonya’daki askeri tesislerden faydalanabilecek. ABD ve Japonya bir yana, Çin de geçen yıl Cibuti’de kendisine özel askeri üssünü kurdu ve bu üs, Kızıldeniz ile Aden Körfezi arasındaki bir bölgede yer alıyor. Dolayısıyla farklı uluslararası güçler için hayati öneme sahip deniz koridoruna bakan doğal bir konum elde ediyor.
Hindistan uzun bir süredir bu küçük ülkenin jeostratejik olarak önemli olduğu ve Çin’in burayı, Hindistan’ı boyunduruk altına almayı amaçladığı politik araçlarından biri haline getirdiği bir durumda kendisine Cibuti’de bir dayanak sağlamayı istiyor.
Hindistan ve Japonya arasındaki son anlaşma, Japonya’nın savunma potansiyellerini artırdığı bir zamana denk geliyor. Nitekim Japonya son senelerde Avustralya, Yeni Zelenda, Filipinler ve Büyük Okyanus’taki farklı Asya ülkeleri ile savunma konusundaki ilişkilerini geliştirdi.
Japon anayasası, ülke dışındaki askeri genişlemeyi sınırlandırıyor
Japon anayasası, İkinci Dünya Savaşı’nın ardından askeri faaliyetlerini sadece savunma faaliyetleri ile sınırlandırdı. Anayasada açık bir şekilde, “Kara, deniz ve hava birliklerinin yanı sıra diğer askeri potansiyeller de ülke savunma sınırları içerisinde kalmalıdır” ibaresi yer alıyor. Ancak bu anayasal kısıtlamalar, Japonya’nın uzun bir süredir Kuzey Kore ve Çin gibi geleneksel düşmanların gelişmiş silah tehditleri ile karşı karşıya kalan dünyanın en iyi orduları arasında beşinci sırayı koruması ile birlikte gittikçe belirsiz bir hal almaya başladı. Bu mevcut meydan okumalar ışığında Abe, Japon anayasası üzerinde ülkedeki ulusal silahlı güçleri tanıması noktasında düzenleme yaparak 2020 yılı için stratejik bir hedef koydu.
Japonya’nın ağustos ayında çıkan Savunma Beyaz Kitabı, sürekli değişen güvenlik ortamında Çin konusundaki endişelere ışık tuttu. Japonya’daki yaklaşık 50 binlik askeri varlığı ile ABD, İkinci Dünya Savaşı’nın bitişinden bu yana ülke savunmasının temel taşı konumunda. Kyodo News’in haberine göre Tokyo, İshigaki Adası’na füze birimlerini yerleştirmeye başladı. Japon gemilerinin birden fazla kez Çin savaş gemilerinin hareketliliğine şahit olduğu bölgesel suların karşısında 500 ila 600 Japon askerinin konuşlandırılması konusunda da planlamalar sürüyor.
Çin yönetimi, Japonya’nın İkinci Dünya Savaşı’nın ardından esas aldığı barışçıl Japon anayasasından uzaklaşması konusunda Japon hükümetine eleştiri yöneltti. Çin yönetimi, Abe’ye savaşçı eğilimlere sahip askeri bir kumandan, siyasi anlamda gerici ve Çin’e karşı ulusal gündemler taşıyan siyasi bir lider nazarıyla bakıyor.
Çin ve Asya’daki stratejik denge
Abe, Pekin ile iyi ilişkiler kurmanın gerekliliği konusundaki net açıklamalarına rağmen Çin’in egemenlik hülyalarının Asya Kıtası’ndaki stratejik dengeyi baltalamasını engelleyecek bir dizi adım attı. Bu, ülkenin askeri hazırlıklarını artırmak ve Hindistan da dâhil olmak üzere komşu ülkelerle stratejik ittifaklar kurmak için harcadığı çabaların en temel sebebi.
Japonya’nın en büyük endişe kaynağı, Çin’in Doğu Çin Denizi üzerinde tam bir egemenlik kurmak için sürdürdüğü faaliyetler ve Japonya’daki yerleşim olmayan Senkaku Adaları’na yönelik talebi olarak ön plana çıkıyor. Bu yılın başlarında Çin, bölgeye bir firkateyn eşliğinde nükleer denizaltı gönderdi ve bu Japon toprak bütünlüğüne yönelik bir ihlal olarak değerlendirildi. Adalar üzerindeki egemenlik, Çin’in deniz sınırlarını büyük oranda genişleterek Japonya’nın hakimiyetinin daralmasına sebep olacaktır. Çin hava birlikleri, Japon hava sahasını sistematik bir şekilde ihlal ederek Japonya’ya test uçuşları gerçekleştiriyor.
Hindistan ve Japonya, Vietnam ve Endonezya’nın da içerisinde yer aldığı Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) ile işbirliği gerçekleştirmeye çabalıyor. Güvenlik uzmanları, Hindistan ve Japonya’nın Güney Çin Denizi’nde Çin ile bölgesel bir çekişmeye giren Vietnam’a deniz desteği sağlayacağı görüşünde. Güvenlik ilişkileri ve siyasi tehditler alanında bağımsız bir uzman olan İndranil Banerjee, bu konudaki düşüncelerini şu şekilde ifade ediyor:
“Çin’e karşı düşmanlığın artmasıyla birlikte Asya’nın karşıt bir stratejik dengeye olan ihtiyacı da artıyor. Hemen her Asya ülkesinin bağımsızlığı tehlikede. Japonya da ABD dışında herhangi bir ülke ile dış askeri işbirliği düşüncesi için geleneksel direncinden vazgeçti. Japonya’daki strateji uzmanları, Hindistan’ın Büyük Okyanus bölgesindeki deniz koridorlarını koruma kapasitesine sahip büyük bir deniz gücü olabileceği inancında.”
Japonya Hindistan’ın eski Büyükelçisi Yasakuni İnoki ise konuya dair şunları söyledi:
“Japonya’nın enerji güvenliği Hint filosuna bağlı. Hint Okyanusu’nda oldukça önemli deniz koridorları mevcut. Hint deniz güçleri haricinde güvenebileceğimiz hiçbir şeyimiz yok. Bölgedeki diğer deniz güçleri, bize pek güven vermiyor. Japonya’nın enerji güvenliği için Hindistan ile ilişkilerin acil bir şekilde sıkılaştırılmasına ihtiyaç var.”
Her iki ülke de üslere dayalı bölgesel bir sistem kurmak istiyor. Bununla beraber hiçbir ülke Çin’i kızdırmak niyetinde değil. Japonya ve Çin’i ekonomik düzlemde bir araya getiren büyük işbirliği ile Pekin, Tokyo yönetiminin en önemli ticari ortağı konumunda.
Hint Okyanusu’ndaki Çin deniz birliklerinin hareketliliği konusunda uyarsa da Yeni Delhi de kendisi için en büyük ticari ortak olarak gördüğü Çin ile olan ilişkilerine özel bir önem atfediyor. Hindistan, BRICS’e üye devletlerden olması dolayısıyla Çin ile işbirliği gerçekleştiriyor. Ayrıca geçen yıldan itibaren Şangay İşbirliği Örgütü’ne de resmi olarak katılmış durumda.