Zahran zirvesi, terörle mücadele, İran ve Türkiye meselelerini görüşecek!
Arap Birliği Genel Sekreterliği Sözcüsü Mahmud Afifi geçtiğimiz Pazar günü, Suudi Arabistan’ın Zahran şehrinde ev sahipliği yapacağı 29. Arap Zirvesi’nin önemine dikkati çekerken, hazırlık toplantılarının da bugün Riyad’da başlayacağını belirtti. Afifi, 9 Nisan’da yaptığı bir basın açıklamasında zir
Arap Birliği Genel Sekreterliği Sözcüsü Mahmud Afifi geçtiğimiz Pazar günü, Suudi Arabistan’ın Zahran şehrinde ev sahipliği yapacağı 29. Arap Zirvesi’nin önemine dikkati çekerken, hazırlık toplantılarının da bugün Riyad’da başlayacağını belirtti.
Afifi, 9 Nisan’da yaptığı bir basın açıklamasında zirvenin, Arap ülkelerinin karşılaştığı büyük zorlukların ve ulusal güvenlik tehditlerinin ortasında gerçekleşeceğini ifade etti. Zirve kapsamında birçok konunun ele alınacağını söyleyen Mahmud Afifi, ekonomik ve sosyal konuların yanı sıra Filistin meselesinin, Suriye, Libya ve Yemen krizlerinin, İran ve Türkiye’nin Arap devletlerinin içişlerine yönelik müdahalelerinin ve terörle mücadelenin ele alınacağını vurguladı.
Afifi, zirvenin Arap liderleri tarafından geniş bir katılıma tanık olacağını belirtirken, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres liderliğindeki çok sayıda bölgesel ve uluslararası örgüt ve grubun yetkililerinin de zirvede yer alacağını ifade etti. Arap Birliği sözcüsü ayrıca Afrika Birliği Komisyonu Başkanı Musa Faki, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini’nin yanı sıra zirve hazırlık toplantısında Suriye krizinin çözümüne dair uluslararası örgütlerin çabaları hakkında Arap Dışişleri Bakanlarına bilgi verecek olan BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura’nın da zirvede yer alacağını açıkladı.
Afifi, Katar’ın “Zahran zirvesine” davet edilip edilmediğine dair bir soruya ise “Elbette zirveye katılımı konusunda Katar’a davet gönderildi” şeklinde yanıt verdi.
Mahmud Afifi, zirvenin bazı kararlar yayınlanmasında, ayrıca Arap ülkelerindeki mevcut zorluk ve tehditlerin etkili bir şekilde ele alınmasını sağlayacak pozisyonların benimsenmesinde başarılı olacağını umduğunu belirtti. Ortak “Arap Eylem Planı”’nın temel taşı olan Suudi Arabistan toplantılarına dair güvenini ifade eden Afifi, zirvenin bölgedeki sorun ve krizlerle başa çıkmak için güçlü bir ivme ortaya koyacağını belirtti.
Arap Birliği Genel Sekreterliği Sözcüsü Afifi, Filistin meselesinin, son dönemde Gazze’deki mevcut İsrail saldırılarının tırmanışı ve ABD Başkanı Donald Trump’ın “Tel Aviv’deki ABD büyükelçiliğini Mayıs ayında Kudüs’e taşıma” kararı ışığında büyük bir odak noktası olacağına dikkati çekti. Afifi ayrıca, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın geçtiğimiz Şubat ayında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) ileri sürdüğü düşünce ve barış planının da ele alınacağını belirtti.
Husi militanlar tarafından İran balistik füzeleriyle Suudi Arabistan topraklarına karşı yapılan saldırıların Arap zirvesi sırasında özel bir konuma sahip olacağını söyleyen Afifi, bu durumun sadece Suudi Arabistan’ın açıkça hedeflenmesi dolayısıyla değil, aynı zamanda son dönemde görünür bir hale gelen Yemen dışı çatışma çemberinin de genişlemesi dolayısıyla masaya yatırılacağını ifade etti.
Zahran zirvesinin, bölgedeki krizin çözümüne daha fazla üyenin katılımı konusunda önemli olduğunu söyleyen Mahmud Afifi, zirvede Libya konusunun da ele alınacağını vurguladı. Afifi ayrıca, Arap Birliği Genel Sekreteri’nin Libya temsilcisi Selahaddin Cemali’nin Libyalı taraflarla ortaya koyduğu büyük çabalara, Suheyrat anlaşması konusunda uzlaşı fikrine ve Arap Birliği Genel Sekreterliği’nin BM Genel Sekreteri’nin Libya Özel Temsilcisi Gassan Selame ile kurduğu koordinasyona dikkati çekti.
