Hayvan, insana öğretir

İnsanın hayvanlardan öğrendiği şeylerin çoğu kural, şaka ve öğüt türünden şeylerdir. “Tilki ile Leyleğin Ziyafeti” hayvanların dilinden türeyen halk anlatılarından biridir. Efsanelerle dolu olan ‘Kelile ve Dimne’ gibi. Bunda da halk folklorunda olduğu gibi tilkiyi büyük bir rol oynuyorken buluruz. T

Hayvan, insana öğretir

İnsanın hayvanlardan öğrendiği şeylerin çoğu kural, şaka ve öğüt türünden şeylerdir. “Tilki ile Leyleğin Ziyafeti” hayvanların dilinden türeyen halk anlatılarından biridir. Efsanelerle dolu olan ‘Kelile ve Dimne’ gibi. Bunda da halk folklorunda olduğu gibi tilkiyi büyük bir rol oynuyorken buluruz. Tilki gücünü zekâsından alan kurnaz ve usta bir hayvandır. Bunun istediğini alan herhangi bir insan için de kullanımı yaygındır. Bu yakıştırmayı büyük savaşta İngiltere Başbakanı Lloyd George ve Fransa Başbakanı Georges Clemenceau’ya yaptılar.

İkinci Dünya Savaşı’nda Winston Churchill’e ‘yaşlı tilki’ lakabı uygun görülürken müttefikleri de Mareşal Erwin Rommel’a ‘çöl tilkisi’ demişlerdi. Hepsi tilkiden ilham alınarak yapılan yakıştırmalardı.

Arap edebiyatında bu konuda yazılmış birçok şiir ve örnek vardır.

İngiliz der ki: “Tilkilerin arasına düştüğünde tilki gibi davran.” İngilizlerce tilkiler olarak adlandırılmamıza şaşmamak gerek. Alman yazar Lessing ise, “Aslan tilki ile ava çıktığında utanır! Ancak hilelerden değil tilkiden” der.

Bir de sembolik şair ve ressam William Blake’e kulak verelim: “Tilki tuzağı atlatır, kendini atlatamaz.”

Ama özellikle beğendiğim bir söz var ki Grace hakkında söylemiştik: “Tilki birçok hile bilir ama kirpinin hilesi hepsinden büyüktür.”

Bu kötülükten henüz işlenmeden kaçınmayı ve başkalarına düşmanlık etmeden kendini savunmayı salık veren bir sözdür.

Tilki hakkında daha birçok hikâye var tabii. Kelile ve Dimne kitabındaki çakal var bir de. Hani hikâyenin kahramanı olarak rol oynuyor ve o meşhur zekice eylemlerini yapıyor. Halk anlatısına gelince: “Tilki ile Leyleğin Daveti” anlatısında garip olan büyük göçmen kuşlar sınıfından olan leyleğin, hilede tilkiyi geride bırakmasıdır. Nasıl olduğuna gelince… Hikâye yazarı şöyle anlatır: Tilki, leylekle karşılaşır ve onu bir ziyafete davet ederek bir tabak içinde et ve kemik ikram eder. Gel gör ki leylek böyle bir şeyin nasıl yenileceğini bilmez. Leyleğin edebiyle ziyafetinden ötürü tilkiye teşekkür ettiği ve bir öğle yemeğini birlikte yemek üzere tilkiye evine çağırdığı bilinir.

Tilki bir iştahla gelir ama yiyecekler, uzun boyunlu bir şişede kendisine sunulur. Leylek uzun gagasını uzatıp yiyecekleri özenle almaya başlar. Tilki, neyi nasıl yiyeceğini bilmeden öylece etrafta dolanır. Bu ziyafet, ‘Tilki ile Leyleğin Daveti’ ismini alır ve bu söz karşılaşmada ve savaşta tarafların denksizliğine vurgu yapmak için söylenir. Tıpkı son zamanlarda İran’a karşı Kürtlerin durumu gibi. Ya da üstünden zaman geçse de Yaser Arafat ile Netanyahu örneğinde olduğu gibi.