Danimarka, İran’ın saldırı planını deşifre etti
Londra/Şarku’l Avsat Danimarka hükümetinin İran istihbaratı tarafından planlanan ve önde gelen Ahvazi muhaliflerden birini hedef alan suikast girişimini engellediklerini açıklamasının ardından Danimarka-İran diplomatik ilişkileri derin bir çıkmaza girdi. Bu, Avrupa’daki muhaliflerin hedef alındığı i
Londra/Şarku’l Avsat
Danimarka hükümetinin İran istihbaratı tarafından planlanan ve önde gelen Ahvazi muhaliflerden birini hedef alan suikast girişimini engellediklerini açıklamasının ardından Danimarka-İran diplomatik ilişkileri derin bir çıkmaza girdi. Bu, Avrupa’daki muhaliflerin hedef alındığı ikinci suikast girişimi oldu.
Danimarka Dışişleri Bakanı Anders Samuelsen yaptığı açıklamada ülkesinin 21 Ekim’de İran asıllı bir Norveç vatandaşını tutukladığını belirterek suikast girişimine cevap vereceklerini söyledi. Danimarka İstihbarat Müdürü de İran’ı benzer suikast girişimlerinin sonuçları konusunda uyarırken Tahran, Danimarka tarafından kendisine yöneltilen suçlamaları reddetti. Suçlamaları “yalan” olarak niteleyen Tahran yazın Paris yakınlarında Mücahid-i Halk grubuna ait bir konferansta yaşanan patlamaya karıştığı iddialarına karşı da benzer bir tutum sergilemişti.
Danimarka istihbarat Müdürü Finn Burke Andersen dün gerçekleştirilen basın toplantısında yaptığı açıklamada söz konusu suikastta “Ahvaz’ın Kurtuluşu İçin Arap Mücadelesi Hareketi (ASMLA)” lideri Habib Cabr’ın hedef alındığını belirtti.
Andersen “İran istihbaratı tarafından planlanan bu suikastı Danimarka topraklarına yapılmış bir saldırı olarak görüyoruz. Bunu kabul etmemiz mümkün değil ve asla kabul etmeyeceğiz” dedi.
Andersen suikast girişimi şüphelisinin ASMLA üyelerinin Kopenhag’ın 60 km güneyindeki konutların fotoğrafını çekerken görüldüğünü söyledi.
Danimarka, İran istihbaratının Ahvazlıları hedef alan suikast planlarına karşılık verileceğini duyurdu.
Danimarka Dışişleri Bakanı Anders Samuelsen, Twitter hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda İran’ın Danimarka topraklarına saldırı girişimi mahiyetinde olduğundan şüphelenilen girişimlerin yantsız kalmayacağını kaydetti.
Samuelsen, İran’ın Danimarka Büyükelçisi Murtaza Muradyan’ın Danimarka Dışişleri Bakanlığı Siyasi İşler Müdürü ile görüşmeye çağırıldığını söyledi.
Norveç polisi de olası suikast girişimlerine yönelik yürütülen soruşturmada Danimarka polisi ile işbirliği yaptığını açıkladı.
Tahran tarafında ise İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi yaptığı açıklamada “Ortada Danimarka’daki muhaliflerinden birini hedef alan suikastın önlediğine yönelik maksatlı haberler var” ifadesini kullandı.
İran Büyükelçisi’nin görüşmeye çağrılması konusuna da değinen Kasımi, Danimarka’nın bu adımını “bilinen düşmanların komplosu” olarak niteledi ve bunun gelişen İran-Avrupa ilişkileri için tehlikeli olduğunu söyledi.
Danimarka son 1 ay içinde ikinci güvenlik önlemini alırken Danimarka Emniyet Genel Müdürlüğü Sözcüsü, söz konusu güvenlik önlemlerinin Ahvazlı muhalifleri hedeflediğini belirtti.
Danimarka’da yayın yapan DR kanalı, 1 Ekim’de Danimarka emniyetinin operasyonunu belirli aktivist ve siyasileri hedef alan bir tehdit olduğuna dair istihbarat bilgileri gelmesi üzerine gerçekleştirdiğini aktarmıştı.
Şarku’l Avsat’ın sorularını yanıtlayan ASMLA Sözcüsü Yakup Hür e-Tüsteri, emniyetin yürüttüğü soruşturmalar sonucunda tutuklananlardan birinin Danimarka’daki örgüt üyelerinin fotoğraflarını çektiği ve günlük seyirleri hakkında bilgi aldığının tespit edildiğini söyledi. İran istihbaratının ASMLA liderini hedef almasının hiçbir doğru tanımayan Tahran’ın cani politikaları çerçevesinde gerçekleştiğini belirten Sözcü bu eylemler ile İran’ın kendisinin bir terör devleti olduğunu ispatladığını belirtti. Tüsteri açıklamasında “Bu gibi umutsuz girişimler örgütün ve yönetiminin Ahvaz devrimi ile Ahvazlıların İran hegemonyasından kurtulması hedeflerini gerçekleştirmesinden asla alıkoyamayacak” ifadelerini kullandı.
22 Eylül’de Ahvaz’da bir askeri geçit hedef alınmış ve saldırıda İran ordusundan ve Devrim Muhafızları’ndan 24 asker ölmüştü. 1 çocuğun da öldüğü saldırıda onlarca asker ve sivil yaralanmıştı. İran, DEAŞ ve Ahvazi bir örgütün üstlendiği saldırıda faillerin ceset fotoğraflarını yayınlamıştı. ASMLA Sözcüsü saldırının arkasında “Ulusal Direniş” örgütü olduğunu açıklamış ve askerlerin hedef alınmasının Ahvazlıların savunulması için meşru bir direniş olduğunu belirtmişti. İran’daki Arap muhalefetin “Ulusal Direniş” kullanımı “İran’ın güvenlik güçleri ve emniyet merkezlerini hedef alan silahlı saldırılar” anlamını içeriyor.
İran geçen eylül ayının sonunda Danimarka, Hollanda ve İngiltere’yi Ahvaz saldırısından sorumlu tuttuğu terörist örgüt üyelerini barındırmakla suçluyor. Ahvaz, Kürt ve Beluç bölgelerinden sonra İran’da silahlı saldırıların yaşandığı üçüncü sıcak bölge konumunda.
Açıklamalarında intikam alacağını belirten İran, uluslararası tarafları saldırganları desteklemekle suçluyor.
İran içinde bulunduğumuz ekim ayında Suriye’de, Fırat’ın doğusundaki DEAŞ mevzilerine 6 balistik füze fırlatmış ve Devrim Muhafızları’na bağlı haber ajansları Irak’ın Diyala bölgesinde “Ebu Zaha” olarak isimlendirilen bir şahsın cesedinin fotoğrafını yayınlayarak onu Ahvaz saldırının üst aklı olarak medyaya sunmuştu.