Öte yandan Afifi, Nisan ayının sonunda Arap Birliği, Afrika Birliği, Avrupa Birliği ve BM de dahil, Libya konusunda Uluslararası Dörtlü Komite tarafından Kahire’de toplantı düzenleneceğini duyurdu.
Arap Birliği Genel Sekreterliği Sözcüsü Mahmud Afifi, Suriye meselesinin hem yerel hem de bölgesel ve uluslararası tarafların geniş müdahaleleri açısından ciddi tırmanışlarla karşı karşıya olduğunu belirtti.
Bu bağlamda “Krizin ana taraflarıyla, özellikle de krizi çözme çabalarını görüşmek üzere önümüzdeki Perşembe günü Arap Dışişleri Bakanlığı düzeyindeki hazırlık toplantısına davet edilen BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura ile temas halindeyiz” diyen Afifi, Arap Birliği girişimlerinin, krizin çözümünün yalnızca BM ve Cenevre süreci aracılığıyla gerçekleşemeyeceği inancı çerçevesinde geliştiğini bildirdi.
Mahmud Afifi ayrıca, Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt’ın Suriye muhalefetine bağlı müzakere heyeti başkanı Nasır el-Hariri ile gerçekleştirdiği görüşme kapsamında Suriye’deki muhalif güçlerin birliğinin önemine de vurgu yaptı. Afifi, muhaliflerin Suriye halkına yönelik ciddi şiddet olaylarına karışmamaları gerektiğini ve böylece çözüm müzakerelerinde etkili olabileceklerine dikkati çekti. Afifi, Suriye’nin Arap Birliği’ndeki boş sandalyesine dair sorulan bir soruya ise “bu konuda yeni bir şey yok” dedi.
Zahran zirvesinde, insani durumu dolayısıyla ‘çok kötü’ olarak nitelendirilen Yemen meselesinin de masaya yatırılacağını belirten Afifi, BM’nin Yemen eski Özel Temsilcisi İsmail Velid Şeyh Ahmed’in görevi bırakmak istediğini, bu sebeple yerine yeni BM Temsilcisi Martin Griffiths’in atandığını ifade etti.
Aynı şekilde Mahmud Afifi, İran destekli Husi militanların pozisyonunun, Yemen krizini her geçen gün daha da şiddetlendirdiğini vurguladı. Husi militanlar tarafından kullanılan balistik füzelerin, tehlikeli olduğuna ve mevcut krizi yeni bir tırmanma düzeyine soktuğuna dikkati çeken Afifi, Arap Birliği’nin Yemen’e insani yardım sağlamak üzere ilgili uluslararası kuruluşlarla temasa geçtiğini söyledi.
Arap Birliği Genel Sekreterliği Sözcüsü ayrıca, İran ve Türkiye başta olmak üzere Arap ülkelerinin iç işlerine yönelik müdahalede bulunan yabancı güçlerin de zirvede ele alınacağına dikkati çekti. İran müdahalesinin Arap bölgesinde mezhep çatışmasını beslediğini belirten Afifi, bu durumun bir tarafın belirli bir azınlığı korumak üzere müdahalede bulunması halinde tüm toplulukların yanmasına neden olacak bir “ateş topu” olduğunu vurguladı.
Suriye ve Irak’ın kuzeyindeki Türk müdahalesine de atıfta bulunan Mahmud Afifi, bu durumun Arap ulusal güvenliği açısından bir tehdit oluşturduğunu söyledi.
Afifi, Mısır, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn de dahil Arap ülkelerinin iç işlerine yönelik artan İran müdahalesini görüşmek üzere Arap Bakanlıkları Komitesince bir toplantı düzenleneceği ihtimalinin de uzak olmadığını açıkladı.
Aynı şekilde Arap Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Ahmed Ben Helli yerine yeni bir ismin atanıp atanmayacağına dair bir soruya yanıt veren Afifi, “Söz konusu bu durum, bu aşamada bir yardımcının bulunması gerekmediğini düşünen Arap Birliği Genel Sekreterliği’nin sorumluluğundadır” dedi. Arap ortak gücüne de değinen Mahmud Afifi, bu konuda yeni bir şey olmadığını belirtti.